"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emekli mi, dertli mi?

Faruk ÇAKIR
02 Temmuz 2026, Perşembe
Ülkemiz öyle bir hâle geldi ki sadece emekliler değil, çalışanlar da geçim zorluğu çekiyor.

Türk-İş’in Haziran ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin liraya, yoksulluk sınırı ise 116 bin liraya yükselmiş durumda. Böyle bir tablo karşısında asgarî ücretle çalışan ya da emekli olanlar rahat bir şekilde geçimlerini temin edebilirler mi?

Memur ve emeklileri temsil eden kuruluşlar yaptıkları açıklamada şöyle demişler: “Emeklilere hak ettikleri değeri göstermek toplumun tüm kesimlerinin ve karar alıcıların ahlâkî ve vicdanî sorumluluğudur. Bugün geldiğimiz noktada, hayatın her anında hissedilen ekonomik krizin ve derinleşen gelir adaletsizliğinin en büyük yükünü emeklilerimiz taşımaktadır. Emeklilere ve emeklilik sistemine yönelik atmaktan kaçınılan her adım, izahı mümkün olmayan sorunlar ve adaletsizlikler meydana getirmiştir.”

Emekliye geçinebileceği “insanî bir maaş” vermekten uzak duran idarecilere göre “bütçe imkanları” maaşlara zam yapmaya müsaade etmiyor. Acaba bu beyan doğru mudur? Başka pek çok iş için para ve imkân bulan idareciler, sıra emekli maaşlarına ya da asgarî ücrete geldiğinde niçin para bulamıyorlar?

Mesele tercih meselesidir. Türkiye’yi idare edenler samimî olarak isteseler hem emeklilere hem de asgarî ücretle geçinenlere yeni imkanlar sunabilirler. Faize ve faizcilere milyarlarca dolar ayıranlar, sıra emekli maaşlarına gelince nasıl para bulamazlar? Türkiye israfı bir miktar önlese, faizcilere verdiği parayı biraz kıssa; emeklileri memnun edecek maaş zamlarını yapabilir.

Ülkemiz umumî anlamda her geçen yıl daha zengin olduğuna göre, niçin emeklilere daha az pay ayırıyor? 20 ya da 30 yıl önce emekli olanlar çok daha iyi imkanlarda yaşayabildikleri halde bugün aynı şartlar niçin sağlanamıyor? Demek ki paralar ve imkanlar emeklilere değil, başkalarına aktarılıyor. 

Emeklilerle ilgili meseleler gündeme geldiğinde hemen “erken emeklilik sistemi”ni suçlayıp sorumluluktan kurtulmak mümkün mü? Tabiî ki “erken emeklilik” olmasın ama mesele sadece bununla sınırlı değil ki! Hem “erken emeklilik” madem kötüydü, Türkiye’yi idare edenler niçin bile bile bu yanlışa imza attılar? 

Sistemin düzelmesi için ilk yapılması gereken iş, israfa ve faiz batağını kurutmak olmalıdır. Faizcilere verilen paralar emeklilere ya da acil ihtiyaç duyulan başka alanlara harcanmış olsa Türkiye çok daha huzurlu ve çok daha zengin bir ülke olabilir. Bunu elbette Türkiye’yi idare edenler de bilir ama faizcilerden kısmak oy getirmediği için bu yol tercih edilmez.

Emeklilerin dertlerine çare bulmanın idarecilerin ilk vazifesi olduğu unutulmasın...

Okunma Sayısı: 134
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı