"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sonbahar kelimeleri…

Zübeyir ERGENEKON
29 Ekim 2026, Perşembe
Sarı bir ağacın yanından yürüdüm. Ayaklarımda bir hışırtı sesi, gözlerimde hazan mevsimi... Sarı, kırmızı, mor, turuncu, kahverengi ve tarçın yapraklar.. Sabah nasibini arayan kuşlar...

Sonbahar kelimeleridir renkler; yeşilden sarıya çalan bütün tonlarıyla bir renk cümbüşü kâinat. Saklanılası onlarca renk. Nice hisleri harekete geçirir, nice duyguları kıpırdatır yerinden sessizce... Sonbahar kopuştur, sonbahar yeniden varoluştur.

***

Sarı bir ağacın yanından yürüdüm. Sarı renkli bir ağacın yapraklarını sevdim, dinledim. İnsan, sonbaharda sararan ağaçtan hislenen tek nev’idir kâinatın. Sonbahar, mevcudatın manasıyla açıkça konuştuğu bir mevsimdir. Ne çok şey anlatır sarı yapraklar, bakır renkli tonlar... Sessizce toprağa düşen kırmızı yapraklar... Ne çok şey anlatır sonbahar renkleriyle ve tevekkülüyle...

Ağaçlar güvenir toprağa. Yapraklarını mütevekkil bir şekilde emanet ederler. Toprak, mevcudatın rahmidir, güvenilirdir. Ağaçlar emindir. Bilirler hiçbir emanetin zayi edilmediğini. Hiçbir şeyi unutmayan Hafîz-i Zülcelâl’edir emanetleri... Bilirler mevsimler dönünce yıpranmış sarı yaprakların yerine taze ve yeşil yaprakların iade edileceğini.

Yürüdüm sarı ağaçların yanından usulca. Ağaçların altında kurumuş yapraklar. Ben de böyle mütevekkil bir edayla bırakabilir miyim fani levhaları, hatıraları, hayalleri...

Gündüz de ihtiyarlar, mevsimler de ihtiyarlar. Güz, senenin ihtiyarlığıdır; sarı da yaprakların ihtiyarlığı. İhtiyarlık mevte götürdüğü için endişelendirir bazen. O emanet sahibi ki nebatatın, tohumların, çekirdeklerin emanetlerini zayi etmez; hayat mertebelerinin en ulvisinde yarattığı insanın emellerini ve içindeki ebed hissini zayi eder mi? Konferans’da nurlardan aldığı dersle ne kadar güzel anlatmıştır sonbaharı Gündüzalp: “Edib ve şâirler, zeval ve firaktan ağlamışlar, ölümden vaveylâ etmişlerdir. Güz mevsimini hüzünle tasvir etmişlerdir. Kâinattaki zeval, firak ve âdem zahirîdir. Hakikatta firak yok, visal var. Zeval ve adem yok, teceddüd var.”

Güz saklanmaktır. 18. Söz’de denildiği gibi, kış hadiselerinin tazyikinden ve tazibinden muhafaza edilmektir. Taze, güzel ve nazenin baharlara hazırlanmaktır. Yaprakların dökülmesi insanın içindeki ebediyet hissini hatıra getirir. İster misin, bir gün pencereyi açıp ağaçları, yolları sarı yapraklarla kaplı gördüğünde içine dolan saadet hep hayatında olsun?

Firak hüznüyle dalından ayrılan sarı yapraklar, vuslat ve yeniden diriliş müjdesini terennüm ederek ümitle ve tevekkülle inerler toprağın sinesine. Teceddüdü, tazelenmeyi, Hafîziyeti ve yeni gelen vazifedarlara yer açılması hakikatini dillendirirler. O yüzden hem dinlendirir güz mevsimi hem düşündürür… Kâinatı yeni nakışlarla daima tazelendiren ve süslendiren Nakkaş’ın latif nakışlarıdır sarı yapraklar... O yüzden güzeldir güz... Güzel olan Zat’ın rengarenk esmasını okutturur.

***

Dalından kopup mütevekkilâne kendini toprağın sinesine bırakan sarı yaprak ve renkleriyle insanı mest eden sonbahar... Cüz’î firakınla ne kadar küllî hakikatleri, fâniliği ve ebediyeti hatırlattın insanlara usulca ama ısrarla... Ne güzel tefekkürler açtın ruhuma ve sabahıma...  Yürüdüm sarı yapraklı ağaçların yanından...

Okunma Sayısı: 159
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı