"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Benim kalbim temiz, namaz kılmasam olmaz mı?

31 Ağustos 2019, Cumartesi
Müthiş sorulara, müşfik cevaplar (1)

Peygamber Efendimizin (asm) “dinin direği” olarak ifade ettiği ve “gözümün nuru” dediği namaz ne yazık ki, en fazla muhtaç olduğumuz halde en çok ihmal ettiğimiz bir ibadettir. Biz de başta kendi nefsimiz olmak üzere, bu en önemli ibadetin ifasına dostlarımız teşvik etmek ve en çok muhtaç olduğumuz manevi ilaçlardan istifade etmek amacıyla bu yazı serisini hazırladık. Rabbim cümlemizi istifadeye mazhar eylesin.

 Namaz, bir Müslümanın en önemli dinî vecibesi olduğu gibi, en müşahhas bir İslâmî şeairdir. Bir Müslüman, ne kadar dürüst olsa, kul hakkına riayet etse, başkalarına yardımda bulunsa, yani kısaca İslâmî ve insanî özelliklerin tamamını hayatına aksettirse, fakat mazeretsiz olarak namaz kılmasa, diğer ibadetlerinin ve iyiliklerinin de fazla bir değeri kalmaz. Çünkü namaz kılmayan bir Müslüman, dininin direğini yıkmıştır. “Ben harama bulaşmıyorum, kul hakkı yemiyorum, kimseye zararım yok, kalbim tertemiz” demek, o insanı sorumluluktan kurtarmıyor. Zira, bir insan namaz kılmamakla, Allah’ın hakkını gasbediyor, günah işleyip ahirette cezayı hak etmekle nefsine zulmediyor. Namaz kılmayan bir insanın kalbinin temiz olduğunu söylemesi de, tamamen kendini kandırmaktan başka bir şey değildir. Çünkü kalbi günahlardan ve kötülüklerden temizleyen, namaz ibadetidir. Namazsız kalp, kara bir kaptan ibarettir.  

Şeytan, en çok namaz kılanlarla uğraşır. Namazsız insanlar zaten şeytanın istediği yoldan gitmektedirler. Onun için bütün gücünü, namaz kılanları bu ibadetten vazgeçirmek için kullanır. İnsanın önüne bir sürü engeller çıkartır, bazen de suret-i haktan görünür, “hava soğuk, bu havada abdest alırken hasta olursun, sağlığı korumak da bir ibadettir” der. Bazen de “sen çalışıyor, ailenin nafakasını kazanıyorsun, çalışmak da bir ibadettir, namaz kılmasan da olur” diyerek, nefsin hoşuna gidecek telkinlerde bulunur. Şeytanın bu vesvesesine karşı koyamayanlar, “tabi ya, çalışmak da ibadet değil mi, ben de bu şekilde ibadetimi yapmış oluyorum” diyerek, namazı terk ederler.

Namazsızlık, imanî ve kalbî bir hastalıktır. Bu hastalığı en doğru şekilde teşhis eden ve en kesin ilâcını takdim eden de Bediüzzaman Hazretleri’dir. Bediüzzaman, Kur’ân eczanesinden elde ettiği reçetelerle, bu hastalığın kesin tedavi yollarını göstermiş, aklı, kalbi ve ruhu mânevî hastalıklardan koruyacak ve kurtaracak şifalı ilâçlar terkip etmiştir. 

Okunma Sayısı: 1456
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı