"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ekonomik çöküşte siyasî tahrik

Cevher İLHAN
25 Ocak 2022, Salı
Zehirli nefret dilli “kimlik siyaseti”yle toplumu kutuplaştırıp “düşmanlaştıran” provokatif söylemler arenasında ekonominin çöküşü nazarlardan kaçırılarak ülkenin gerçek gündemi karartılıyor.

Öncelikle Cumhurbaşkanı’nın “Ülkemizi Türkiye modeliyle dünyanın en büyük on ekonomisi arasına sokma hedefimiz doğrultusunda yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz” cümlesi, en son “döviz kuru garantili -faizli- vadeli TL mevduatı”nı söz konusu ederken, ekonomistler diğer “uyduruk paketler” gibi bu “model”in de pek tutmadığını resmî verilerle deşifre ediyorlar. 

Doğrusu iktidarın, dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak devraldığı Türkiye’yi on dokuz yılın sonunda G-20’nin dışına düşürmesi, “büyüme”den bütçeye tutturulamayan diğer bütün hedefler gibi “en büyük on ekonomi” iddiasının da bir propaganda olduğunu ortaya koyuyor. 

Bu arada kamu bankaları çalışanlarına müşterilerini “dolar garantili -faizli- vadeli mevduat”a geçirmelerinin “performans kriteri” olarak getirilmesi, bu “model”in de vatandaşlar nezdinde ilgisizlikle tutmadığını ve sürdürülebilir olmadığını ifşa ediyor. 

İDDİALAR BOŞA ÇIKIYOR...

Aslında bütün veriler bir yana doların 18 liraya fırladığı sırada başta akaryakıt, elektrik, doğalgaz, gübre, ilâç olmak üzere bütün ithal temel girdilerin yanısıra özellikle gıda maddelerinde artan fiyatların, sonrasında düşmeyip tam tersine elektriğe yüzde 52 ile 127, benzine - motorine her defasında yüzde 40’ı, 50’yi aşan peşpeşe fahiş zamların devam etmesi ve işsizliğin artması, vaziyeti ele veriyor. 

Vakıa şu ki Saray’da hazırlanıp Meclis’ten çıkması arasındaki iki ay zarfında 196 milyar dolarlık 2022 bütçesinin 106 milyar dolara, neredeyse yarı yarıya düşerek ıskartaya çıkması ve Merkez Bankası rezervlerinin eksi 67 milyar dolara ulaşması çöküşün en bâriz göstergelerinden. 

“Dolar düşüyor, faizler ve enflasyon da düşecek” denilerek ardından zâbıtanın marketlere, bakkallara baskın yaptığı, hatta parti teşkilâtlarına esnafı kontrol tâlimatının verildiği süreçte faizlerin yükselmesi, bankaların Merkez Bankası’ndan yüzde 14 faizle aldığı parayı yüzde 26 faizle satmasında olduğu gibi vatandaşların aldıkları kredi ve borçlanma faizlerinin artması; keza “direktifli” resmi rakamlarla bile yüzde 36 gösterilen sahte enflasyonun daha da yükselmesi “tek kişilik hükûmet”in tezini boşa çıkarıyor. 

Yine Hazine ve Maliye Bakanı, “politika faizini önemsizleştirdik” diye konuşuyor; lâkin devlet iç borçlanma tahvili, kredili mevduat faizi, taşıt ve konut kredisi faizi, ticari kredi faizi ile esnaf ve çiftiçilerin borçlanma faizlerinin artması “faizlerin düşürüldüğü” sözlerinin yanlışlığını ele veriyor. 

EKONOMİ “HİÇLEŞTİRİLİYOR!”

Bu hususta muhalefet sözcülerinin, “Bakkala değil, BOTAŞ’a, TEDAŞ’a zâbıta gönderin, zira zamları bakkallar, marketler değil, iktidarın bizzat kendisi kamu kurumları aracılığıyla yapıyor!” eleştirisi dikkat çekici.

En çarpıcısı da, AKP iktidara geldiğinde 1.5 lira olan ve son bir yılda 7 liradan 17-18 liraya tırmanan doların önümüzdeki kısa dönemde yeniden tırmanacağı sinyallerinin çakılması. 

Bu durumda, gerçekte yüzde 80’leri, yüzde 100’leri aşan, TÜİK’in yüzde 36 olarak duyurduğu son yirmi yılın en yüksek, dünyanın 8. enflasyonunu “Amerika’da, Avrupa’da enflasyon felâket!” ifadesiyle Amerika’daki yüzde 7, Almanya’daki yüzde 5 enflasyonla kıyaslayan iktidardakilerin “halkı enflasyona ezdirmedik!” çıkışlı çarpıtmalarıyla su yüzüne çıkıyor; ve “doların köpüğünün alınması” gibi “enflasyonun köpüğünün alınması” iddiası da havada kalıyor.

Bu açıdan ekonomistler, “enflasyonda yüzde 30’ları, 40’ları gördük, ama yüzde 50’ye çıkmayacağız” diyen Bakan’ın “kendimizi muhteşem başarılı görüyoruz” sözlerinin hiçbir mesnedi bulunmadığını belirtiyorlar. 

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın uyarısıyla, “Anadolu’nun Moğol İstilası’ndan bu yana görmediği bir kravatlı soygunla 128 milyarın hiçleştirilmesi”nde olduğu gibi ekonomi tümüyle “hiçleştiriliyor.”

Ve bu vahim yıkımın tartışılmaması için “nas”dan dem vuruluyor, siyasi polemiklerle dinî hassasiyetleri tahrik eden tartışmalar alevlendiriliyor; başarısızlıklar başkalarına fatura ediliyor.

Okunma Sayısı: 1410
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin İlhan

    25.1.2022 14:29:00

    RTE iktidara geldiği ilk günlerde MATRAH ARTTIRIMI ile milyarlar topladı ve kısa sürelik sıkıntıyı aştı.Sonra doğru adım atarak KDV oranalrında indirime giderek kayıtdışı satışalrı azalatarak vergi artışı sağladı.Torba yasalar çıkartarak tahsilatında sıkıntı yaşanan vergi ve kamu alalcakalrını toplamaya başladı.İlki hariç diğerleri mantıklı ve doğru işlerdi.Torba yasa alşkanlık yaptı.Sistem ıslahı gerekirken anlık faydalar nazara alındı.Ekonomi tüketim üzerinden pompalandı.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı