"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eğitimdeki üzücü tablo

Faruk ÇAKIR
18 Temmuz 2019, Perşembe
Herkesin bildiği bir berber fıkrası vardır.

Berber koltuğuna oturan müşteri, “Saçlarımda beyaz var mı?” diye sormuş. Berber de, “Acele etme. Az sonra önüne dökülünce görürsün” cevabını vermiş. 

Bu misalde olduğu gibi eğitim ve benzeri meselelerdeki durumumuz da yapılan araştırma, inceleme ve ‘imtihan’larla ortaya çıkıyor. Bu neticelere bakmayıp temelsiz şekilde övünmeyi sürdürmek isteyen varsa kendi bilir...

Tabiî ki ölçme ve değerlendirme sadece Türkiye’de yapılmıyor. Her ülkenin kendisine has kriterleri, kabul ettiği ölçüler var. Buna ilâve olarak uluslar arası kabul gören ölçüler de bulunuyor. PISA olarak kısaltılan ‘Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’ da bunlardan biri. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından 1997’de geliştirilen bu uygulama uluslar arası çapta üç yılda bir 15 yaşındaki öğrencilerin başarısını ölçüyor. Bu ölçü ve kıstaslara göre ülkemizdeki eğitim tablosu iyi değil. 

Millî Eğitim Bakanlığı buna ilâve olarak ABİDE olarak kısaltılan bir araştırma yapıyor ve bu araştırmanın neticelerinde de sürpriz yok. Yerli PISA olarak adlandırılan ABİDE araştırmasının neticeleri de eğitimdeki tablo hakkında umut vermiyor: Ülkemizde öğrenciler okuduğunu anlamıyor.

Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirmesi (ABİDE) adlı çalışma, Türkiye genelinde dördüncü ve sekizinci sınıf öğrencilerine yönelik olarak 81 ilde, bin 230 okulda toplam 116 bin sınıf öğrencisine yönelik olarak gerçekleştirilmiş. Bakınız, ne güzel bir kısaltma, isim bulmuşuz: ABİDE. Keşke isim bulmaktaki maharetimizi problem çözmekte de sergileyebilseydik. Hatırlanacak olursa daha önce de FATİH projesi başlatılmıştı. Neydi FATİH?: Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi Projesi. Peki hedefine ulaştı mı? Cevabını eğitimciler versin...

Neyse, ABİDE’nin (Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirmesi) sonuçlarına göre öğrenciler en temel becerilerde yetersiz, dört işlem yapamaz ve okuduklarını anlayamaz durumdaymış. Üstelik öğrencilerin başarısızlığı ilkokulda başlıyor ve ilerleyen sınıflarda da giderek artıyormuş. İlgili raporda ayrıca Türkçe testinde öğrencilerin yüzde 1,6’sı, matematikte yüzde 16,4’ü, fen bilimlerinde 9,4’ü, sosyal bilgilerdeyse 4,4’ünün temel altı düzeyde olduğu görülmüş. Rakamlar, ABİDE’nin sonuçları ile PISA’nın örtüştüğünü de göstermiş.

New York Üniversitesi’nde çalışan Prof. Dr. Selçuk Şirin’e göre Türkiye’de öğrencilerin en büyük derdi kendi anadilinde okuduğunu anlayamamak. Şirin, okuduğunu anlama becerisinin diğer bütün derslerin de kaynağı olduğunu söylemiş. Prof. Dr. Şirin, “Çocuklara bu beceriyi kazandıramazsak ne teknoloji üretebilir, ne de herhangi bir alanda başarılı olabiliriz” tesbitini yapmış. (dw.com.tr, 14 Temmuz 2019)

Şirin’e göre dert şu: “Diğer ülkelerde ebeveynler, henüz iki yaşındayken çocuklarının eline kalem ve kitap veriyor. Türkiye’deyse her yıl bir milyon 200 bin çocuk dünyaya geliyor. Bu çocuklardan yalnızca 200 bininin evinde kitap var. Geriye kalan bir milyon çocuk ancak ilkokul birinci sınıfa başladığında kitapla tanışıyor. Asıl müfredat hayattır. Kitap okuyanların ödüllendirildiği bir toplum olsaydık, sonuçlar da böyle çıkmazdı.”

Başka pek çok tesbit de yapılabilir, ama maalesef ‘kitap dostu olmadığımız’ her halde tartışılmaz. Eline kitap alan çocuklara “Fazla okuma, kafayı yersin” diyen bir anlayışla bir yere varabilir miyiz? Ya da evinde kütüphane olanlara “Boşuna yer kaplamış, bunları eskiciye versene!” demenin makbul olduğu bir cemiyette bu üzücü tablo değişebilir mi?

Okunma Sayısı: 1303
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı