Karar yazarı Taha Akyol, fon krizinin ardından Türkiye’nin “Gelişen Piyasalar”dan “Sınır Piyasalar” kategorisine düşme riskine dikkat çekerek, bunun ülke algısı açısından “çok büyük bir darbe” olacağını belirtti.
Fon depreminde siyasî bağlantılar araştırılsın - Fon soygunu nasıl işliyor? - Krizin faturasını kim ödeyecek?
Fon meselesinden geriye kalan asıl soru: Kim denetlemedi, kim korudu?
Karar yazarı Taha Akyol, “Borsada patlayan sorun” başlıklı yazısında gündemi değerlendirdi. Akyol, “Borsada, fon manipülasyonlarıyla cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu yaşandı. 1981-1982 arasındaki “Banker Krizi” ile mukayese ediliyor. Prof. Hakan Kara, YZ’ye sormuş. Banker krizinde batan varlık eksi 2.5 milyar dolarmış, Fon Piyasası krizinde eksi 27 milyar dolar! Fakat, bereket versin, kırk yılda ekonomi büyüdüğü için hasarın milli gelirdeki oranı yüzde 1.5’ta kalıyor. Banker krizindeki oranı yüzde 4-5 olmuştu” dedi.
“En büyük makro risklerden biri”
“Borsa yönünden riski, Türkiye ekonomisi uzmanı Timothy Ash, bir ay önce, 17 Ağustos’ta, BİST’teki hisse hareketleri ve manipülasyon iddialarının Türkiye ekonomisi açısından “en büyük makro risklerden biri” haline geldiği uyarısında bulunmuştu” diyen Akyol, şöyle devam etti: “Fon hareketlerine bir tür yön veren MSCI’ın (Morgan Stanley Capital International) adlı kuruluşun “Türkiye Gelişen Piyasalar’dan Sınır Piyasalar’a düşürmesi ülke algısı açısından çok büyük bir darbe olur” diyordu. MSCI’ya göre, Türkiye “Kasım sonuna kadar” gerekli kurumsal güveni sağlarsa bu açıdan sorun yok… Aksi halde, ağzımdan yel alsın.”
Kurumsal sıkıntılar borsada da ortaya çıktı
Bu konuları iyi bilen Prof. İsmail Tatlıoğlu’na sorduğunu söyleyen Akyol, Tatlıoğlu’nun cevabını şu şekilde aktardı: “Yabancı sermayenin borsadaki 41 milyar dolarlık varlığının düşmesi, döviz talebi demektir ve Türkiye’nin 4-5 yıldır yaptığı ve bedelini yüksek faizle ödediği sürecin boşa gitmesi demek olur. İkinci bir konu, Türkiye gelişen piyasalardan sınır piyasalara düşerse borsaya yabancı girişi anlamlı bir seviyeye çıkmaz. Sermaye piyasası maalesef sınıf düştü.” Akyol sözlerini “Temeldeki kurumsal sorunlar borsada da ortaya çıktı; güven, liyakat, denetim, denge. Hem de evrensel standartlarda” diyerek tamamladı.