"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet mi, hilâfet mi? - 2

Ahmet BATTAL
30 Temmuz 2020, Perşembe
Dünkü yazımızda sun’î hilâfet tartışmalarının siyasî boyutunu değerlendirdik.

Bugün 07.08.2016 tarihli “İman-İbadet-Adalet-Hilâfet” başlıklı yazımızı paylaşalım ki konunun özü hakkındaki düşüncelerimizi de ortaya koymuş olalım. 

***

Allah’a ve ahirete ciddî inanan kimseler ne yapar?

Elbette imanın gereği olarak ibadet ederler. Elbette imanın gereği olarak adalet ederler. Zira iman hem adaleti, hem ibadeti gerektirir. Elbette adalet ile ibadet arasında çok sıkı bir bağ vardır. Adaletli olmak ibadettir ve ibadet de adaletin ta kendisidir. 

Pekâlâ, “hilâfet” bu işin neresinde? 

Hilâfet siyasî bir mana çağrıştırıyor. Oysa Hazreti Peygamberin (asm) asıl görevi imanı tebliğ olduğu gibi onun hakikî halifelerinin de asıl vazifesi imana dâvet ve imanı takviye manasındaki iman hizmetini hakkıyla yapmaktır. 

İşte bu yüzden saltanat ve siyaset manası ile öne çıkan ve şahıs ve sülâle hâkimiyetinden ibaret olan bin küsur yıllık hilâfet aslında hilâfet değil. 

Bilhassa siyasî bir mana verilecekse, hilâfet, ancak bir heyet tarafından üst- lenilecek bir vazifedir. Zira çağımız şahıs ve şahsiyet zamanı değil, mütesanid heyetlerden oluşan cemaat zamanıdır. Halife ancak ittihad-ı İslâmı da sembolize edecek bir geniş heyet şeklinde tezahür edebilir. 

Yine bu sebeple, asıl manasına uygun hilâfet, ilk dört halifenin dönemi ve beşinci halife olan Hazreti Hasan’ın yarım kalan altı aylık hilâfetinden ibarettir. 

Ondan sonrası “ısırıcı saltanat”a dönmüştür. (Hatta ısırıklarını şimdilerde de hissediyoruz). Adalet-i mahzadan (tam ve mutlak adaletten) gereksiz yere vazgeçilmiş ve adalet-i izafiye (nisbî adalet) perdesi altında çok zulümlere yol ve meydan açılmış bir uzun dönemdir. 

“İman, ibadet ve tam adalet”ten oluşan hakikî hilâfet ne zaman ve nerede gelecek?

Risale-i Nur’da, manevî hilâfeti tahakkuk ettirecek ve bilhassa bu çağda insanları mutlu edecek iki mana bir arada bulunuyor: Fert için tahkikî iman dersi ve toplum ve devlet için de adalet-i mahza (tam ya da mutlak adalet) tatbikatının dersi.

İman dersini Kur’ân’ın tefsiri Risalelerden alanlar, bu dersi başka taliplilerine de okutmaya mecburlar. 

Ancak aynı vazife adalet dersi için de geçerli. Hatta belki de fazlasıyla geçerli.

Zira İslâm dünyasının içtimaî hayatı karmakarışık ve zulümlerle dolu. 

Adalet dersine en az iman ve ibadet dersi kadar ihtiyacımız var. 

Ümmeti, siyasî manaları öne çıkaran ve delili kendinden menkul “halife adayı şahıs”larla meşgul etmek yerine gayr-ı siyasî asıl halifenin şahs-ı manevisini tanımaya dâvet etmeliyiz. 

Ve insanlara onun iman, ibadet ve adalet dersini tanıtmaya gayret etmeliyiz. 

Siyasetimiz de ancak o zaman düzelir. 

Okunma Sayısı: 1953
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin ŞAHİN

    4.8.2020 18:23:49

    Halife, aslın yerine geçen demek olduğuna göre, Halifelik de Nübüvvetin (Peygamberimizin), asli görevini yerine getirecek olan diye anlamamız gerekiyor. Asli görev de siyasi yönetimden önce, İMAN VE İTİKAT YÖNÜNDEN insanlığa yön ve yol göstermektir. Bu gerçeği anlamayan/anlamak istemeeyen kesimlerin İSABETLİ GÖRÜŞ VE DAVRANIŞ içinde olmaları maalesef zor görünüyor. Konuyu kendi çıkmazlarına(dini siyasetlerine alet edenler/ladini siyaset izleyenler) da alet ediyorlar... Ahmet Hocam SENİ tebrik ediyorum.

  • Yusuf taha

    30.7.2020 20:13:06

    Ehemmiyetli ve isabetli değerlendirmeler...

  • Hüseyin İlhan

    30.7.2020 13:40:52

    Allah razı olsun hocam.Hilafet bir şahsın temsiline düşecek kadar hafif değildir.Zira günümüz sosyal ve siyasi şartlarında bir kişiyşi elde eden ümmet-i muhammedi yanıltmada hedefi 12 den vurmuş olur. HİLAFET'in bu nedenlede bir heyetçe temsili şarttır. Risalei nurları ne kadar çok okuyan ve okuduğunu doğru uygulayan olursa problem çözülür.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı