En çok zorlandığım yazılar, dostların arkasından taziye yazısı yazmaktır. Bugün yine böyle bir yazı yazmak zorunda kalıyorum.
İyi bir Nur talebesi, müstakim bir yazar, samimî bir dostu daha kaybettik demek istemiyorum. Zira iyiler ve iyilikler kaybolup gitmez. Bu dar dünyadan kurtulup, daha geniş nurlu bir âleme geçerler. Latif kardeşimiz de bu dünyadaki vazifesini ve hizmetini bitirip, ücretini almaya gitti. Bize zor gelen, o dostlardan ayrı kalmak, onların hasretliğine katlanmak.
Yeni Asya Gazetesini çıktığı günden beri takip eden bir okuyucu olarak, gazetemizde bir çok yazarların gelip geçtiğini gördüm. Bazıları çeşitli sebeplerle Yen Asya’yı bırakıp başka yerlerde, başka bir görüşe hizmet etmeye devam etti. Pek azı, istikametini değiştirmeden, ömrünü Yeni Asya içinde tamamladı. Latif kardeş de bu azlardan birisiydi.

Benim de gazetede köşe yazarlığına başlamam, Latif Salihoğlu’nun teklifi ile olmuştur. 1970’li yılların başından beri Yeni Asya’da şiirlerim ve yazılarım çıkardı. 1990 yılından sonra yazdığım makaleler, “Misafir Kalem” adlı bir köşede yayınlanmaya başladı. Birgün Eskişehir Yeni Asya Temsilciliğinde otururken, gazeteden bir telefon geldi. Arayan, Latif Salihoğlu idi. Telefonu açan kardeşe beni sormuş, “Abdil Yıldırım ile görüşmek istiyorum” demiş. O kardeş de “Kendisi burada görüşebilirsiniz” diye telefonu bana uzattı.
O güne kadar birbirimizi yazılarımızdan dolayı gıyaben tanıyorduk. Selamlaşmadan sonra “Yazılarınıza misafir olarak değil de, aramızda devam etmek ister misiniz, size bir köşe tahsis edelim, bir klişe altında haftada bir düzenli yazar mısınız?” dedi. Ben de “layık görüyorsanız olur” dedim ve o günden sonra haftalık yazılara başladım. Sonraki yıllarda gazeteye gittikçe şifahen tanışma ve sohbetlerimiz oldu.
2014 yılında gazetede çalışmaya başladığımda, masalarımız yanyanaydı. “Ahirzaman tarihi” kitaplarının da editörlüğünü yapmıştım. Tarihî meseleleri Risale-i Nur nazarıyla değerlendirir, isabetli teşhislerde bulunurdu.
Gerek yazılarıyla, gerek yurtiçi ve yurtdışında verdiği konferanslarıyla ve hizmet mekanlarındaki sohbetleriyle, iman ve Kur’ân hizmeti içinde ömrünü tamamlamış oldu. Kendinden önce gidenler gibi Resulullah’a (asm) ve Üstadına kavuştu.
Rabbim merhametiye muamele eylesin, ailesinin ve camiamızın başı sağ olsun.