"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Zülfikar ve hocalar/hafızlar

Ali Demir
26 Haziran 2026, Cuma
Haftanın üç günü uzun zamandan beri devam eden müzakereli dersimizde Emirdağ Lâhikasını takip ediyoruz. Bugünkü 125. Mektubu müzakere esnasında Üstad Hazretlerinin dikkat çektiği bir hususta “Günümüzde bizler ne yapabiliriz?” sorusu gündeme geldi.

Söz konusu Lâhika mektubunda Üstad İnebolu ve İsparta’da teksir makinesi ile eserlerin yazılıp çoğalmasından duyduğu memnuniyeti ifade ettikten sonra, kendisine gönderilen yeni mahsul eserlerin ismini vermeden, mektubun son kısımlarında Asâ-yı Mûsa ve Zülfikar Mecmularından bahsediyor: “Nasıl ki Asâ-yı Mûsa risalesi tabiatta boğulanları dalâletten kurtarıyor ve bu zamanda herkese, hususan şüpheye ve inkâra düşenlere lâzımdır ve tiryaktır. Öyle de, Zülfikar, ehl-i imana ve ehl-i ilme ve bilhassa hafızlara elzemdir. Her bir hafız-ı Kur’ân, bu mecmuaya bu zamanda şiddetle ihtiyacı var. Kur’ân’ın kırk vecihle i’cazını beyan eden bu eser, her hafızın elinde bulunmalı.” (125. mektup, s. 210)

Bu paragrafı müzakere esnasında “Acaba biz bugün bu eseri muhtaç olanlara nasıl ulaştırabiliriz?” sorusuyla hafızlara bu eseri mutlaka ulaştırmamız gerektiği hususundaki vazifemiz hatırlatıldı.

Gazetemizde son günlerde sıkça hafızlık icazet programlarıyla alâkalı haberlerin çıkması, bu programlara katılıp yeni mezun hafızlar ile hocalarına bu eseri vermek için bir kampanya, bir hizmet seferberliği başlatalım denildi. Malum son zamanlarda ülkemizde, deccaliyetin ve süfyaniyetin farklı bir versiyonu olan “deizm” gündeme gelmektedir. Bu sapık akımın maalesef en büyük hedef kitlesi de dindar insanlar, İlâhiyat camiasıdır ki, sözcülüğünün çoğunu da sözde İlâhiyatçı insanlar yapmaktadırlar.

Bu suret-i haktan görünen tahribatçılara karşı, biz Nur talebelerinin elindeki elmas kılıç mesabesinde bulunan, Kur’ân ve Peygamberimiz’in (asm) mu’cizeliği ile öldükten sonra dirilme, haşir konularının izah ve ispat edildiği Zülfikar gibi eserleri hedef kitle olan başta hafızlar ve hocalara bir şekilde ulaştırmalıyız.

Eğitim sezonun sonu, yaz programlarının başlangıcı olan bu mevsimde, bulunduğumuz mahallerde yakınlarımız ve tanıdıklarımız vasıtasıyla Zülfikar eserini hocalarımıza vermek, okumalarını sağlamak için sebeplere teşebbüs etmek, aslî vazifelerimizden birisi olarak görmeliyiz ve neticeyi Allah’a havale etmeliyiz.

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin  Asâ-yı Mûsa mecmuasının giriş kısmındaki, acib bir zaman dilimi olan ahirzamanda, ilim ve fen ehlinin Risale-i Nur Külliyatından Asâ-yı Mûsa derslerine muhtaç oldukları gibi, benzer şekilde hocaların ve hafızların da Zülfikar Mecmuasındaki hakikatlere ihtiyaçları olduğu hususundaki şu ikazını da unutmamalıyız vesselam...

“Bu acib asırda ehl-i iman, Risale-i Nur’a ve ehl-i fen ve mektep muallimleri Asâ-yı Mûsa’ya şiddetle muhtaç oldukları gibi; hafızlar ve hocalar dahi Zülfikar’a şiddetle muhtaçtırlar.” 

(Asâ-yı Mûsa, s. 17.)

Okunma Sayısı: 158
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı