"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risalelerden her gün ders yapıyoruz

Aytekin COŞKUN
09 Eylül 2020, Çarşamba 00:10
“Günün yorgunluğunu atacağız ve ne yaptık ne ettik onları istişare edeceğiz. Çok güzel şeyler oluyor, muhabbetimiz çok güzel, Risalelerden de her gün ders yapıyoruz. Bugünkü konumuz gerçekten güzeldi, Kur’Ân’ın tarifini okuduk, çok hoşumuza gitti.”

DİZİ - 2: Op. Dr. Aytekİn COŞKUN
mdaytekincoskun@gmail.com

Kenya ‘Very White’ notları - 3

AMELİYATHANE GİRİŞİ AYAKKABILIK

Ameliyathanenin girişinde ayakkabılığı size anlatmak istiyorum, bizler normalde ayakkabılarımızı ne yaparız, bir dolaba koyarız, ama orada çok daha pratik bir çözüm bulmuşlar. Yokluğun da getirdiği bir şey tabi, duvara iki sıra üst üste tahta ve tahtaya da büyük çiviler çakmışlar. Siz ayakkabınızı o çivilere ters takarak içeri giriyorsunuz. İlk defa gördüğüm bir şey, aslında çok pratik...

Ameliyathanede en çok ilgimi çeken ise elektrokoterlerdi. Türkiye’de tek kullanımlıktır, kullanılır ve atılır. Oysa orada yokluktan dolayı tekrar tekrar betadin, tentürdiyot ile silinerek kullanılıyor. Dar bir koridor ve beş ayrı ameliyat odası var. Her bir odada ameliyat yapılıyor. Bize de iki oda verdiler. Bir odada göz hekimi, diğer odada bizler ameliyatlarımızı yaptık.

KATARAKT AFRİKA’NIN KADERİ Mİ?

Kenya’nın ya da Afrika’nın en büyük sağlık sorunlarından biri olan kataraktın, buralarda çok yüksek oranda görülmesi enteresandı. Sebep olarak güneş ışınlarının dik gelmesine ve toz olayının çok olmasına bağlıyorlar. Ayrıca suların da çok temiz olmayışı bunda etken olarak görülüyor. Katarakta, gözdeki lensin bozulmasıyla görme kaybının olması çok ilginç. Düşünün ve empati yapın; dış dünyaya açılan gözünüz adeta kapalı gibi. Oysa çok basit bir ameliyatla hayata yeniden merhaba diyen, -bunları yaşayan biri olarak- ilk defa gören çocukların hareketlerini bir görseniz, bu işe tereddüt etmeden atılırsınız. Doktor kardeşimiz Mustafa Bey kendisinin geliştirmiş olduğu bir metotla yaklaşık on dakikada bir ameliyat etmesinden dolayı, hem çok büyük bir ameliyat serisi yakaladı hem de ışıktan ve dünyadan bihaber birçok insanı ışığa kavuşturmaya vesile oldu. Mustafa Yanık kardeşimizi buradan tebrik ediyorum, Rabbim elini ve ilmini arttırsın.

Biraz âcilden bahsedeyim; hastane devlet hastanesi olmasına rağmen eksiklikleri fazla, Avrupa ve Türkiye’ye nazaran gerçekten alet edavat noktasında hayli eksiği mevcut. Buna rağmen yine de yurtdışında okuyup, geri dönen hekimler kendi halklarına yardım etmeye çalışıyorlar. Bu da onların ne kadar fedakârane çalıştığının ispatı. Ne yeterince malzeme ve ilâç var ne de araç gereç, ama bu yokluk içerisinde yine bir şeyler yapmaya çalışmaları takdire şayan.      

MAMALAR BOŞUNA DEĞİL, ŞART

Özellikle buradaki çocuklarda beslenme yetersizliğinin had safhada olduğundan dolayı karınlarında inanılmaz bir şişlik meydana geldiğini, vücudun diğer kısımlarının ise zayıfladığını çok rahat görebilirsiniz. Bu tamamen protein eksikliğinden olan bir hastalık. Tabiî mama ve süt eksikliği, dolayısıyla beslenme yetersizliği bu çocukların en büyük dertleri. Almaları ve  artı süt bulmaları mümkün değil. Bununla birlikte yardıma muhtaç olduklarını ifade ediyorlar, o kadar. İkinci gün 30’a yakın katarakt ameliyatı ve altı tane de genel cerrahi ameliyatı yaptıktan sonra yorgun argın şekilde otelimize döndük. Sıcaklık çok fazla olduğu ve etraf sivrisinek kaynadığı için en güzel yer suyun altı. Geceleri cibinlikler içerisinde yatabiliyoruz, yoksa sivriler bizimle çok samimî hal alıyorlar! 

Akşam yemeğinde ise hep beraber otelin restoranında toplanıyoruz. En önemli şey Türkiye’den gelen iki maharetli kardeşimiz bizleri, Türkiye’de imişiz gibi, yaptıkları yemekleriyle mest ediyorlar. İlk günün mönüsü, Kayseri mantısı ve sarımsaklı yoğurt. Hele o son gecemizdeki ‘’Edirne ciğerinin’’ yeri ise apayrı oldu, muhteşemdi. Bu kardeşlerimiz Türkiye’den getirmiş oldukları peynir, zeytin, sucuk, balla bizi kahvaltıda adeta beslediler. 

Allah razı olsun. 

İMMÜN SİSTEMİNİZİ SIKI TUTUN VE BAL YEYİN

Yurt dışına çıktığınızda yanınıza mutlaka bal alın. Sabahları kahvaltıda çayınızın içine ya da sıcak suya bal koyarak ve içine limon sıkarak tüketirseniz, o bölgeye has olan birçok hastalıktan, immün sisteminizi dik tuttuğunuz için sağlıklı kalmanıza yardımcı olur. Sabahları, kahvaltımızı yapıp, saat 8.00 gibi otelin önünden bizi alıp hastaneye götürüyorlar. Direkt ameliyathaneye geçerek, ameliyatlarımıza başlıyorduk. Artık bizlere alışmışlardı. Üçüncü gün daha keyifli oldu, daha fazla ameliyata girebildik. Türkiye’de tıp okumuş bir Kenyalı hekim arkadaşımız, geri dönerek orada kalmış. Ahmet Omar isimli doktor arkadaşımız, Türkçe de bildiği için en azından hem tercümanlık hem de seri şekilde hastaların ameliyathaneye gelmelerini organize ediyordu. Ertesi gün ameliyat yaptığımız hastaları kontrol ediyor, bizlere onlar hakkında bilgi veriyordu. Şükürler olsun her şey güzel gidiyordu.   

AFRİKANIN EN GÜZEL MEYVESİ; MANGO

Hastane dönüşü yol boyunca Mango satan çarşaflı kadınlar vardı. Mangolar o kadar güzeldi ki, tanesi 40 şilingdi.

O gün bütün ekibe 20 tane aldık, buzdolabına koyduk. Buralarda pazarlarda daha çok kadınlar hakim konumdalar, motorize ekipler ise çok fazla, adeta taksi gibi kullanıyorlar. İstediğiniz zaman binip sizi istediğiniz yere götürebiliyor, yaklaşık 100 şiling ya da 200 şiling alıyorlar. 1 $ 100 şiling, ona göre hesabınızı yapıyorsunuz. 

BERABER NAMAZ KILIYORDUK

Garissa County Referral Hospital’da ameliyat ettiğimiz bir hastadan bahsetmek istiyorum; ismi Abdi Mohamed. Sağ kasık tarafında çok ciddî büyük bir kitlesi vardı. Yıllarca dokunulmamış. Kitleyi açtık, ne olacağını biz de bilmiyorduk. Ultrason da kötü bir şeyden bahsetmiyordu, ama net bir şey de söylemiyordu. Buna rağmen Bismillah dedik ve açtık ve büyük bir yağ kitlesi çıktı. Onu toparlayabilmek için cildinden de biraz almıştık. En son haline getirdiğimizde ameliyathanedeki herkes çok şaşırmıştı. Güzel ve hoş bir anı oldu bizim için. Oradaki arkadaşlarla olan ilişkilerimizde de çok sıcak bir gelişme söz konusuydu. Bizi diğer beyazlardan farklı kılan aynı dine inanmamız ve namaz kılmamızdı. Bundan dolayı bizimle ilişkileri daha güzel ve ferahlatıcı olmaya başladı. Meselâ Anestezi teknisyeninden bahsetmek istiyorum, Abdullah’tan. Muhteşem bir insandı gerçekten. Spinal anestezi yapmada çok usta. Tek iğneyle giriyor, yapıyor ve bize hazırlıyor. Şartlar çok iyi değil, ama yine de gittiğimiz yerlere göre burada şartlar biraz daha iyi. Ameliyat örtülerini hızlı bir şekilde sterilize edilip bize tekrar getiriyorlar.      

OLMAZSA OLMAZIMIZ, SELFIE ÇEKMEK

Oradaki hemşireler, anestezi teknisyenleri, doktor arkadaşlarla beraber konuşmaya başladığımızda ilk yaptığımız, selfie çekmek oldu. İçlerin de bir beyaz ben varım, tabiî çok beyaz kalıyorum. Bizim kardeşlerimiz onlar, sonuçta siyahın da tonlarının olduğunu burada gördüm. Enteresan bir şekilde Somali’den gelenlerle Kenya’nın gerçek halkı arasında renk farkı var. Gerçek Kenyalı olan kardeşlerimiz tenleri siyaha yakın, bu farkı ilk defa burada fark ettim. İşimiz bitince, akşamları taksi tutup hastanede işimiz bittikten sonra yaklaşık 200 şiling vererek, kalmış olduğumuz otele gidiyoruz. Hastane ile otelimiz arasında yaklaşık on kilometrelik bir mesafe var. 

AKŞAM SOHBETLERİ VE RİSALE-İ NUR OKUMAK

Akşam yemeğimizden sonra 215 no’lu dairede toplanıyoruz. Orası daha büyük bir daire ve çay, kahve, çerez, sohbet dahil her şey var. Günün yorgunluğunu atacağız artı ne yaptık ne ettik onları istişare edeceğiz. Çok güzel şeyler oluyor, muhabbetimiz çok güzel, Risalelerden de her gün ders yapıyoruz. Bugünkü konumuz gerçekten güzeldi, Kur’ân’ın tarifini okuduk, çok hoşumuza gitti. Herkesin dolu dolu görevleri var, elhamdülillah sabah bir ekibimiz ameliyatlara gidiyor kimimiz hayvan kesmeye ve etlerini parçalayıp dağıtmaya gidiyor, kimimiz ise Türkiye’den getirilmiş olan ve fakirlere dağıtılmak üzere hazırlanan gıda poşetlerini dağıtıyor. Üç koldan seferberlik var. Zaman buldukça da köylerin içlerindeki daha önceden açılmış olan su kuyularının kontrolüne gitmek ise ayrıca yapılan işler. Fakirlere verilmek üzere hazırlanan ve erzak çantalarını dağıtıyoruz, çok keyifli Rabbim herkese nasip etsin. İnanın o insanların da fakirlikleriyle birlikte gözlerindeki ışıltıları görmek çok güzel, siyah simsiyah bir bedende, simsiyah bir yüzde ışıl ışıl parlayan o gözleri gördüğünüz zaman, inanın bana içiniz bir hoş oluyor. “Bir akşam arkadaşlar çok fakir bir yer var oraya ziyarete gidelim, oradaki çocukları sevindirelim” dediler. Akşam namazı öncesiydi, elimizde bir sürü şeker vardı, çocuklara tek tek dağıtıyoruz. Görmelisiniz, inanılmaz bir şey, ya Rabbim cıvıl cıvıl hepsi, karanlık basmasına rağmen, elektrikte yok o bölgelerde, o karanlık da bile o çocukların cıvıltısını gözlerindeki ışıltısını görmek bizi hayli mesrur etti, çok keyif aldık.

-DEVAMI YARIN-

Okunma Sayısı: 2416
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sedat kurt almanya ahlen

    9.9.2020 23:15:38

    Teprikler Aytekin bey

  • Sedat kurt almanya Almanya ahlen

    9.9.2020 23:13:47

    Aytekin bey kardeşim maşallah çok güzel bir hizmet i ifa ediyorsunuz.allah siz ve ekibimizden razı olsun.

  • Emre

    9.9.2020 13:40:51

    Ağlattınız beni Aytekin bey. İnşaAllah bu iyilik ve hayır faaliyetleri ziyadeleserek devam eder..

  • A. AYDIN

    9.9.2020 03:32:41

    Oh be! Kendime geldim! 🙂

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı