"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

On Dördüncü Mektup…

Abdülbakî ÇİMİÇ
20 Nisan 2026, Pazartesi
On Dördüncü Mektup boş kalmıştır. Barla Lahikası’ndaki bir mektubunda Bediüzzaman talebelerinin sorularına cevap olarak yazdığı kısmı gönderdiğinde On Altıncı Lem’a veya yazılmayan On Dördüncü Mektup olarak kabul edilmesini ister. Daha sonra bu kısım 16. Lem’a olmuş, 14. Mektup boş kalmıştır. Ayrıca Hz. Ali’nin sûreleri saydığı Celcelutiye kasidesinde saydığı sûrelerle aynı sıradaki Risale-i Nur’un mühim risalelerine işaret ettiğini beyan eden Bediüzzaman 14. Mektup boş kaldığından 15. Mertebede yeni bir sûre yerine yine nur kelimesini zikrettiğini hatırlatır. Bu meseleye şöyle işaret eder: “Ben itiraf ediyorum ki, On Dördüncü Mektup noksan kaldığını unutmuştum. Hazret-i İmam-ı Ali (ra) aynı sûreyi iki defa tekrar etmesiyle tahattur ettim ve işârâtındaki dikkatine hayran oldum. Fakat o tekrar, yalnız On Dokuzuncu Söz ve Mektup için sayılır; ondan sonrakilere nisbeten sayılmaz.”1

İmam-ı Ali’nin (ra) husûsî bir münâcatı olan otuz üç sûreden Nur Sûresinin on dokuzuncu sırada olması ve On Dokuzuncu Mektuba ve 19. Söz’e işaret etmesi, gerçekten kuvvetli bir remiz oluyor. “Hem Hazret-i İmam-ı Ali(ra) on dokuzuncu sûre olarak Sûretü’n-Nur’u “Kur’ân’da geçen bütün ‘Hâ, Mîm’lerde bulunan sırların hakkı için ve Ey Nur, risalelere bölünmüş Nur’un hakkı için beni koru!..” fıkrasıyla zikrederek, pek muhtasar olan On Dokuzuncu Söze ve pek mükemmel bulunan On Dokuzuncu Mektuba işaret için nur lâfzını tekrar etmekle mektupların mertebesi, yani On Dördüncü Mektup noksan kalmasına îmaen, Sûre-i Nur’u on beşincide yine zikretmesiyle gayet lâtif ve müdakkikane haber veriyor. Ve o iki risaleleri, Risale-i Nur’un büyük nurları olduklarını bildiriyor.”2

Bu malumatlardan sonra anlaşılan odur ki 14. Mektup esasında 16. Lem’a olarak derç edilmiştir. 16. Lema ise “Mesail-i mühimmeden bazı mesâil hakkında sorulan suallerin cevaplarını muhtevidir.”

Risale-i Nur Külliyatı’nda yer alan Mektubat adlı eserde dikkat çeken hususlardan biri, “On Dördüncü Mektup” başlığının bulunmasına rağmen bu mektubun boş bırakılmış olmasıdır. Numara tertibi içinde bir boşluk görünmesi, Bediüzzaman tarafından manidar bir işaret olarak tespit edilmiştir.  Bu tespitte Hazret-i Ali’nin (ra) işarî ifadeleriyle irtibat kurulmuştur.

Bediüzzaman tarafından telif edilen Mektubat, belirli bir tertip ve numaralandırma sistemi içinde düzenlenmiştir. Ancak baskılarda “On Dördüncü Mektup” başlığı yer almakla birlikte, müstakil bir metnin bulunmadığı görülür. Sonraki mektup “On Beşinci Mektup” olarak devam eder. On Dördüncü Mektubun boş kalması, Hazret-i Ali’nin (ra) Celcelûtiye vb eserlerinde “Nur” kelimesine dikkat çekici şekilde öne çıktığı ifade edilir.

Bediüzzaman, bu “Nur” vurgusunun yalnızca genel bir manevî aydınlanmayı değil, aynı zamanda iman hakikatlerini izah eden bir hizmeti işaret ettiğini ifade eder. Bu ifade çerçevesinde, Mektubat’taki noksan kalan On Dördüncü Mektup ile “Nur” kelimesi arasında bir irtibat kurulmaktadır. Bu sebeple Nur Sûresi ile Risale-i Nur arasında manevî bir rabıta kurulmakta; “Nur” kelimesi hem Kur’ânî, hem de Risale-i Nur’un isminde merkezî bir anlam taşımaktadır. Bazı kabule göre Nur Sûresi’nin tekrar vurgulanması, Mektubat’ın tertibindeki boşlukla birlikte düşünüldüğünde, bu eserin “Nur” merkezli bir iman hizmeti olduğuna işaret eden manevî bir tevafuk olarak görülebilir.           

Bu bilgilerle anlaşılan odur ki Mektubat eserinde boş kalan On Dördüncü Mektub’un telif edilmeyişi ve boş kalması çok manidardır. Telif edilmemiş demek yerine birçok hikmete binaen boş bırakılmıştır demek daha isabetli olacaktır.

Dipnotlar:

1- Şualar, s. 758.

2- Age., s. 758.

Okunma Sayısı: 179
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı