"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Pusulamız hukuk mu?

Faruk ÇAKIR
03 Temmuz 2026, Cuma
Dünyadaki gelişmeler pusula ve hatta parolanın “hukuk” olması gerektiğini gösteriyor. Her ne kadar bir süreliğine “hukuk tanımayan idareciler”in dedikleri hayata geçmiş olsa da uzun dönemde dünya barışının yolu “hak, hukuk ve adalet” yolundan geçer.

Kendi içinde tartışmalar yaşanmakla birlikte Avrupa Birliği idarecileri de mecburen “hukuk” hatırlatması yapmak durumunda kalıyorlar. Elbette Avrupa Birliği de yekpare ve tek bir düşünce ile temsil edilmiyor. Ancak tartışmaların neticesinde çarenin hukukta olduğunu gelişmeler de tasdik etmiş durumda.

İrlanda Başbakanı Micheal Martin ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, İrlanda’nın başkenti Dublin’de ortak basın toplantısı düzenlemişler ve yine “uluslararası hukuk” hatırlatması yapma ihtiyacı hissetmişler. İrlanda Başbakanı Micheal Martin, “Bölgemizin istikrar ve refahının avantajlarını yaymak istiyoruz. AB’nin küresel bir aktör olarak rolünü, Orta Doğu’da kalıcı barış ve istikrara destek için aktif katılım sağlayacak şekilde güçlendirmek istiyoruz” derken; AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, “Avrupa’nın değerleri ve güvenliği, bugün zorlu küresel jeopolitik koşullar altında ciddî bir sınavdan geçiyor. Ancak AB, bu çetin sularda yol alırken elinde net bir pusula var, uluslararası hukuk. Ayrıca çok taraflılık ve kurallara dayalı uluslararası düzen konusunda da açık bir yol haritasına sahip” demiş. (AA, 1 Temmuz 2026)

Hatırlanacağı üzere Avrupa Birliği içinde de çok ciddi tartışmalar yaşanıyor. Hatta İngiltere bu tartışmalarda öncü oldu ve nihayetinde birlikte ayrıldı. O günlerde AB’nin tamamen dağılma ihtimalinden de bahsediliyordu. Fakat AB üyeleri kendi içlerinde çok ciddi iç tartışmalar yaşasa da Avrupa Birliği’nin ayakta tutmayı başardılar. Hatta yeni yeni üye ülkelerin AB’ye katılmasına da şahit oluyoruz. Bunca tartışmaya rağmen birliğin muhafaza edilmesi her halde AB Konseyi Başkanı Antonio Costa’nın ifade ettiği üzere “hukuk temelli bakış açısı” olsa gerek. AB içinde yaşanan tartışmalar başka birliklerde meydana gelse muhtemeldir ki o birlikler parçalanabilirdi. 

Sadece bu bile Türkiye’nin de yönünü ve pusulasını “hak, hukuk ve adalet”ten yöne çevirmesi gerektiğini göstermez mi? Pusula hukuk olursa pek çok sıkıntıyı aşmak mümkün olur. 

Türkiye’yi idare edenlerin bu tartışmasız gerçeği görmesi ve ona göre iş tutmalarında fayda var. Hukuk ve adaletten ne kadar uzaklaşılırsa krizler de o nispette büyür ve derinleşir. 

Pusulamız ve parolamız “hukuk” olmak zorunda, vesselam. 

Okunma Sayısı: 188
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı