"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fare gören lokantacı

Ahmet BATTAL
13 Kasım 2019, Çarşamba
Şehrin merkezindeki lokantaları düşününüz. Her biri farklı tarzlarla müşteri çekmeye ve müşteriyi memnun etmeye çalışırlar.

Kimi Karadeniz mutfağı, kimi Adana yemekleri, kimi sebze ağırlıklı ve hatta vejetaryen… Her birinin kendine göre cazibesi ve cazibesine göre de alıcısı vardır. 

Hani derler ya “renkler ve zevkler tartışılmaz”. Bu tercihler de öyledir. 

Karnını doyurmak için o merkeze giren, bu çeşitlilik sayesinde aç kalmaz. Bazen farklı tatlar da dener. Ama iyi kötü kendi damak tadına uygun olanı bulur. 

Lokantalarda karnını doyuranların bazıları, beğendiği o yemeklerden başkalarına da ikram etmek ister, dostlarını da götürür. Normaldir ve hatta güzeldir.

Karnını doyuranlardan bazıları “bu iş iyiymiş, biz de bir lokantada çalışalım, hem sevap da alırız” der. Yemeğini ve patronunu sevdiği bir lokantada gönüllü ya da ücretli garsonluğa başlar.

Lokantaya ön kapıdan giren müşteriler pek sık görmez, ama mutfaklarda çalışanlar bazen lokantada –meselâ- fare görürler. 

Fare görenin, gösterenin ve gösterilenin ne yapması lâzım?

* “Eyvah, bizim lokantada fare var, tedbir alalım ki müşterimiz azalmasın” diyen işçisine, her akıllı patron aferin ve ödül verir. 

* Yan lokantada fare görüp oranın patronuna sessizce durumu bildiren ve tedbir almasını isteyen komşu en hayırlı komşudur. Ona ödülü muhtarın vermesi lâzım! 

* “Ey millet, bizim lokantada fare var, bize gelmeyin” diye bağıran garsona, haklı olarak, “kardeşim sen kimden yanasın, fareden mi bizden mi?” diye sorulur. 

* “Ey millet, komşu lokantada fare var, orada yemek yemeyin” diyene “bunu müşteriye mi duyurmak lâzım yoksa o lokantanın patronuna mı?” diye sorulur. 

Misalden hakikate gelince:

*Siyasî, dinî ve sosyal gruplar bu lokantalara benzer. Birbirleriyle kırıcı bir haksız rekabet içinde değil, tatlı bir müsabaka içinde olmalılar. 

* Camiler ve imamları bu lokantalar gibidir. Her ihlâslı imam, komşu caminin cemaatinin artmasından, ancak memnun olur. 

* Cemaatler bu lokantalar gibidir. Müşteri adayına kendilerini anlatmakla yetinirler, komşuyu kötülemezler. Birbirlerini kıskanmaz, aksine birbirlerine duâ ve yardım ederler. Gerektikçe de birbirlerini ikaz ederler. 

* Siyasî partiler bu lokantalar gibidir ya da öyle olmalıdır. 

Lokanta örneği sivil toplumun bütün tabakalarında geçerlidir. 

Zira herkes bilir ki lokantalar caddesindeki bir lokantada müşterilerce görülen bir fare sadece o lokantaya zarar vermekle kalmaz. O civardaki bütün lokantaların müşteri ve hatta personel kaybetmesine sebep olur. 

Bu yüzden bazı lokantaların duvarındaki serlevhada şu veciz ikaz yazar: “Memnuniyetinizi dostlarınıza, şikâyetlerinizi müessesemize bildiriniz!”

Size gelince…

Ey okuyucu, lütfen bu ikaz serlevhasını bu gazetenin her köşe yazısının altında da var sayınız ve köşe kemirici farelerin gereğini bu prensibe göre yapınız. 

Okunma Sayısı: 1454
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    13.11.2019 05:22:20

    Tebrik ve dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı