Bir varmış bir yokmuş Haylaz adında bir çocuk varmış. Kitap okumayı çok severmiş. Evde eline bir kitabı geçmiş. Üzerinde “Nur dede” yazıyormuş. Başlamış okumaya. Meğer kitap Nur dedenin hayatını anlatıyormuş. Haylaz Barla’yı çok merak etmeye başlamış. Bir gün babası ve annesi hadi bakalım Haylaz Barla yollarına düşüyoruz demiş. Valizleri hazırlamışlar ama Haylaz’ın unutmayacağı bir şey vardı, o da Nur dedenin kitabı. Yola çıkmışlar. Dere tepe gitmişler en sonunda Barla’ya varmışlar otele yerleşmişler. Sizce devamında neler yapmıştır?
Haylaz, Cennet bahçesi, Üstad’ın evi, Çınar ağacı ve Çam dağı olarak liste yaptı. Babasına listeyi gösterdi. Oğlunun liste yapması babasının hoşuna gitti. İstikamet Üstad’ın eviydi. Haylaz içeriye girip Risale okudu. Oradan çıkarak Çam Dağı'na gittiler. Haylaz, kesilen Çam ve Katran ağaçlarını ziyaret etti. Yerde sergilenen Çam ağacının gövdesine dokundu; Katran ağacının ise sadece yerini ziyaret etti. Kötü insanlar Çam ve Katran ağaçlarını kesmişlerdi. Çam ağacının gövdesi ise hâlâ sergilenmeye devam ediyordu. Oradan ayrıldılar. İstikamette Cennet bahçesi vardı. Üstad burada daha önceki talebelerine ders vermişti. Haylaz manzaraya doyamadı ve birkaç fotoğraf çekti. Otele geldiklerinde çok yorulmuşlardı. Ama güzel bir tatil geçirmişlerdi.