"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İki yeni ''Kırmızı Kitap!''

02 Ekim 2021, Cumartesi 03:23
“ÂYETÜ’LKÜBR” VE NUR’UN İLK KAPISI”NIN SON BASKILARI RAFLARDA

Tıklayınız: https://www.yeniasyakitap.com/

Kuruluşunun anagayesi “Risale-i Nur’u neşir ve ilân etmek” olan Yeni Asya Neşriyat, Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin benzersiz külliyatını ve ona dâhil olan “cep ve çanta boy” risaleleri “versiyon” anlamında çeşitli sunum ve ebatta yayınlamayı sürdürüyor.

İşte, bu babda son olarak, Üstad’ın sonradan Risale-i Nur Külliyatı’na kattığı “Nur’un İlk Kapısı” ve Risale-i Nur’dan bir parça olan “Âyetü’l-KübrâRisalesi” neşredilmiş bulunuyor. (Elimizdeki her iki nüsha da Temmuz 2021 tarihli “ilk baskı”lar olup, 11,5 x 16,5 cm ebadında ve 280’er sayfa.)

Şimdi de orijinal te’lif tarihleri itibarıyla bu “küçük” kitapların muhtevasına bir göz atalım...   

 NUR’UN İLK KAPISI 

“Takdim” yazısında verilen bilgiye göre, “Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin ‘Risale-i Nur’un bir fihristesi, bir listesi ve bir çekirdeği’ olarak adlandırdığı bu eser, 1925 yılında sürgün edildiği Burdur’da te’lif edilmiş.” 

 Aynı yazıda eserin muhtevasına dair verilen bilgilerden anlaşılan o ki “Nur’un İlk Kapısı,”Bediüzzaman Hazretleri’nin Burdur’da ehl-i îmana “dersler ve sohbetler” şeklinde anlattığı iman hakikatlerinden ibaret. 

Şu bilgiler de aynı yazıdan: 

“Risale-i Nur’un te’lifinden evvel vücuda gelmesi hasebiyle, yeniden neşredileceği vakit Hazret-i Üstad tarafından ‘Nur’un İlk Kapısı’ ismine lâyık görülmüştür. Hakikaten, eserin ifade ettiği hakikatler, Risale-i Nur Külliyatından olan ‘Küçük Sözler’ ve bazı mühim Sözlerin çekirdeklerini içinde bulundurmaktadır. Hattâ‘Sözler’deki bazı hakikatlerin izahları da bu eserde yer almaktadır. 

“Hazret-i Üstad bu eserin Eski Said ile Yeni Said’in birbiriyle münazaraları neticesinde ortaya çıktığını ve nefs-i emmareyi tam susturduğunu ifade etmektedir. Doğrudan doğruya Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın âyetlerindentereşşuh edip, Yeni Said’e ayne’l-yakîn kuvvetinde on üç dersten müteşekkildir.” 

ÂYETÜ’L-KÜBRÂ

 İkinci eser olan “Âyetü’l-Kübrâ” da özetle “kâinattan Hâlıkını (Yaratıcı) soran temsilî şahsın çıktığı tefekkür seyahati”ni konu alıyor. 

“Takdim” yazısında eser şöyle tanıtılmakta: 

  “İnsan bu dünyaya her şeyin cahili, fakat pek çok şeyi öğrenebilir kabiliyette gönderilir. Kendisine takdir edilen zaman kadar misafir kaldıktan sonra da başka bir âleme, aslî vatanı olan ahirete nakledilir. Yani o bir ‘yolcu’dur; doğumla başlayan ve sonsuzluğa uzanan bir yolun yolcusu... İnsan hayat yolculuğunda, dünya misafirhanesinde iken, yaradılış gayesine uygun davranıp davranmadığına göre de ebedî mekânında muamele görecektir. 

 “İşte, elinizdeki eser, yolculuğa başlamış ve dünyaya misafir olmuş bir insana, kâinattan Yaratıcı’ya dair bilgileri anlatmaktadır...” 

Kâinatı paylaştığımız mahlûkattan Yaratısını soran sorularla dünya yolculuğumuz devam ediyor.

Editör: ORHAN GÜLER

 

Okunma Sayısı: 1066
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı