"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yapay zeka çağında insan olmak (11) - Cehalet perdesi kalkınca

M. Said BAYRAKLILAR
17 Temmuz 2026, Cuma
İnsan bazen problemin bilgisizlik olduğunu zanneder.

Yanlış kararını eksik bilgiye, kırdığı kalbi meseleyi tam anlayamamaya, bırakamadığı alışkanlığı da zararlarını yeterince görememeye bağlar. Böylece içimizde sessiz bir kanaat oluşur: Daha çok bilseydim, daha doğru yaşardım.

Bu düşüncenin elbette bir doğruluk payı vardır. İnsan gerçekten de çoğu zaman bilgisizlikle hata eder. Fakat hayata biraz daha dikkatle bakınca başka bir hakikat görünür: Her yanlışımız cehaletten doğmaz. Bazen ne yapmamız gerektiğini biliriz; asıl problem, bildiğimiz şeyi yapmak istemememizdir.

Bir dosttan özür dilemek gerektiğini anlarız ama gurur ağır gelir. Bir sözün yanlış olduğunu fark ederiz ama geri adım atmak istemeyiz. Bir davranışın zarar verdiğini görürüz ama alışkanlığın konforunu bırakamayız. Mesele her zaman hakikatin görünmemesi değildir; bazen görünen hakikatin bedeli ağır gelir.

Yapay zekâ çağının insanı zorlayacağı yerlerden biri de burasıdır. Çünkü bilgiye ulaşmak artık eskisi kadar zor değil. Bir mesele hakkında farklı görüşlere, ihtimallere ve uyarılara birkaç dakika içinde erişilebiliyor. Bu yalnız teknolojik bir kolaylık değil; aynı zamanda ahlâkî bir daralmadır. Cehalet azaldıkça, insanın arkasına saklandığı perdeler incelir.

Eskiden insan kendine “Fark etmedim” diyebiliyordu. Bugün birçok durumda daha ağır bir cümle beliriyor: “Fark etmiştim; fakat gereğini yapmak istemedim.”

Bediüzzaman’ın dünyayı bir tecrübe ve imtihan meydanı olarak okutan yaklaşımı burada daha iyi anlaşılır. İmtihan yalnız hakikate ulaşmak değildir; hakikate ulaştıktan sonra ona karşı nasıl durduğumuzdur.

Yapay zekâ bu noktada bir hakem değil, ancak bir ayna olabilir. İnsan bir meseleyi kendi tarafından anlatır; fakat karşısına beklemediği bir değerlendirme çıkabilir. Belki kullandığı dilin gıybet sınırına yaklaştığını fark eder. Belki adalet zannettiği şeyin altında kırgınlık bulunduğunu görür. Belki tedbir dediği davranışın bir kısmında korkunun izini sezer.

İnsan böyle cevapları her zaman sevmez. Çünkü çoğu zaman hakikati aradığını düşünse de, bazen aslında onay arar. Kendi hükmünü destekleyecek bir delil, nefsinin avukatlığını yapacak bir ses ister. Rahatsız eden bir cevapla karşılaşınca da soruyu değiştirir, meseleyi başka kelimelerle anlatır, kendisini haklı çıkaracak bir yol arar.

Elbette yapay zekâ yanılabilir; bağlamı eksik anlayabilir. Hiçbir cevabı mutlak hakikat gibi kabul etmek doğru değildir. Fakat nefis burada çok ince çalışır: Bir cevabın eksik olma ihtimalini, hakikatten kaçmanın bahanesine dönüştürebilir.

Bu yüzden yapay zekâ çağında önemli meselelerden biri, doğru soru sorma ahlâkıdır. “Beni haklı çıkaracak deliller nelerdir?” sorusu başka bir yere çıkar; “Burada benim göremediğim ne olabilir?” sorusu başka bir yere. Birincisi nefsi korur, ikincisi insanı dönüştürür.

Belki de yeni dönemin en ciddî imtihanı burada saklıdır. Eskiden insan daha çok “Biliyor musun?” sorusuyla karşılaşıyordu. Şimdi başka bir soru öne çıkıyor: “Bildikten sonra ne yapıyorsun?”

Çünkü insan çoğu zaman hakikati öğrendiği anda değil, hakikat kendi nefsine dokunduğu anda zorlanır. Cehalet perdesi kalkınca geriye sadece bilgi kalmaz; biraz da insanın kendisi kalır.

Okunma Sayısı: 225
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı