"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bataklığın ilacı: AB demokrasisi

Ahmet BATTAL
18 Eylül 2019, Çarşamba
Özetle “Ortadoğu’yu bataklık olmaktan çıkarmanın yolu bataklıkta pazarlık değildir” dediğimiz son yazımızda Suriye ile ilgili bazı sorular sorduk ve uzmanlarımızı göreve çağırdık.

Bugün de işe yardımcı bazı temel değer yargıları: 

1. Bizim için Ortadoğu, dünyanın ortasının doğusu demek değildir. Biz buraları Kâbe merkezli dünyamızın ana coğrafyası olarak görürüz. 

2. “Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz. Fakat kâfirlerin kılıncı ile değil. Kâfirlerin kılınçları başlarını yesin; kılınçlarından gelen fayda bize lazım değil”. 

Buradaki “kılınç”a dikkat gerekir. Batının her şeyi değil kılıncı kötüdür. Meşveret ve şûra Allah’ın emridir. O halde demokrasi de “Batı’nın malı” değildir. Ama öyle bile olsa demokrasi “kılınç” değildir. 

Asıl hata “size demokrasi getireceğim” diye yola çıkan ama elinde kılınçla gelen Avrupa kâfir zalimlerine ve Asya münafıklarına inanmak ve alet olmaktır.   

3. Savaşa ve kaosa karşı ana kavramımız müsbet hareket yani hem şahsen kaos ve fitneden uzak durmak ve hem de İslam toplumunu yatıştırma vazifemizi yapmaktır. 

4. Baskı ve zulme direnmek meşrudur, ancak bu silahlı isyana ve anarşiye dönüşmemelidir. Zira isyanda işe gizli parmaklar karışır, hariçten gazel okuyan sahte hayırhahlara alet olunur. Barış daha fazla zarar görür. Zulüm daha fazla artar. Hal-i âlem şahittir.

5. Çare demokratik toplum modelinin inşasıdır. Yeni Asya’nın elli senedir “Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şûradır” hükmünü âleme ezberletmeye çalışmasının sebebi de budur. 

6. Ortadoğu’nun çoğulculuk, kavgalılık ve benzeri yönlerden eski dünyanın herhangi bir başka bölgesi ile, mesela Asya, Avrupa ya da Kuzey Afrika ile bir farkı yoktur. Oralarda geçerli olmuş ya da olabilecek çözümler Ortadoğu için de geçerlidir. 

7. Avrupa’nın bulduğu AB demokrasisi modeli Ortadoğu için en uygun çözümdür. Bu çözümün Ortadoğu’ya ithali için aracı bellidir: Türkiye. Biz kendi demokrasimizi AB standartlarına yükseltebilirsek İslam ülkeleri bizden kolaylıkla sistem dersi alabilirler. Bir şartla ki “ders veren hoca edası”na girmemek şarttır. 

Bunlara göre;

AKP döneminde Suriye politikasında yaşanan; pasaportsuz geçiş, ortak bakanlar kurulu toplantıları gibi güzel gelişmeleri ve “Kardeşim Esad” söylemini biz hep şüpheyle karşıladık. Zira Türkiye’yi temsil edenler iyi kötü bir demokratik temsiliyete sahip iken Suriye tarafının temsilcilerinin halktan kopuk olması bize hep bir zayıf halka ve bir şüphe sebebi olarak göründü. Ve çok geçmeden maalesef korktuğumuz oldu. 

Aynı durum diğer İslam ülkelerinin devletleriyle ilişkilerimizde de yaşanacak. 

Bu sebeple öncelik bu bataklığı demokrasi ile kurutmaktır. İlacın adı AB Demokrasisi. Ve kavanoz bizim elimizde. Kırmazsak…

Bu yazı, Yeni Asya’ya hitaben, mealen “AB bizi almayacak, alsa da girmememiz lazım, vazgeçin bu sevdadan” diyen ama aslında “girmeye çalışmamamız yani demokrasi yolundan dönmemiz lazım” diyen gazeteye de cevap olmuş olsun!

Okunma Sayısı: 1320
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. AYDIN

    18.9.2019 18:30:44

    Çok önemli tespitler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı