Safî kalbi ve helâl lokma hassasiyetiyle Bediüzzaman’ın kalbini kazanan Mübarek Süleyman'ı vefatının 63. yıldönümünde
rahmetle yâd ediyoruz.
Risale-i Nur'da ismi ve bahsi geçen Mübarek Süleyman (Köse), 1898 yılında Barla’da dünyaya gelmiş ve 20 Ekim 1963 tarihinde ahirete intikal etmiştir. Barla’da yaşadığı sürgün yıllarında Bediüzzaman Said Nursî’nin mahalle komşusu olan Mübarek Süleyman, fakir bir ailenin en büyük oğludur. Kendisine ait yeterli arazisi olmadığından başkalarının işlerinde ücretle çalışarak geçimini sağlardı. Çok dürüst ve güvenilir biri olduğundan Barlalılar hep onu tercih ederdi.
Bu ekmek bize helâl olur mu?
Risale-i Nur’da 16. Mektup’ta Mübarek Süleyman’la ilgili şu hâdise anlatılır: Mübarek Süleyman Barla’daki Çam Dağı'nda Bediüzzaman'a misafir olur. Bir iki gün sonra yiyecek bir şeyleri kalmaz. Bir keramet eseri olarak katran ağacının dallarında onlara kocaman bir ekmek ikram edilir. Bediüzzaman Hazretleri Süleyman’a, “Süleyman müjde, Cenâb-ı Hak bize rızık verdi” deyince safî kalpli Süleyman, “Bu ekmek bize helâl olur mu Üstad’ım?” diye sorar. Bunun üzerine Bediüzzaman “Vay mübarek vay!..” der.1 Bu hadiseden sonra Süleyman’ın ismi “Mübarek Süleyman” olarak kalır. Yıllar sonra Bediüzzaman Hazretleri kendisini ziyarete gelen Barlalı misafirlere talebesi Süleyman’ı sormuş, Süleyman’ın Risale-i Nur’la iştigal ettiğini öğrenince “Onun bir zamanlar Çam Dağında söylediği bir söz vardı ki, o söz, (Bu ekmek bize helâl olur mu Üstad’ım?) onun on sene Risale yazmasından daha hayırlıdır” demiştir.
Mübarek Süleyman bir gün hastalanınca dostları, onu Isparta Devlet Hastanesine getirirler. Dört-beş gün sonra vefat eder. Cenazesini dostları alıp Doğancı Mezarlığına defnederler. Bugün kabrinin nerede olduğu kesin olarak bilinmemektedir. 2
Dipnot:
1- Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat, s. 111
2- Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor-VIII