"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İBB’ye teklifler ve talepler

Faruk ÇAKIR
07 Ocak 2022, Cuma
Büyük şehirlerin derdi bitmez, ancak iyi çalışılırsa sıkıntılar nispeten azaltılabilir.

Bazı işler var ki çok az para ile, bazıları parasız da yapılabilir. Milletin istek ve taleplerini dinlemek, dikkate almak ve mümkün olanları yapmak zor olmasa gerek. Atılacak bazı küçük adımlar pek çok sıkıntıyı sona erdirebilir.

Hep konuşulur, ama pek de yapıldığına şahit olmayız. İdarecilerin, vatandaşın yaşadığı sıkıntıları bilmeden ve görmeden çare bulmaları mümkün değil. Meselâ, İstanbul’da yaşayan ve elinde ‘yetki’ olan biri idareci eğer belli aralıklarla metroya, metrobüse, otobüse binmiyorsa buralarda yaşanan zorlukları bilemez ve dolayısıyla çare de bulamaz. Çünkü en başta yaşanan sıkıntılardan haberi olmaz. Bu bakımdan ‘tebdil-i kıyafet’ yaparak halkın içine girmekte fayda var. Bu durum bütün belediyeler için geçerli olduğu gibi, bakanlar ve yüksek bürokratlar için de geçerlidir. Tabiî ki aynı şey sivil toplum kuruluşu, vakıf ve dernekler için de söylenebilir. Daha doğrusu Türkiye’nin sıkıntıları hakkında konuşan ve konuşmak isteyen herkes, gerçek hayatta neler yaşandığını görmek ve bilmek durumundadır. Bunun yolu da sıkıntıların yaşandığı yerleri görmekten geçer. Yoksa ‘camlı köşk’lerde yaşayıp, özel arabalarla evden işe gidenlerin; vatandaşın çektiği sıkıntıları bilmesi ve tahmin etmesi mümkün değil. 

Bu vesileyle İstanbul’daki bir günlük gezi sonrası karşılaştığımız bazı sıkıntıları ilgililerin dikkatine getirip, yetkili olanların çözüm bulmasını talep edeceğiz. Problemlerin çözümü İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ya da ilçe belediyelerinin yetki alanında olabilir, ona da idareciler karar verir.

Ulaşımın pahalı olması dışında şöyle bir problem daha var: Metro, metrobüs ve otobüsler birbirine arzu edilen nispette ve kolaylıkta entegre değil. Bir metrobüs durağında inip metro durağına geçmek isterseniz belki de 10 dakika yürümeniz gerekecek. Bu durakları birbirine çok yakın ve hatta ‘iç içe’ yapmak mümkün değil miydi? Elbette bütün duraklar birbirine yakın olmayabilir, ama en azından ‘aktarma’ yeri olarak tesbit edilen noktalarda bu yakınlık temin edilemez miydi? Meselâ, Uzunçayır Metrobüs durağından Kartal yönüne geçecek metroya kavuşmak için en iyi ihtimalle 15 dakika yürümeniz gerekir. Bu mu aktarma, bu mu entegrasyon?

Çok kolay bir çaresi olduğu halde, nedense sürüncemede bırakılan bir başka konu da ‘yetersiz akbil’ meselesi... Üç arkadaş otobüs ya da metrobüse binmek istediniz. Birinin ‘akbil’inde yeterli bakiye olmadığını düşünün. Bin bir türlü zorluk. İstanbul’daki ‘akbil’lere internet üzerinden niçin anında ‘kontür/para’ yüklenemez? Evet, ‘talimat’la bunu yapmak mümkün, ama o da tam istenen faydayı sağlamıyor. Çünkü bu defa ‘talimat’ı yüklemek için ‘makina’yı bulmanız lâzım ve onlar da zaten ekseriyetle duraklarda. Oysa bunu yapabilen belediyeler var. Yıllar önce Antalya Belediyesi’nin bu uygulamayı hayata geçirdiğini görmüştük. ‘Akbil’inizde para kalmayınca cep bankacılığı yoluyla hemen para yatırmanız mümkün oluyordu. Türkiye’nin en büyük şehri İstanbul’da bu niçin olmasın? Ayrıca, ‘kontür’ü bitenlere bir ya da iki defa geçiş hakkı verilse ne olur? Bir sonraki para yüklemede bu tahsil edilse olmaz mı? Zaten ‘akbil’ alan bu kart için ‘depozito’ ödemiş olmuyor mu? Hiçbir şey yapılamazsa, bu geçişler ‘depozito’ya bile sayılabilir. Velhasıl otobüs ve benzeri yolculuklar için ‘yetersiz bakiye’ uyarısını sona erdirecek bir çözüm bulunmalı.

Bu arada bunca hatırlatmaya rağmen ağaçlara sahip çıkmadığımız ve onları bir bakıma ‘boğduğumuz’ görülüyor. İstanbul’daki bütün ağaçların etrafını açmak, onların nefes almasını sağlamak çok mu zor? Bu mühim iş niçin yapılmaz? Yüzlerce ve binlerce ağaç, etrafına çok yakın dökülen betonlar sebebiyle yaralanmış durumda. Bu iş en başta İBB’nin vazifesi değil mi?

Sevindirici bir haber olarak, geçmiş günlere nispetle daha çok ‘akan çeşme’ gördüğümüzü (Meselâ, Eyüp Sultan’da) ifade edebiliriz. Tabiî ki hedef her çeşmeden içilebilir suyun akmasıdır. Bunu yapana kadar hatırlatmaya devam...

Eh, bir günlük seyahatten bu kadar serzeniş yeter. Bu basit tekliflerin dikkate alınmasını ve gereğinin yapılmasını başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bütün ilgililerden bekliyoruz.

Okunma Sayısı: 857
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı