"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur’da rüya (4)

11 Ekim 2020, Pazar
Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Re’fet Bey’e yazdığı bir mektubda gördüğü bir rüyadan bahsedip tabirini de yapmaktadır:

Aziz kardeşim Refet Bey,

Bu sabah namazdan sonra başımı çevirdim, Refet Beyi gördüm zannettim. Geceleyin bir torba bal ve içinde dolu altın, mübarek bir talebeme veriyordum. Arkamdaki zat demek Refet Beyin kalb ve ruhunu taşıyor. Hem dellâlı olduğum hazinenin en kıymettar, en tatlı şeyi bizim vasıtamızla satın almak istiyor. Sonra gördüm ki, senin ikinci bir nüshandır, yani Seyranî’dir. O rüyada ikiniz hissedarsınız, paylaşırsınız. Her neyse... 1

Üstad’ın Mustafa Çavuş ismindeki talebesi hakkında rüya görmesi: O gece rüyada ben görüyordum ki, Mustafa Çavuş’un elleri kirli, kaymakam arkasında olarak odama geldi. İkinci gün ona dedim: “Mustafa Çavuş, sen bugün kimle görüştün? Seni, elin mülevves bir surette kaymakamın arkasında gördüm.” Dedi: “Eyvah! Bana böyle bir söz, muhtar söyledi, ‘Kâtibe söyle.’ Ben arkasında ne olduğunu bilmedim.” Hem aynı günde bir okkaya yakın gazyağını camiye getirmiş. Hiç vuku bulmayan, o gün kapı açık kalmış, bir keçi yavrusu içeriye girmiş, büyük bir adam gelmiş, keçi yavrusunun seccademe yakın bıraktığı muzahrefâtı yıkamak için, ibrikteki gazyağını su zannedip bütün o gazyağını, temizlik yapıyorum diye, caminin her tarafına serpmiş. Acaiptir ki, kokusunu duymamış. Demek, o mescid lisan-ı hal ile Mustafa Çavuş’a diyor: “Senin gazyağın bize lâzım değil. Ettiğin hata için, gazyağını kabul etmedim” diye işaret vermek için o adama koku işittirilmedi. Hattâ o hafta içinde, Cuma gecesinde ve birkaç mühim namazda, o kadar çalıştığı halde cemaate yetişemiyordu. Sonra ciddî bir nedamet, bir istiğfar ettikten sonra safvet-i aslisini buldu. 2

Üstad Hazretleri Emirdağ Lâhikası’nda yazdığı bir mektubunda rüyayı sadıkadan şu şekilde bahsediyor:

“Aziz, sıddık kardeşlerim, 

Risale-i Nur’un zuhuru hiss-i kablelvuku ile küllî bir surette hissedilmesi gibi, Risale-i Nur’un has talebelerinin bir kısmının itirafıyla ve bir kısmının tarz-ı hayatı Risale-i Nur gibi bir hizmete namzetliğini gösterdiği cihetle bu tetimmeyi yazıyorum: Evet, hiss-i kablelvuku, herkeste cüz’î-küllî vardır; hatta hayvanatta dahi vardır; hatta rüya-yı sadıkanın ehemmiyetli bir kısmı, bu hiss-i kablelvukuun nev’indendir; hatta bazılarda hassasiyet cihetiyle keramet derecesine çıkar. Benim asabımdaki hassasiyetle yağmurdan yirmi dört saat evvelki rutubet-i havaiye ile yağmurun gelmesini hissetmem, bir cihette hiss-i kablelvuku sayılabilir ve bir cihette sayılmaz. Ben, Risale-i Nur’a ehemmiyetli hizmet eden kardeşlerimin tarz-ı hayatlarına dikkat ettim, gördüm ki, aynı benim güzeran-ı hayatım gibi, Risale-i Nur gibi bir neticeye göre techiz edilip sevk edilmiş.”  3

Üstad Hazretleri Emirdağ Lâhikası’ndaki bir mektubunda bir talebesinin rüyasıyla ilgili olarak şunları söylüyor: 

Aziz, sıddık kardeşlerim 

Rüyalarınız pek çok mübarektirler. İnşaallah, Cenab-ı Hak sizi büyük ihsanlara mazhar eyleyecek diye bir işarettir. Senin rüyanın tabiri de, bu noktadan seni tebşir etmektir” 4

Dipnotlar:

1 -Bediüzzaman Said Nursî, Barla Lâhikası, 183.

2- Bediüzzaman Said Nursî, Barla Lâhikası, 207.

3- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 44.

4- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 50.

Okunma Sayısı: 2103
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı