"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Salgında yeni tedbirler…

Cevher İLHAN
13 Nisan 2021, Salı
Siyasi iktidarca gündem karartılması hesâbına tetiklenip alevlendirilen “andımız” ve “bildiri” benzeri sun’i gündemlere rağmen Türkiye’nin gerçek gündeminin üstü örtülemiyor. Bunlardan biri de şüphesiz her haliyle başarısız kalındığı ortaya çıkan salgın yönetimi.

“İktidara ilişik medya”daki manipülasyon ve propagandalarına karşı Kovid-19 salgınında Türkiye “birinci”; ülkenin büyük bir bölümü kırmızılaşmış; pik dalgaları peşpeşe ortaya çıkıyor.  

Vahim tablo ortada. Öncelikle nüfus oranına göre vak’a sayısıyla 60 bin bandına dayanmış. “100 binde 1 vaka” hesâbıyla hemen hemen bütün iller kırmızıya bürünmüş, son bir ayda yüzde 17 artmış. Bu haliyle on günde yarım milyon vak’a meydana geliyor. 

Keza vefat sayısı da haftalardır ülke genelinde günlük 200 - 250 arasında seyrediyor. Bir tek İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin bildirmesiyle bir günde -97’si- “bulaşıcı hastalık” olan 311 vefatın üstü örtülürken salgında ölümlerin hâlâ gizlenip çarpıtılarak halktan gizlendiği ortaya çıkıyor. 

“İktidar cephesi”nce çelişkili çarpıtmalarla uydurulan “başarı hikâyeleri”ne karşılık, vak’a sayısında Avrupa’da “birinci” olan Türkiye dünyada da en üste tırmanıyor. Bütün ülke “kırmızı alarm” veriyor. 

BİLİM KURULU İNİSİYATİFİ ELE ALMALI

Bundandır ki bir haftalık vak’a sayısının 100 bin kişide 200’den fazla hale gelmesinden dolayı başta Almanya olmak üzere birçok ülke Türkiye’yi “riskli ülke” ilân etmiş. Sağlık Bakanlığı ile Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni vak’a tablolarını link veren Almanya Dışişleri Bakanlığı, daha önce “risk bölgesi” ilân ettiği Türkiye’yi günlük vak’a sayısının 55 binin üzerine çıkmasıyla “yüksek insidans bölgesi,” “enfeksiyon riskinin yüksek olduğu ülkeler” listesine dahil etmiş. Vatandaşlarının Türkiye’ye “zorunlu olmayan, turistik amaçlı seyahatlerden” kaçınması uyarısını yenileyip sürdürüyor. 

Bütün ikazlara rağmen iktidar partisinin inadına lebâleb kongrelerinin ve on yedi bin kişinin katıldığı tıklım tıklım büyük kongresinin ardından ilân edilen “kontrollü normalmeşme”den bu yana vak’aların 7 binden 55 bine çıkarak 10 kat artması, yoğun bakım servislerinde doluluk oranlarının yüzde 93’e varması ve vefat sayılarının 3 bin beş yüzü bulması vahameti ele veriyor. 

Sınırlı sayıda müşterinin bir araya geldiği lokantalar, kafeler kapalı, ama yüzlerce çalışanın iç içe yığıldığı fabrikalar, marketler açık. Hafta sonlarıyla hafta içi saat 21 ile 5 arasında dayatılan “gece sokağa çıkma yasağı”nın dışında hiçbir tedbir yok. Yasak saatinden önce evine yetişmek telâşıyla metroların, metrobüslerin, otobüslerin, minibüslerin, toplu taşıma araçlarının tıka basa dolduğu, trafiğin durduğu bu yasağın mantığı da şimdiye kadar izâh edilmiş değil. 

En son toplam vak’a sayısının 3 milyon 849 bini aşması, ağır hasta sayısının üç bine yaklaşması, vefatların 34 bine ulaşması vahameti su yüzüne çıkarıyor. Özetle, salgın kontrol altına alınmış değil. Yüksek risk devam ediyor. 

Bu arada Çinli yetkililerin, kendi aşılarını sorgulayıp alternatiflere yönelmeleri, 80 milyonluk ülkede on üç-on milyon aşının yapıldığı vartada tek aşıya bağlı kalmanın yanlışlığını ele veriyor. 

Bunun içindir ki konunun uzmanları, ekonomik ve sosyal destek verilerek dört, en az üç haftalık bir “tam kapanma”nın yapılması; sonrasında da -1 Haziran’dakine benzer birden tam açılmadan sakınarak- kademeli ve kontrollü açılmaya gidilmesi önerilerini sürdürüyorlar. 

Baştan beri susan ve doğrudan hiçbir açıklamada bulunmayan Bilim Kurulu’nun artık doğru bilgiler ve gerçek verilerle vaziyeti ortaya koyarak inisiyatifi ele alması gerektiğini belirtiyorlar. 

ARTIK ÇAĞRILARA KULAK VERİLMELİ

Gerçek şu ki bütün dünyada, özellikle demokratik ülkelerde salgın yönetimini siyasi iktidarlar / hükûmetler değil, doktorlardan / uzmanlardan oluşan bağımsız bilim kurulları yönetir. Veriler ve tedbirler kurulun temsilcilerince / sözcülerince açıklanır. Türkiye’de ise Bakanlığa bağlı Bilim Kurulu’nun esâmesi okunmuyor. Önerileri iktidardakilerce değiştirilerek duyuruluyor.

Bilim Kurulu’nun siyasi ihtiraslara âlet edildiğinden, tesbitlerinin kaale alınmadığından şikâyet eden ve “tam bir fırtınanın ortasındayız” diye yakınan bazı kurul üyelerinin “Tedbirleri arttırmak gerekiyordu, ama biz açıldık, durum kontrol altına alınsaydı bu vartaya varmazdı” serzenişleri durumu açığa çıkarıyor. 

Bu bakımdan ekonomiden eğitime, tarımdan sağlığa bütün alanlarda fiyaskoların yaşandığı “tek kişilik yönetim”in salgın yönetimindeki başarısızlığına dikkat çeken ana muhalefet liderinin, “Bilim Kurulumuz bir şahsın rehinidir. İşlerini yapamaz durumdalar; korkmayın, konuşun, yanınızdayız” çağrısı önemli. 

Okunma Sayısı: 1154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı