"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitim iyi değilse sorumlusu kim?

Faruk ÇAKIR
14 Haziran 2022, Salı
Türk Eğitim Derneği, eğitimin toplum ile siyaset arasındaki ilişkide oynadığı rolü tanımlamak üzere “Siyasi Partilerin Eğitim Vaatlerinin Seçmen Tercihlerindeki Rolü Araştırması”nı gerçekleştirmiş.

Araştırma kapsamında 1950’den itibaren 90’a yakın seçim bildirgesi incelenerek, 70 yıllık tarihsel bir süreçte eğitim vaatlerinin genel eğilimleri ortaya konulmuş. Araştırmada, eğitimle ilgili vaatlerin “çok genel, popülist, yüzeysel ve belirsiz kaldığı” tespit edilmiş. Saha çalışmaları KONDA Araştırma ve Danışmanlık tarafından yapılan araştırma, Türkiye’deki seçmen nüfusunu temsil edecek 3 bin kişiyle gerçekleştirilmiş.

Araştırma verilerine göre toplumun yalnızca yüzde 17’si eğitim sisteminin iyi/çok iyi olduğunu düşünürken, toplumun yarısından fazlası ise eğitim siteminin kötü/çok kötü olduğunu, 18-24 yaş aralığındaki gençlerin yalnızca yüzde 7’si eğitim sisteminin iyi/çok iyi olduğunu, her 10 gençten en az 7’si ise eğitim sisteminin kötü/çok kötü olduğunu düşünüyormuş. 

Katılımcıların yüzde 34’ü aldığı eğitimin kendisine bir şey katmadığını belirtirken, eğitimin kendi çocuğuna bir şey katmayacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 16 olarak tespit edilmiş. Araştırma kapsamında her 10 kişiden 8’i ancak eğitim seviyesi yükselirse Türkiye’nin güçlü bir ülke olacağını düşünürken, her 3 kişiden 2’si para ve statü sahibi olmak için iyi bir eğitimin şart olduğunu ifade etmiş. 

Araştırma verilerine göre toplumun yüzde 93’ü, gençlerin ise yüzde 94’ü mesleki eğitimin güçlendirilmesini “çok önemli” bulmuş. Bu konularla ilgili verilen “mesleki eğitim güçlendirilecek”, “öğrenciler iş dünyasına hazırlanacak şekilde yetişecek”, “eleştirel düşünme, sorgulama ve problem çözme becerilerine sahip gençler yetiştirilecek”, “her öğrencinin teknoloji eğitimi alması sağlanacak” gibi vaatler toplumun ve gençlerin yüzde 90’ı tarafından çok önemli bulunmuş.

“Cehalet, fakirlik ve ihtilaf” üç büyük düşman olduğuna göre ve bu düşmanlardan cehaleti mağlup etmek için ‘iyi eğitim’ şart ise; bu meselenin çok daha ciddi olarak ele alınması icap etmez mi? Siyasetçi ve idarecilerin eğitim konusunda “güzel vaat”lerde bulunması ve sonrasında bu vaatlerini unutması Türkiye için büyük bir kayıp değil mi? Türkiye’yi idare edenler eğitim konusu gündeme geldiğinde “mesleki eğitim”e ağırlık vereceklerini vaat ederler. Aradan bunca yıl geçtiği halde ‘mesleki eğitim’ konusunda arzu edilen noktaya geldiğimizi kim söyleyebilir?

Mesleki eğitim yeterli değil, dil eğitimi zayıf, imam hatiplerden ‘ilahiyatçılar’ bile şikayetçi, üniversitelerden memnun olan yok... Peki, geriye ne kalıyor? Eğitimdeki her sahadan şikayetler yükseldiğine göre bu tablodan kim sorumlu? 

Eğitim konusu ne kadar çok tartışılsa o kadar faydalıdır. Konuşa konuşa, çalışa çalışa bu derde çare bulalım vesselam.

Okunma Sayısı: 1019
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı