"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân âyetlerinin tazeliği

Süleyman KÖSMENE
03 Temmuz 2019, Çarşamba
Necdet Atıcı: “Bediüzzaman, “Zaman ihtiyarlandıkça Kur’ân gençleşiyor, rumuzu tavazzuh ediyor.” hakikatine örnek olarak (Enfal. 65, Bakara. 164-İbrahim. 32, Buruç. 4) âyetlerini nazara veriliyor. Bu âyetlerle zamanın ihtiyarlamasına karşın Kur’ân’ın gençleşmesi arasındaki bağlantı nedir?”

KUR’ÂN BİLİMLERE ÖNCÜ 

Bediüzzaman, bin dört yüz küsur sene önce nazil olmuş Kur’ân’ın asrımızda geçerliliğini ve kıyamete kadar da geçerli olacağını, hükümlerinin eskimeyeceğini bu söz ile ifade ediyor.1 Zamana karşı her şey eskidiği halde Kur’ân’ın hep genç kalacağını, işaret nevinden de olsa verdiği haberlerin aynen çıkacağını, Kur’ân’ın bu özelliğinin kıyamete kadar süreceğini bildiriyor.

Bu hükmün delili bin küsur yıllık İslâm tarihidir. Kim Kur’ân’ı akıl ve bilim ile çelişir bulmuşsa, araştırılıp incelendiğinde Kur’ân’ın haklı, aklın ve bilimin ise şaşkın ve aciz kaldığı görülmüştür. Dolayısıyla Kur’ân mu’cizeliğini sadece ilk asırda değil, her asırda ve her türlü bilime ve sosyal değere karşı ortaya koymuştur.

İlk beş yüz seneye varmadan Tevrat’ın, ilk üç yüz seneye varmadan İncil’in bozulmasına karşılık, bin dört yüz küsur yıl geçmesine rağmen Kur’ân’ın hiçbir harfinin bozulmaması, her hakikatinin gündemdeki yerini koruması ve bilimleri şaşırtması Kur’ân’ın mu’cize ve genç oluşunun delillerindendir.

KEYFİYET, KEMİYETTEN ÖNEMLİDİR  

Bediüzzaman’ın Kur’ân’ın gençliğine verdiği ilk örnek mealen şu âyettir:

“Ey Peygamber! Mü’minleri cihada teşvik et. Eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer içinizde (sabırlı) yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.” 2

Bu âyet matematiğin yerine inancı ve ihlâsı koyuyor. İman ve ihlâs her zaman matematiği şaşırtmıştır ve Kur’ân’ı tasdik etmiştir. Yani bizler matematik hesabı yaparak çok düşmana galebe etmek için sayımızın çok olması gerektiğini, az mü’min’in çok düşmana yenik düşeceğini sanırız. Bunu bir hizmet prensibi sayar, keyfiyetin değil sayı çokluğunun önemli olduğunu sanır ve neticede kaybederiz. Oysa nice az kişinin nice çok düşmana galebe ettiğini tarih gösteriyor. 3

İşte Kur’ân bu âyette bize ihlâsı, keyfiyeti, samimiyeti, inancı, imanı hatırlatıyor. Ve inançlı yirmi insanın yüz düşmana galebe edeceğini müjdeliyor. Bu bir gençlik, tazelik ve zindelik halidir. “İnanıyorsanız üstünsünüz” 4 âyetinin de bir gereğidir.

KUR’ÂN, BİLGİ ÇAĞINA REHBERDİR  

Kur’ân’ın gençliğine Üstad Hazretleri’nin verdiği bir diğer örnek şu âyettir: “Denizde yüzüp giden gemilerde… düşünen bir topluluk için deliller vardır.” 5

Kur’ân bu âyetlerde, suyun kaldırma gücünden, cisimlerin özkütlesine, sıvının yoğunluğundan yerin çekim kuvvetine kadar birçok fizik bilgisini de nazara veriyor. İnsanı düşünmeye, araştırmaya ve teknik detayları öğrenerek teknoloji üretmeye dâvet ediyor. 

Bu, bin dört yüz sene önce gelmiş bir kitabın bu günün bilgi insanına rehber oluşudur ki, genç, taze ve turfanda bir kitaptan beklenen de budur!

İNANÇLARI UĞRUNA CANINDAN GEÇENLER  

Bediüzzaman’ın Kur’ân’ın gençliğine verdiği bir diğer âyet: “Uhdud Ashabına lânet olundu.” 6 Âyetidir.

Uhdud ashabı tarihte inanan insanlara ateş azabı vermekle iştihar etmiş, gaddar zalimlerin yaşadığı bir kavimdir. İnanan insanlar her çağda inançlarının ve ihlâslarının bedelini bazen canlarıyla, bazen mallarıyla ödeye gelmişlerdir. Ve Allah canından ve malından feragat eden inanmış insanlara, çok büyük mükâfat vermiştir. Can telefine karşı şehadet, mal telefine karşı sadâka ve neticede telef ile ulaşılan Cennet!

Günümüz modern dünyasında bu feragatin modası geçmiş değildir. Hatta eskiye nazaran daha önemli hale gelmiştir. Çünkü hayat standartları yükselmiş, rahatlık artmış, dünya sürekli gelişen teknolojilerle daha cazip hale gelmiştir.

Sonsuz şevku cezbe içinde bulunan Cennete ulaşmanın bedeli de, günümüzde inancı uğruna bu cazibeden vazgeçmektir.

Bu genç değeri hatırlatmak, genç Kur’ân’a yakışan bir görevdir.

Dipnotlar:

1- Eski Said Dönemi Eserleri, İşarat, s. 591. 2- Enfal Sûresi: 65. 3- Bakara Sûresi: 249. 4- Âl-i İmran Sûresi: 139. 5-Bakara Sûresi: 164; İbrahim Sûresi: 32. 6- Büruc Sûresi: 4.

 

Okunma Sayısı: 1128
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı