"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yahudilerin sırat köprüsü

07 Ocak 2023, Cumartesi 01:44
“Sırat köprüsü Zeytin Dağı ile Mescid-i Aksa arasında kurulacağına inanan Yahudiler, bu civarda bulunan yerden mezar alıyorlar. Onlar hemen hiç beklemeden köprüye girip yanlardan uzattıkları saçları veya sakallarından tutulup direk olarak cennete, hiç vakit kaybetmeden fırlatılacaklarmış. Ahirette oraların dümdüz olacağı akıllarına gelmemiş herhalde.''

Mahzun Mabed Mescid-i Aksa - 5
KUDÜS NOTLARI: HİKMET GÜNAYDIN - MEHMET NEZİR TANER

Rehberimiz burada bir dernek olduğunu ve yardım etmek isteyenler için buranın uygun bir yer olduğunu söyledi, yoksa bilinmeyen yerlerde yardımlarda İsrail’in eline geçiyormuş, sıkıntı çok maalesef. Biz de yardım edelim dedik, o zaman herkes parayı arkadaşımıza versin, içerisi biraz dar, makbuzları size gösteririz, dedi. Grup epeyce para verdi, içeride derneğin bürosunda teslim ettik. Şahit olsun diye yanıma iki kişi daha aldım. Makbuzlar hazırlanırken orada görevli olan diğer arkadaşa “İngilizce biliyor musun?” dedim. Evet, deyince “Cuma günü minberden Türkiye’deki Nur Talebelerinin selamını tüm cemaate hocanın söylemesini sağlayabilir misiniz?” dedim. “Elbette” dedi. O arada yanımda duran diğer görevli bana bir video gösterdi. Yardımda bulunan kişilere okul öğrencilerine Türkçe teşekkür ettirmişler, “böyle şeyler de yapıyoruz” dedi. Ben de numaramı verdim, “video olmasa da en azından selamın söylendiğini bildirmenizi isterim” dedim, tamam dediler. Ancak halen bir haber alamadık maalesef.


Zeytin Dağı Mescid-i Aksa’yı tam karşıdan görüyor, aradaki vadi Cehennem Vadisi.

Rehberimiz bizi çarşının sonuna kadar götürüp grubu orada toparladı ve “Yolda size bir şey söylemiştim. Başınızı yukarıya kaldırın. İşte sağ üstteki evlerde (400 hane) oturanlar Avrupa’dan getirilen Yahudiler. Ön kapıları arka kısımda, yani bizim olduğumuz Pazar onların arkasında kalıyor.” Baktık ki bir ağ gerilmiş Pazar boyunca, ağın üstü her türlü çöp ile dolu, plastik çöpler dahil. Güya medeni Avrupa’dan gelmişler, ama çöplerini Müslümanların üzerine, Pazar yerine turistlerin geldiğini de bilerek atıyorlar, öfkeli ve üzgün oradan ayrıldık.


Temptation dağındaki Manastırı aşağıdan gözlemliyoruz. Ayrıca deve turu yapan turistleri izledik.

Hz. Musa’nın makamında

İçimiz sızlayarak oradan ayrılıyoruz, sırada Hz. Musa’nın (as) makamı var. Deniz seviyesinden yaklaşık 400 metre daha aşağıda. Rehberimiz “basınç artacağından uykunuz gelebilir” dedi. Hakikaten otobüsümüz yolda süzülürken uyku bastırdı. Camiye varınca uyandık, abdest tazeledik rehberimizi dinledik, oradaki derneğe de bir miktar yardımda bulunduk, ikindi namazını orada kıldık. Bu arada bir yağmur başladı ki maşallah, çok şiddetli ve tam bir bereket. Etrafta ağaç ve yeşillik olmadığından her taraftan sel gibi sular aktı. Otobüsü hemen çıkışa yanaştırarak binebildik. Buradan Eriha şehrine yöneliyoruz. Şehrin altyapısı yağmur sularını kaldırmadığından şehir sular altında, arabalar zor ilerliyor. Şehir turunu otobüsten inmeden yaptık. Yanından geçerken Hişam’ın Sarayını görüyoruz. Temptation dağındaki Manastırı aşağıdan gözlemliyoruz. Burası çok kalabalık, özellikle Hıristiyanlar çok ziyaret ediyorlar. Alışveriş için bir merkez var. Dolayısıyla bir süre mola verildi. Diğer turistlerle tanıştık, deve turu yapanları izledik, bir de zeytin yağlı bir baharat (Zahtar) ikram ettiler, çok beğendim, ancak henüz Türkiye’de bulamadım. İlginçtir, Manastıra kadar teleferik yaptırmışlar, diğer turistler sıra bekliyor. Biz Lut Gölüne gideceğimiz için alışveriş molasından sonra yola çıkacağız.

Burada uzun alışveriş molasından sonra Lut Gölüne doğru yola çıktık. Epeyce yaklaştık, göl önümüzde görülüyor. Dünyanın en tuzlu gölü, diğer deniz ve okyanuslardan 10 kat daha fazla tuzlu. Göle dalamıyorsunuz, üzerinde yürüyebiliyorsunuz, oturup kitap okuyabiliyorsunuz. Lut (as) kavminin helak olduğu yer. Biraz sonra trafik tıkandı. Öğrendik ki yağmurdan sonra kaza olmuş yol kapalı, en erken 1,5-2 saatte açılır, diye polis bizi geri çevirdi, maalesef bu gölü göremedik.

Lut Gölü’ne gidemedik, 

Otobüsümüz hemen Kudüs’e yöneldi. Akşam namazı yolda oldu, ama otele varır varmaz biz hemen Mescid-i Aksa’ya yöneldik. Cemaatle akşam namazını kıldık, tesbihat ve ders sonrası yatsı namazını beklerken yanımızdaki arkadaşlar ile tanışalım dedik. Arkadaşlar Kayserili Türkler. İstanbul’dan geliyorlar. Bana seni hatırlıyorum, geçen akşam şeyh ile bir şeyler konuşuyordun, arkadaşın da video çekiyordu, dedi. “evet” dedim. Türkiye’den getirdiğimiz selamları Cuma hutbesinde cemaate söylemesini rica ettik, o da kabul etti, bakalım söyleyecek mi? Yarın anlarız dedik. Yatsı ezanı okundu, namaz ve tesbihat sonrası otelimizin yolunu tuttuk. Yemek çay ve muhabbet sonrasında odamıza çıktık, sabah en geç 10:30’da check out var, bir şey unutmamaya dikkat ederek valizlerimizi hazırladık ve istirahate çekildik.


Grubumuz ile birlikte Müslüman çarşısında alışveriş yaptık.

KUDÜS’TEYİZ

Sabah saat 04:00 kalkıyoruz, hemen sabah namazı için Mescid-i Aksa’ya gidiyoruz. Namazdan sonra tesbihat ve uzunca bir ders yapıyoruz. Bizim yakınımıza dört kişi geldiler oturdular, sohbet ediyorlar. İnternetten benim Ürdünlü komşu bir fotoğraf yayınlamıştı, bahane olarak onu gösterip tanışmak için fotoğrafın bir özelliği olup olmadığını sorduk. Yok, dedi. Sadece rakamlar yan yana gelmiş. Mesleğini sorduk, doktor, uzmanlığı radyoloji.

Dedik; bizim radyolog bir doktor kardeşimiz var, Türkiye’ye gelirsen seni tanıştırırız. Üstadı sorduk tanımıyor, tanıttık. Kendimizi ve Külliyatı anlattık. İslam aleminin problemlerinin sebep ve çözüm teklifleri orada var, dedik ve internetten kitapları bulup gösterdik. Özellikle Münazarat ve Hutbe-i Şamiye’yi mutlaka okumalısınız, dedik. O kardeşimiz de mutlaka okuyacağım, dedi. Bu kardeşimiz de orada tanışıp etkilendiğimiz ve dediğini yapacak gözüken ikinci kardeşimizdi.

OTELDEN AYRILIYORUZ

Namaz sonrası otele döndük. Valizlerimizi son bir kez kontrol ettik. Cuma namazı için hazırlandık, lobiye indik. Gruptan bazı arkadaşlar bizden önce hazırlanıp inmişler, erkenden check out yapıp valizleri resepsiyon görevlisinin gösterdiği ve kameranın sürekli takip ettiği bölgeye koyduk ve otobüsün gelmesini bekledik. Otobüse bindik ve Zeytin Dağı’na hareket ettik.

Zeytin Dağı Mescid-i Aksa’yı tam karşıdan görüyor, aradaki vadi Cehennem Vadisi. Yahudiler Sırat köprüsünün Zeytin Dağı ile Mescid-i Aksa arasında kurulacağına inanıyorlar. Bu konuda Hadis-i Şerif de var. Başta gördüğümüz 3. hadis işaret ediyor. Zeytin Dağı’ndan Mescid-i Aksa çok güzel gözüküyor, maşallah.

Mezarlık konusu

Yahudi mezarlığı ve çoğu henüz boş, satın alınmış, ölünce içine konacaklar. Fiyatları 1.000.000 Dolar ile 5.000.000 Dolar arasındaymış. Üzerlerindeki taşlar ise sağlığında kaç kez kendi mezarını ziyaret ettiğini gösteriyormuş. Mezarların bu kadar pahalı olmasının sebebi; Sırat köprüsü Zeytin Dağı ile Mescid-i Aksa arasında kurulacağı için hemen hiç beklemeden köprüye girip yanlardan uzattıkları saçları veya sakallarından tutulup direk olarak cennete hiç vakit kaybetmeden fırlatılmaları içinmiş. Ahirette oraların dümdüz olacağı akıllarına gelmemiş herhalde. Rehberimiz bize Sırat köprüsünün kurulacağı yeri ve Cehennem Vadisi’ni gösterdi (adı öyleymiş). Yahudi mezarlıkları bakımlı ve temiz, karşıda gözüken Müslüman mezarlıklarına pek bakım yapılmadığı gibi, yapılmasına da izin de verilmiyormuş. TİKA denen Türk kuruluşu bazı şeyler yapabiliyormuş, ama sınırlı kalıyormuş. Devamında İsa’nın (as) göğe yükseldiği kabul edilen tepeyi ziyaret ettik. Bize bedava, ama diğer dinlerin mensuplarına ancak bilet ile ziyaret yapmak mümkün, çok kalabalık. Daha sonra Rabia El-Adeviyye’nin makamını ziyaret ettik, çok derinde kalmış, yapılaşmadan dolayı herhalde. Daha sonra da Selman-ı Farisi’nin makamını ziyaret ettik, ilginç hikayesini dinledik. 

ZEYTİN DAĞINDAN KUDÜS’E GEÇİYORUZ

Zeytin Dağı’ndaki turu tamamladık, akşam yemeği için zaman ayrılmadığından yolda yemek için sandviç yaptırdık, yol arkadaşlarımıza da dağıtacak şekilde meyve alıp otobüse bindik.

Doğruca Mescid-i Aksa’nın yolunu tuttuk. Cuma namazı için erkenden ön tarafa yerleştik ve hutbeyi beklemeye başladık. Vakit oldu, Cuma namazını kıldık, hutbeyi dinledik, ama bizim selam ile ilgili bir şey duymadık, anlamadık ve hayırlısı olsun dedik. Otele döndük. Grup sayısı tamamlanınca valizleri otobüse yükleyip yola çıktık. Sırada Davut (as) makamı ve Kudüs’ün diğer kapılarının ziyareti var. Davut (as) makamı yüksekçe bir yerde, şu sıralar Yahudiler ibadet için aktif olarak kullanıyor, etrafında farklı kiliseler mevcut. İbadet edilen yerlere bizi almadılar, müze olarak kullanılan yerleri ziyaret ettik, bir kısım Müslüman mezarları var, ama çok bakımsız bir şekilde. 

DEVAM EDECEK

Okunma Sayısı: 3701
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı