"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

27 Mayıs’lar olmasın

Faruk ÇAKIR
27 Mayıs 2019, Pazartesi
27 Mayıs 1960’daki darbenin üzerinden bunca yıl geçtiği halde o günlerde yaşanan zulüm ve haksızlıklarla tam olarak hesaplaşıldığı her halde söylenemez.

Darbecilerin yaptıkları ekseriyetle yanlarında kâr olarak  kaldığı için maalesef sonraki darbelere de zemin hazırlanmıştır.

Her 27 Mayıs geldiğinde kamuoyu yeni bilgilerle tanışıyor. Bu cümleden olarak 27 Mayıs 1960 darbesi sonrası cuntacılar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kontrol etmek için başkan yardımcılığına emekli bir asker getirerek, darbenin meşrû olduğu, halka âyet ve hadislerle faziletlerinin anlatılmasını istemiş. 

Başbakan Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ın idam edildiği 27 Mayıs darbesinin üzerinden 59 yıl geçti. O gün açılan yara bütün tedavi gayretlerine rağmen kanamaya devam ediyor. Çünkü 27 Mayıs darbesi sonraki darbelere de yuva olmuş, bahane olmuş ve örnek olmuştur.

Sonraki darbelerde olduğu gibi bu ilk askerî darbede de darbeciler Diyanet İşleri Başkanlığı’na müdahale etmiş. Arşiv belgelerinden derlenen bilgilere göre 27 Mayıs darbesinden sonra Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı görevine emekli Tuğgeneral Sadettin Evrin getirilmiş. Merhum Ömer Nasuhi Bilmen’i Diyanet İşleri Başkanlığı’na getiren darbeciler, Bilmen hocanın yapılan işlere onay vermemesi üzerine kısa süre sonra emekliye ayırmışlar.

Darbenin hemen ardından il ve ilçe müftülüklerine gönderilen 4 Haziran, 28 Temmuz ve 28 Eylül 1960 tarihli belgelerde “Vaaz ve hutbelerde 27 Mayıs inkılâbının taşıdığı büyük mananın halka ve köylüye kâfi derecede ve âyet-hadislere istinaden anlatılması” istenmiş. (AA, 26 Mayıs 2019)

Tamimde şu ifadeler yer almış: “Bugün; yurdumuzun en ücra köşesine kadar idareyi fiilen ele alıp millî menfaatlerimizi korumak için var kuvvetiyle çalışan hükümetimize destek olmanın dinî bir vecibe teşkil ettiğini, aksine hareketin dünyada ve ahirette mesuliyeti ve hüsranı mucip olacağını vaizlerimizin vaazlarında, hatiplerimizin hutbelerinde âyet ve hadislere istinaden halkımıza duyurmanın temini ve neticeden bilgi verilmesini ehemmiyetle rica ederim.”      

Kaynaklara göre bu emirler mülkî ve askerî yetkililer tarafından köy camilerine varıncaya kadar ısrarla takip edilerek ibadethanelerde darbe hükümetini destekleyici yönde vaazlar yaptırılıp hutbeler okutulmuş. 27 Mayıs 1960’dan örnek alan darbeciler, 12 Eylül 1980 darbesinde de benzer hareketlere girişmişti. Yazılı belgeler mutlaka vardır, ama o günlerde okunan ‘siyasî hutbeler’e bizzat şahit olanlardanız.

Maasef aradan bunca yıl geçtiği halde siyasetin camilerden ellerini çekmek istemediğini gösteren başka misaller de yaşanıyor. Oysa camiye, kışlaya ve okula siyasetin girmemesi çok mühim ve ilk bir o kadar da önemlidir, şarttır. Caminin, okulun ve kışlanın siyasete alet edilmesinde büyük vebal vardır. Ne edip etmeli ve bu mühim sınırı korumalıyız.

27 Mayıs zulmünün belgesi mahiyetindeki “Yassıada”nın imara açılarak tahrip edilmesi de maalesef günümüzde şahit olduğumuz yanlışlardan biridir. Yassıada imara açılmadan son iki yıl önce bu adaya gitmiş ve  burada yapılan toplantılara şahit olmuştuk. Artık 27 Mayıs zulmüne şahitlik eden o binalar yok. Yerine oteller, moteller yapılmış durumda. Yassıada’dan belki para kazanılacak, ama çok önemli ‘belge’ler ortadan kalkmış oldu. Konuşarak, tartışarak, muhasebe yaparak atılmayan adımlardan iyi neticeler çıkmadığını ne zaman kabul edeceğiz?

Bu vesileyle darbe sonrası göstermelik mahkeme kararlarıyla zulmen idam edilen Demokratları rahmetle yad ediyoruz. Mekânları Cennet olsun inşallah.

Okunma Sayısı: 1146
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı