"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Liderlere “FETÖ” soruları

Ahmet BATTAL
25 Kasım 2020, Çarşamba
Siyaset alanının sarı şeritlerle kriminalize edildiği ülkelerden birindeyiz.

Burnumuzun dibindeki AB de bize çok uzak.  Üstelik usûl ve şekilde takılı demokrasimiz hür siyaseti besleyecek kadar güçlü değil. 

“ETÖ”den sonra güncel suçluluk damgası “FETÖ”. Ancak ne anlama geldiği belirsiz. Kimi, neden, ne kadar kapsayacağı tartışılır halde. 

Üstelik bu konulardaki yargı kararlarını -hangi yönde olursa olsun- takan pek yok. Hatta diyebiliriz ki bu türden kararlara bakan bir bakan yok. 

Damgalayanlar, bilhassa basında, kişiler hakkındaki beraat kararlarını es geçiyor. Damgalanıp mahkûm edilenler ise öncelikle vicdanında ceza kararını pas geçiyor. 

Bugün liderlere bazı sorular soracağız. 

Baştan söyleyelim, bu soruları Erdoğan’a sormuyoruz. Zira vereceği cevabı o da biliyor biz de! 

AKP’li dostlara da sormuyoruz. Onlar zaten ya Doğu’daki Devlet eliyle ortaya sürülmüş olan gayya kuyusunun farkındalar ve yandan yandan geçmeye çalışıyorlar ya da zaten kör kuyudalar ve çaresizlikten kıvranıyorlar. 

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’deki ekibi, önce size soralım: 

Sizin için FETÖ’cü kimdir? Önce iktidar ve sonra yargı tarafından yapılan bir genellemeyle “cemaat eşittir terör örgütü” denilmiş olması sizce hukuken isabetli midir? Yenikapı mutabakatına katılırken bunu da öngörmüş müydünüz? 

Sayın Meral Akşener ve İYİ Partili Dostları,

Sizin için kim FETÖ’cüdür? 2013’ten önce başlayan ve 2013’ten sonra da sürdüğü varsayılan ve aslında bir cemaate mensubiyeti gösteren deliller yardımıyla terör örgütü üyeliğinden yargılanıp mahkûm edilen on binlerce ve belki yüz binlerce kişi sizce de “terörist” midir? 

Unutmayınız ki bu kişiler, aynı delillerle, ne 15 Temmuz öncesinde ve ne de bilhassa 2013 öncesinde, bırakın mahkûm edilmeyi, yargılanamazlardı bile. Zira muvafık ya da muhalif bir “cemaate mensup” olmak siz de bilirsiniz ki suç değildi ve değildir ve olmayacaktır. 

Sayın Ali Babacan ve DEVA Partisindeki ekibi,

Adalet dağıtmakla görevli olanlar, eli kara Ak Trollerin size de vurduğu bu damgayı kırıp atmak ve cezayı suçluya inhisar ettirmek için sizce daha ne kadar beklemeliler? 

Sizce, somut suç işlemiş olmayan birileri, bir terör örgütüne bile isteye üye olduklarını ve üye kaldıklarını gösteren net deliller bulunamadığı sürece teröristlikten cezalandırılabilir mi? 

Haydi bilfarz ceza haklı olsun, şirketlerine ve mallarına el konulabilir mi? 

Daha ne kadar sürecek bu zulüm? 

Sayın Ahmet Davutoğlu ve bilhassa Gelecek Planı yapan entelektüel dostları,

Bütün dindar muhalifleri “terörist değilse de teröre destek veriyor” diyerek FETÖ’cü olmakla suçlayıp dışlayan ve ağzını hoyrat bantlayıp yalıtımlı odalara kapatan sağlı sollu besleme basına nasıl bir çeki düzen vermeyi planlıyorsunuz? 

“O cemaat”e bir zamanlar “makbul cemaat” iken mensup olup “muhalif cemaat” haline geldikten sonra erkenden vazgeçmemiş ya da zamanında vazgeçememiş mazlumlar ve onların masum akrabaları için nasıl bir Gelecek Planınız var? 

Sorular uzun, daha da uzatılabilir. Ama cevaplar bizce kolay. 

Çalışmış olan geçer! Sınav başladı…

Okunma Sayısı: 3964
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Aydın

    26.11.2020 08:52:50

    Sizi , bu cesurca yazınızdan dolayı kutluyorum.

  • Hacı

    26.11.2020 07:47:51

    Bundan öncede parlementer sistem vardı, çözüm elbette ki parlementer sistem ama uygulayıcıların uygulaması lazım.Şimdi de iktidar yerine göre çok doğru konuşuyor fakat icraatları her zaman tam tersi.

  • Bahattin Yavuz

    25.11.2020 15:55:10

    Bütün bu soruların izahı ve halledilmesi için: Biran önce tek adam rejimini terkedip, manasız isim ve resimden değil de, gerçek Cumhuriyet ve Demokrasinin uygulandığı medeni ülkeler de olduğu gibi, Kuvvetler Ayrılığına dayalı Parlamenter sisteme, Bağımsız yargıya, Hukukun Üstünlüğüne geçmekle bu problemler Adil ve kalıcı çözülebilir, o zaman Güven sağlanacağı için de ekonomi düzelip problemler sıfırlanmasa da minimuma iner İnşallah!

  • Oğuz Yiğiter

    25.11.2020 11:12:04

    Ben şahsen tek başına siyasetteki bu kilitlenmeyi, iç dinamiklerle aşabileceğimiz kanaatinde değilim. Siyaset kurumu, iktidarıyla muhalefetiyle topyekün sanki rehine durumunda. Özellikle muhalefetin durumu ; alternatif bir iktidar çıkartmak için, belki de hiç bu kadar müsait olmamıştır. Ama orta yerde sorumluluk almak isteyen bir siyasi irade görünmüyor. Onun için bu düğüm yine, ABD'de esmeye başlayan yeni rüzgâr ve AB insiyatifli dış dinamiklerin zorlamasıyla açılacaktır. Tıpkı 47-48'lerde zamanın CHP'sini demokratik açılımlara zorlayan dış konjonktür gibi...

  • UMUT AKKURT

    25.11.2020 11:08:14

    Çok güzel bir yere isabet ettiniz. iktidarın zaten söyleyecek/söyleyebilecek bişreyi yok. Peki muhalefet neden bu trene vagonluk eder anlamak mümkün değil.

  • Mehmet

    25.11.2020 06:39:12

    Sınav sonucunu veriyoruz. Kemal=0 Ali=0,5 Davut=0 Temel Bey=8 Diğer kağıtlar okumaya layık görülmemiştir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı