"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Güvenin sarsılması çok feci

Faruk ÇAKIR
28 Kasım 2020, Cumartesi
Gerçekleri bilmek ve kabul etmek kısa dönemde ‘rahatsız’ edici olsa da uzun dönem için faydalı ve gereklidir. Aksi halde ‘hayal dünyası’nda yaşamaya devam ederiz ve sonunda ağır bedeller öderiz, Allah muhafaza etsin.

Türkiye’yi idare edenler ne hikmetse gerçeklerin bilinmesini arzu etmiyorlar. Gerek eğitim, gerek ekonomi ya da başka sahalarda onlarca belki de yüzlerce problemle karşı karşıyayız. “Ülkemizin şu problemleri var, çare arayalım” denildiğinde çoğunlukla, “Hayır, hiç bir problemimiz yok. Dertler geride kaldı. Her şey yolunda. Aksini iddia eden ve söyleyenler ‘dış mihrak’ların oyununa geliyor” diye cevap verirler. Elbette sadece böyle cevap verseler yine de iyi. Çok daha ağır ifade ve ithamlarla dertlerini dile getirenlere kızgınlıklarını sıralamaktan geri durmuyorlar.

Enflasyondan eğitime, dış politikadan sanayiye velhasıl her konuda açıklanan rakamların inandırıcılığı kaldı mı? En çarpıcı olan, virüs salgını sonrası yaşananlar oldu. Virüs salgınının başlangıç tarihinin geç açıklandığını söyleyenler de oldu. Sonrasında açıklanan her rakam ihtiyatla karşılandı ve inandırıcı olmadı. Bu noktada o kadar yanlış politika izlendi ki tek başına bu bile idarecilerin güvenilirliğini berhava etti. 

Salgınla ilgili açıklanan rakamlar hep şüphe ile karşılandı. Bu da yetmedi, salgına karşı bütün dünyanın ‘mağlûp’ olduğu ve ülkemizin ise ‘başarı tarihi’ne imza attığı anlatıldı.  

“Onlar öldü, hastalarına bakamıyorlar. Biz dünyada lider olduk. Hem hasta sayımız az hem de tedavide çok iyiyiz” benzeri sözler sarf edildi. Kontrol altındaki medya da bu sözleri cilâlayıp millete sundu. 

Uzmanların aksi yöndeki beyanları ve uyarıları maalesef dikkate alınmadı. Hasta ve ölü sayılarının tam olarak açıklanmadığını söyleyenler ‘hain’likle itham edildi ve gele gele durumun vahameti ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı’nın son günlerde açıkladığı rakamlar, önceki rakamların inandırıcılığını sarstı. Virüs bulaşan hasta sayısı, ağır hasta  sayısı ya da benzeri ifadelerle şimdiye kadar gerçek tablonun perdelendiği kanaatini doğruladı. Allah muhafaza etsin, artık günlük 30 bin civarında hasta sayısından bahsediliyor ki çok sıkı tedbirlere müracaat edilmesi ve bunlara uyulma noktasında da milletin ikna edilmesi icap ediyor.

Peki bu kadar farklı tablolar çizen ve millete gerçekleri anlatmayan idarecilerin ortaya çıkan neticeden sorumlulukları yok mu? En başta bilgiler tam olarak ilân edilseydi ve işin zorluğu millete anlatılsaydı çok daha isabetli olmaz mıydı?

Şunu da unutmayalım ki karşı karşıya olduğumuz mesele bir salgın hastalık. Bunun sağı, solu, ortası, yerlisi, yabancısı, başkası, muhalefeti olmaz. Neticede bu bir hastalık ve bütün insanlık bundan zarar görüyor. Bu salgınla mücadele için bütün insanlık, ‘dünya köyü’nde yaşayanlar olarak birlikte tedbir alıp birlikte mücadele edilebilir.

İnşallah idareciler bu husustaki hatalarını anlar ve gerçeklerle yüzleşir. Tehlikeyi görelim ve el ele vererek insanlığı bu salgından kurtaralım inşallah. Bu vesileyle vefat edenlere de Allah’dan rahmet ve mağfiret dileyerek; tedbire ve tekbire devam edelim inşallah.

Okunma Sayısı: 1827
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı