"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünyaya meyleden ahireti unutuyor

27 Haziran 2019, Perşembe
İnsanda, Ahiret bilincinin nasıl geliştiğini anlatan Prof. Dr. Hülya Alper, ”Dünyaya temayül arttığı zaman, ölüm hatırlanmadığı zaman ahiret de unutuluyor. Ama onun üzerinde en yüksek sevgi, Allah’a olan muhabbetimiz ahiret bilincine götürüyor” dedi.

Diyanet Tv’de Bereket Vakti programına konuk olan Prof. Dr. Hülya Alper “İnsanda Ahiret Bilinci Nasıl Gelişir?” sorusunu cevapladı. Dünyaya olan meyillerin ahireti unutturduğunu söyleyen Prof. Dr. Alper, ”Dünya yakın olan olduğu için, yakın olanı sevme insanın tabiatında vardır. O yüzden dünyaya temayül etmek bir tarafımızda var. Ve Kur’ân-ı Kerîm’de de bundan bahseder. Ama onun üzerinde en yüksek sevgi Allah’a olan muhabbetimiz olmalı. Bu sevgi ahiret bilincine götürüyor” dedi.

Nasihat için ÖLÜM yeter

Müslüman bir toplumda ölümün hatırda tutulması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Alper, şöyle konuştu: “Günümüz dünyasında ölüm çok unutturuluyor. Aslında Müslüman bir toplumda ölüm hatırlanan bir husus. Bu Hıristiyanlıkta da böyle. Bir kitap var ‘Batılıların ölüm karşısındaki tavırları’ diye oradan bir pasaj paylaşmak istiyorum.” diyor ki, geleneksel toplumda çocuklar ölen dedelerinin yanına sokulurdu. Ölüm tabiî bir şeydi. Günümüzde hastanelerde ölüyor insanlar, ölüm uzaklaştırılıyor. Ölüm kötü olarak görülüyor. Eskiden saklanan şeyler aşikâr oldu, aşikâr olanlar saklandı. Dünyaya temayül arttığı zaman, ölüm hatırlanmadığı zaman ahiret de unutuluyor. Meselâ camilerin bahçelerinde mezarlar, kabirler olur. Kabir ziyaretleri emredilirdi. Bu aslında kabirde yatandan ziyade, hayatta olana faydası var. Ölümü hatırlamak, bize ahiret bilincini kazandırıyor. Nasihat için ölüm yeter.”

‘Cehenneme, Cennete gitme özgürlüğümüz var’

Farklı mezheplerin de Cennet ve Cehennem gerçeğinin farkında olduğundan bahseden Prof. Dr. Alper, şunları söyledi: “Bir talebem doktora tezi olarak ‘Maturidi’de insan tasavvuru’ çalışıyor. Maturidi’nin bir ifadesini söyledi. Cehennem hayatını daimî ölüm olarak tanımlıyorlar. İnsanoğlu ölümden korkar. Burada bir kere ölüyorsun bitiyor, ama daimî bir ölüm olacak. Bununla insanı uyarıyor. Eğer sen ölümden korkuyorsan, endişe duyuyorsan, asıl korkman gereken Cehennem’e gitmek olmalı. Cennet ve Cehennem deyince, sanki Cehennem Allah’ın gazabının ürünü ve insana işkence yeri. Cennet de mükâfat yeri. Öyle değil. Kazanılmış bir Cennet ile kazanılmış bir Cehennem var. Yani herkes ameliyle kazanıyor. Karacaoğlan der ki, ‘Her sözüm haktır, yiğit olanın yalanı yoktur. Cehennem yerinde ateş yoktur. Herkes ateşini buradan götürür.’ Bu ifade de kastedilen herkes yapıp etmeleriyle Cehennemini veya Cennetini inşa eder. Buna dikkat çekmek lâzım. Allah’ın rahmeti elbet geniştir. Ama sen kötülük yapıyorsan, zulmediyorsan, haksızlık ediyorsan bunun bir bedeli var. Bu anlamda ben şunu söylerim. Hem özgür olalım, hem de sadece Cennete gidelim yok. Hürriyetin bedeli olarak Cehennem açığa çıkıyor. Allahu Teâlâ, insana mutlak özgürlük veriyor. Hiçbir canlıya bu kadar özgürlük tanınmıyor. Cehenneme, Cennete gitme özgürlüğümüz var. O yüzden bu Dünya hayatımız bu anlamda çok önemli.” 

HABER: KÜBRA ÖRNEK

kubraornek33@gmail.com

 

Okunma Sayısı: 1201
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Toygar

    27.6.2019 08:36:05

    "..Kazanılmış bir Cennet ile kazanılmış bir Cehennem var. Yani herkes ameliyle kazanıyor." Biz de şöyle biliyoruz: Cehennem ceza-yı ameldir, fakat Cennet fazl-ı İlahî iledir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı