Elbistan’dan Cemal Özkaya: “Felsefenin en mükemmel ferdleri ve o silsilenin dâhîleri olan Eflâtun ve Aristo, İbni Sina ve Farabî gibi adamlar, “İnsaniyetin gayetü’l-gâyâtı, teşebbüh-ü bilvacibdir, yani Vacibü’l-Vücud’a benzemektir” deyip, Firavunane bir hüküm vermişler ve enaniyeti kamçılayıp1…
“Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir. Evvelki iki yolun mağdub ve dallîn yolu; hatarları pek çoktur, kıştır daim güz, yazı. Yüzde biri kurtulur: Eflâtun, Sokrat gibi.”2 Eflatun için hem kurtulur diyor hem de Firavunane hüküm verenlerin arasında sayılmış bir zıtlık mı var?”
Büyük Üstad
Batı dünyasının Avicenna olarak bildiği Ebu Ali İbni Sina, İslam'ın Altın Çağının en önemli doktorlarından, astronomlarından, düşünürlerinden ve bilginlerindendir. Erken tıbbın babası olarak kabul edilir.
Özbekistan’ın Efşene köyünde 980 yıllarında dünyaya gelmiştir tıp ve felsefe dahil, değişik alanlarda 200 kadar kitap yazmıştır. Batılılarca modern Orta Çağ biliminin kurucusu ve tabiplerin önderi olarak bilinen İbni Sina, "Büyük Üstad" ismiyle de tanınır. Tıp alanında yedi yüzyıl boyunca temel kaynak eser olarak süregelen "El-Kanun fi't-Tıb" (Tıbbın Kanunu) adlı kitabı ile ünlenmiş ve bu kitap, değişik Avrupa üniversitelerinde 17. yüzyıl ortalarına kadar tıp biliminde temel eser olarak okutulmuştur.
İbni Sina, Kuşyar isimli bir tabibin yanında tıp eğitimi almıştır. Eserlerinin en ünlüleri, felsefe ve fen konularını da ihtiva eden Kitabü'ş-Şifa ile El-Kanun fi't-Tıb'dır. Bu iki eser, Orta Çağ üniversitelerinde 1650 yılına kadar ders kitabı olarak okutulmuştur.
Çok Yönlü Filozof
İbni Sina; önce babasından, ardından ünlü bilgin Nâtilî'den ve Hanefî fakihi İsmâil ez-Zâhid'den dersler aldı. Çalışkandı. Geometri, mantık, fıkıh, sarf, nahiv, tıp ve doğabilim üstüne çalışmalar yaptı. Aristoteles felsefesini ve metafiziğini öğrendi.
Hastalanan Buhara prensini iyileştirince (997), saray kütüphanesinden yararlanma imkanına kavuştu. Çağında tanınan bütün Antik Yunan filozoflarının ve Anadolu doğacılarının eserlerini inceledi. Babası ölünce, Gürgan'da Şirazlı Ebu Muhammed'den destek gördü. Tıp Kanunu kitabını da Gürgan'da yazdı.
Samanîler döneminde Buhara, İslam dünyasının kültürel başkenti olarak Bağdat'a rakip oldu. İbni Sina burada Belh, Harezm, Gorgan, Rey, İsfahan ve Hemedan'ın büyük kütüphanelerine erişebiliyordu. Gelişen Kur'ân ve hadis çalışmaları yanı sıra İbni Sina bu dönemde İslâm felsefesi, fıkıh, teoloji vekelam ilimlerini de inceledi.
Bilim İnsanıydı
Bilim insanıydı ve Şiî İsmailî mezhebindendi. Babası, İsmailî dâîlerle sürekli iletişim halindeydi ve bu sebepten ötürü evi geometri, felsefe ve Hint matematiği gibi mevzuların konuşulduğu bir yere dönüşmüştü. Bu ortamda yetişmeye başlayan İbni Sina, ilk önce 10 yaşında Kur'ân'ı ezberledi ve ardından edebiyat, dil, fıkıh ve akaid eğitimleri aldı. Mahmud el-Messâh'tan Hint aritmetiği, Hanefî fıkıh bilgini Ebû Muhammed İsmâil ez-Zâhid'den fıkıh, Ebu Abdullah en-Nâtilî'den Porfirios'un İsagucî kitabını, Öklid'in Elementler kitabını ve Batlamyus'un Almagest eserini okudu.
1004 yılının Aralık ayında Samanî Hanedanı sona erdi. İbni Sina, Gazneli Mahmud'un teklifini geri çevirdi ve batıya, Ürgenç'e gitti. Buradaki vezir, bilim dostuydu ve ona küçük de olsa bir maaş bağladı. Yetenekleri için kullanma sahası arayan İbni Sina, Merv'den Nişabur'a ve Horasan sınırlarına kadar bölgeyi adım adım dolaştı. Kaynaklar İbni Sina’nın Harezm'in hükümdarı Harzemşah ile Me’munî hükümdarı Ebu'l-Hasan Ali'ye hizmet ettiğini bildirmektedir.
Ve bu ilim dehası, nihayet 1037 yılında İran’ın Hemedan şehrinde ölmüştür.
Dipnotlar:
1- Sözler, s. 610.; 2- Sözler, s. 827.