"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sekerâta giren Müslüman için neler yapılır?

Süleyman KÖSMENE
20 Temmuz 2020, Pazartesi
Abdullah Bey: “Sekerat haline giren bir Müslüman için neler yapılmalıdır?”

Sekerât Hali Nedir?

“Mevt idam değil, tebdil-i mekân”dır 1 ve bu mekân ebediyetler ülkesinde baki bir âlemdir. Ancak bu bâkî memlekete geçiş olan ölüm esnasında sekr hali yaşanır. Sekr hali işin fıtratında vardır. Fakat kişiye göre hafif veya ağır dereceli geçebilir.

Sekerât, ölüm sarhoşluğu demektir. Ölüm sarhoşluğu kişinin aklını ve salim düşüncesini kaybetmesine yol açabilir. Kişiyi ne yaptığını ve ne söylediğini bilmez duruma düşürebilir. Bu açıdan kendisinde ölüm belirtileri görülen hastaya veya sekerâta girdiği anlaşılan kişiye îmân ve inanç yapısını bozmadan ruhunu teslim edebilmesi için yardımcı olmalıdır.

Bediüzzaman, “Ölüm sekeratı uyandırmadan evvel, uyan!”  2 diyerek uyarır.

Sekerâta giren hastaya yapılması gereken bazı sünnetler vardır. 

Kısaca temas edelim:

Sekerâtta Kelime-i Şehadet

1- Sekerâta giren hasta, yüzü kıbleye getirilecek şekilde sağ yanı üzerine yatırılır. Eğer sağ yanı üzerine yatırılmasında zorluk varsa, ayaklarının iç kısımları ve yüzü kıbleye gelecek şekilde sırt üstü yatırılır ve başı altına bir yastık konularak yüzünün kıbleyi görmesi sağlanır.

2- Sekerâta giren hastanın yanında yüksek sesle konuşulmaz ve tartışılmaz. Sevdiği bir kişi tarafından kendisinin duyacağı şekilde tatlı bir fısıltı ile ve yumuşak bir dil ile Kelime-i Şehâdet veya Kelime-i Tevhid getirilir.

Son nefeste şehadet kelimesi veya tevhid kelimesi getirmenin önemi büyüktür. 

Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki:

“Her kim ki, son sözü Lâ İlâhe İllallah demek olursa o kimse Cennete girer.” 3

“Her kim, Allah’tan başka ilah olmadığını bilerek ölürse Cennete girer.” 4

“Ben Allah’tan başka hak ilah olmadığına ve benim Allah elçisi olduğuma şehâdet ederim. Bu iki hususta şüphe etmeyerek ve Allah’a bu iki şehâdetle kavuşan her kul, muhakkak Cennete girecektir.” 5

“Kim ki Lâ İlâhe İllallah Muhammedü’r-Resûlullah şehadetini getirirse Allah ona ateşi haram kılar.”  6

“Ümmetimden kim ki, Allah’a hiçbir şeyi eş tutmayarak ölürse, o kimse Cennete girer.”  7

Ölmek üzere olan bir Müslüman’ın yanında bulunduğumuzda ona fısıltı halinde tevhid kelimesini veya şehadet kelimesini söyleyerek ha- tırlatmamız sünnettir. 

Peygamber Efendimiz (asm): “Ölmek üzere olan kimselere lâ ilâhe illallah sözünü telkin edin.” 8 buyurmuştur. Fakat “bunu söyle!” dememeliyiz ve söylemesi için baskı yapmamalıyız. Bir defa söylemesi ve son sözü Kelime-i Tevhid olması yeterlidir.

Sekeratta Hüsn-ü Zan

3- Sekerât halinde bulunan kimsenin yanında Yasin Sûresi okumak sünnettir. 

Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Ölümü yaklaşan kimselerin yanında Yasin Sûresi okuyun.” 9

4- Sekerât halinde bulunan kimsenin yanında hayır söz söylemeliyiz, hayır duâda bulunmalıyız. Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Hastaya veya ölüye geldiğinizde hayır söz söyleyin. Çünkü melekler sizin söylediklerinize “Âmin” derler.” 10

5- Hasta, ölüm esnasında Allah’ın kendisini bağışlayacağı hakkında hüsn-ü zanda bulunmalıdır. Yani Allah’a, günahlarından bağışlanarak gittiğini düşünmelidir. Bu sünnettir. Nitekim, îmânını muhafaza eden kişinin bütün günahlarının Cenab-ı Hak tarafından bağışlanacağını ummak, bizzat Cenab-ı Hakk’ın müjdesine uygundur. 

Bir hadis-i kudsîde Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur: “Kulum Beni nasıl tanırsa, onunla öyle muâmele ederim.” 11

DUÂ

Allah’ım! İmanımı tahkik eyle! Son nefesime kadar imanda sebat ve istikamet ver! Son nefesimde ve sekerat halinde imanımı hıfz eyle! Âmin.

Dipnotlar:

1- Asa-yı Musa, s. 229. 2- Mesnevî-i Nuriye, s. 130. 3- Nesâî, Cenâze, 4; Tecrit Terc., 4/264. 4- Müslim, Îmân, 10/43. 5- Müslim, Îmân, 10/44. 6- Müslim, Îmân, 10/47. 7- Buhârî, Cenâiz, 617; Riyâzu’s-Sâlihîn, 413. 8- Tirmizî, Cenâze, 7; İbn-i Mâce, Cenâiz, 4; Müslim, Cenâiz, 1, 2; Nesâî, Cenâze, 4. 9- Ebû Dâvûd, 3121; İbn-i Hibban, 720. 10- Tirmizî, Cenâze, 7/984. 11- Bedîüzzaman, Sözler, s. 39; Buhârî, Tevhid, 15; Tirmizî, Tevbe, 1; Müslim, Tevbe, 1.

Okunma Sayısı: 3219
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı