Isparta’nın Uluborlu ilçesinde 1898 senesinde dünyaya gelen Ahmet Feyzi Kul Ağabey, Aydın’a bağlı Germencik ilçesinin Ortaklar Bucağı’nda ve İzmir’in Selçuk ilçesinin Çamlık Köyü’nde yaşamıştır.
Filistin’de başlayan gazilik
Ahmet Feyzi Kul, 1915’te İstanbul Darülmuallimîn’in son sınıfında talebe iken tahsilini yarıda bırakarak, ihtiyat subayı olarak Filistin cephesinde kıtaya sevk edilir. Savaşlarda yaralanıp İngilizlere esir düşer. Malta esir kampında kalır ve orada İngilizce öğrenir. 1919 esir mübadelesi kapsamında memleketine iade edilir. Kısa bir süre sonra da İstiklâl Savaşı’na katılır. Bu esnada sağ elinden giren kurşun elini deler geçer. Eli felçli kalır. Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesiyle “Gazi el” olur.
1340 senesinde (1924) Aydın vilayetinin Ortaklar Bucağına yerleşir. Ziraî ve ticarî işlerle meşgul olur. Fıtraten gayet zeki ve ilme meraklı bir insandır. Bediüzzaman’ın Barla’ya nefyedilmesi ve orada Risale-i Nurlar’ı telif etmeye başlamasıyla birlikte; Ahmet Feyzi Ağabey de Risale-i Nurlar’ı Milaslı Halil İbrahim vasıtası ile elde eder ve mütalâaya başlar. Risale-i Nurlar’ı inceden inceye tetkik eder. Risale-i Nurların kıymetini anlayınca, ticarî faaliyetleri ile birlikte bu imanî eserleri de bilhassa meraklı gençlere ulaştırma gayreti içinde olur.
Oruçluyken vefat etti
Ahmed Feyzi Kul, “Antalya’da, gurbette, oruçluyken vefat etmiştir. Teravihi cemaatle kılmış, gece sahura kalkmış, sabah namazını da kılmıştır. Öğleye kadar kalkmayınca bakmışlar ki çok hastadır. Orucunu bozdurmak istemişler ama o, orucunu bozmamış. Hastaneye kaldırılmış. 17 Ekim 1972’de Antalya’da Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Selçuk’a yakın bir köy olan Çamlık Kabristanı’na defnedilmiştir.