"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir hayal kuralım mı?

Ahmet BATTAL
26 Mart 2019, Salı
Bugün, önce, dün yani 20.03.2029 tarihinde Cumhurbaşkanlığı web sitesinde yayınlanmış olan basın açıklamasını köşemize aynen alıyoruz.

***

Değerli Vatandaşlarımız,

Geçen günlerde, Mehmet Metin adlı bir eski milletvekilinin, kendi seçim bölgesindeki yerel seçim propaganda konuşmasında, bir ilçe belediye başkanı adayını desteklemek maksadıyla, ancak haddini fevkalâde aşarak, şunları söylediği basına yansımıştır:

“Bir şey söyleyeyim. Ekmek verdiğimiz insanlar, kurumlarımızda çalışan insanlar, belediyelerde çalışan, hastanede çalışan insanlar, buraya gelmiyorlarsa gelmesinler, oy vermiyorlarsa vermesinler. Herkesin özgür iradesine saygı duyarız. Amma, amma, bu sözümü iyi dinlesinler, Engin Akel’e karşı, … Parti dâvâmıza karşı bayrak sallarlarsa, başkalarının safında bize yumruk sıkarlarsa, diş gösterirlerse, ertesi günü kendilerini olması gereken yerde bulurlar kardeşim. Bu kadar da net söylüyorum.”

Bu konuşmayı yapan zat benim de cumhurbaşkanı olmadan önce ve halen başkanı olduğum bu partiye sonradan ve üzülerek söylüyorum ki yanlışlıkla dahil olan bir kişidir. Bu hatamız sebebiyle Rabbim de, milletim de bizi affetsin. Zira bu şahıs bu konuşmasıyla devletimizin ve partimin en temel değeri olan demokrasiyi hiç anlamadığını göstermiştir.

Bu talihsiz konuşmayı yapan şahsın ve konuşmada bahsi geçen ve kendisine böyle açıkça haksız olarak destek istenen belediye başkan adayının partiden ihracı hakkında o partinin genel başkanı sıfatıyla sür’atle yaptığımız icraat ve gerekçesi partimin web sayfasında haber olarak yayınlanmıştır.

Üzüntümü Devlet Başkanı sıfatıyla bir kez de bu resmî alanda ve milletimin huzurunda yenilemek isterim.

Aynı zamanda suç oluşturduğunu da düşündüğümüz bu açıklama hakkında yürümekte olan YSK soruşturması ve adlî soruşturma ise yürütme olarak bizim dışımızda olup bağımsız yargının takdiridir.

Bir partinin seçim çalışmalarında, parti mensuplarının, seçmenleri, devlet yetkisi de kullandıklarını ima ederek bu şekilde tehdit etmesi asla kabul edilemez.

Devlet yetkisinin bu şekilde kötüye kullanılmasına ise hukuk devleti prensiplerine sıkı sıkıya bağlı olan devletimiz asla müsaade etmeyecektir.

Biz, aktif siyaset yapma hakkına sahip olan tüm vatandaşlarımızı, hangi parti lehine siyaset yaptıklarına bakmaksızın birinci sınıf vatandaşımız olarak kabul etmekle ve devlette herkesin liyakat esasına göre görev almasını sağlamakla yükümlüyüz.

Bu tutumumuz, devletimizin imzaladığı uluslar arası insan hakları belgelerinin ve Anayasanın da açık bir gereğidir.

Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın ikazını da nazara alarak bundan böyle daha dikkatli olacağımızı bildirir, kamuoyuna ve aziz milletimizin bir parçası olmaktan onur duyduğu uluslar arası topluma saygılarımızı sunarız.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

***

Ve şimdi soruyoruz: Böyle bir basın açıklaması okuyacağınız günler gelecek mi? Gelmesi için size ne düşer? Ne yapıyorsunuz?

Not: Yazının baş kısmındaki tarih doğrudur.

Okunma Sayısı: 1657
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    26.3.2019 12:20:21

    Karar verelim: "İstibdat ve zalimane tahakküm" mü? Yoksa "Hürriyetçi demokrasi ve hukukun üstünlüğü mü?" Tercih ikincisi yani hürriyetçi demokrasi ve hukuk ise yol ve yöntem belli: Demokratların işe vaziyet etmeleri. Dinin siyasete alet, iktidara basamak, devamına payanda yapıldığı siyaset ve yönetim anlayışıyla ülkeye toplumsal barış ve huzur, refah ve mutluluk geleceği, dışarıya karşı güçlü, saygın ve itibarlı bir devlet olunacağı zannediliyorsa, aldanıyoruz demektir. Eğer öyle olsaydı, 17 yıldır bütün imkanlar ellerinde olarak tek başına iş başında olanlar bunu gerçekleştirirdi. Hür, medeni, demokrat ve gelişmiş ülkeler ile kendimizi mukayese edelim, bakalım hâlâ hangi ligdeyiz. Mihenk, kriter, standartlara vurduğumuzda maalesef her konuda sınıfta ve arka sıralarda kalıyoruz. Vehim, kuruntu, övünme ve dev aynasında görmenin kimseye yararı olmaz. İlla demokrasi ve hukuk, vesselam...

  • Gündüz Alp-2

    26.3.2019 12:05:08

    Demokratların iş başı yapması için bir yandan kavli dua öte yandan fiili dua gerekir. Zira oturarak başarıya ulaşan tek varlığın 'tavuk' olduğu söylenir. İktidarını "ibka etmek" için ortağıyla beraber 'beka' sorununa dört elle cankurtaran simidi gibi sarılan siyasal gücün bir yandan korkutarak bir yandan baskı kurarak kitleleri kendi etrafında ve safında toplamak istiyor. İş yerel seçim, konu beka. Kel alaka? Seçim kampanyası değil sanki meydan muharebesi. Yalan, iftira, tehdit, şantaj..."Yetmiş iki kısım tekmili birden" kumpanya! Hemen herkes "bedava hizmet" vaat ederken, özellikle iktidar cenahından demokrasi ve hukuktan bahseden yok. O kadar ki, "mahşerde berat, hesap vermemek ve cennetin anahtarı" bile "cumhur"un vaatleri arasında. Hürriyetçi demokrasi ve hukukun üstünlüğünü vaat edeni ara ki bulasın. Onlar da gördü ki şimdiki siyaset çarşısının revaçta malları, "absürt eylem ve söylemlerdir." Durmak yok, yola devam!!

  • Gündüz Alp

    26.3.2019 11:44:14

    Sayın Battal, insana "Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer" ya da "Ah, nerede o günler!" dedirten güzel (hayali) yazınız için teşekkür ediyorum. Hayali yazınızın gerçek olması ancak ve ancak gerçek anlamda hürriyetçi demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne hakiki demokratların devr-i iktidarında olabilir. Hepimiz pekala biliyoruz ki Türkiye'nin her bakımdan imarının mimarı demokratlardır. "Hayaldi gerçek oldu!" demek istiyorsak, çare ve çözüm, demokratların yeniden iş başı yapmasıdır. Bu da elbette kendiliğinden olacak değildir. Önce Hürriyetçi demokrasi ve hukuka ihtiyacımız var mı yok mu? Cevabımız,"Evet, hem de şiddetle vardır" ise ikinci soru "Ülkeye hürriyetçi demokrasi ve hukukun üstünlüğü ne zaman ve kimler tarafından hakim kılınır?" olacaktır. Bunun da cevabı "Gerçek Demokratlar"dır. Hem de demokrasi ve hukukun bir paket çaya feda edildiği şu günlerde....

  • Recep Günay

    26.3.2019 08:50:14

    Demokrasilerde böyle bir basın açıklaması gelmez. Çünkü demokratik sistem de böyle şeyler olmaz. .Bunu söyleyen cesaret edip söylemeyecegine göre basın açıklamasına da gerek kalmaz. Demokrasiye sahip çıkmak bizi AB ye getirecek demokratlara destek vermek

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı