"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meclise dilekçe yazmak

Faruk ÇAKIR
05 Ekim 2021, Salı
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önemini anlatmaya her halde ihtiyaç yoktur. Ancak yeni sistemde TBMM’nin pek çok konuda devre dışı kaldığı ve Türkiye’nin meselelerinin etraflıca konuşulup tartışılamadığı da bir gerçek.

Meclisin mümkün olduğu kadar verimli çalışması ve yine mümkün olduğu kadar her konuda konuşması, tartışması ve öylece karar vermesi beklenir. Ancak bunun yapılabildiğini kim söyleyebilir? Türkiye’yi idare edenler güya işlerin hızlı ilerlemesini temin için, milletvekillerinin TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşma sürelerini iyice kıstığı ve elden gelse hiç konuşturmak istemediği anlaşılıyor. Evet, işlerin hızlı ilerlemesini herkes ister, ama hızlı olacak diye yanlış yapılması istenir mi? Türkiye’nin meseleleri TBMM’de etraflıca konuşulmayacaksa başka nerede konuşulabilir ki? 

Meclisin bir fonksiyonu da milletin talep ve tercihlerine kulak vermesi, onları dinlemesi ve dertlerine çare bulmasıdır. Bunun bir yolu da TBMM’ye dilekçe yazmaktan geçer. Bunun için “TBMM Dilekçe Komisyonu” vardır. Böyle bir komisyon vardır, ama bu komisyondan vatandaşın ne kadar haberi var o ayrı bir mesele. Daha doğrusu haberi olup olmaması değil, “Bu komisyon benim derdime çare bulur” diye düşünen kaç kişi çıkar? Esasında tam aksi olmalı ve TBMM Dilekçe Komisyonu’na günde belki de yüzlerce dilekçe yazılabilmelidir.

Gazetelere yansıyan haberlere göre “TBMM Dilekçe Komisyonu”na 27. Dönem 4 Yasama yılında 4 bin 916 dilekçe gönderilmiş. Yani yılda bin dilekçeden biraz fazla. Elbette 80 milyonluk Türkiye’yi temsil eden TBMM’ye bu kadar dilekçe gönderilmiş olması yeterli değildir. Türkiye’yi idare edenler esasında bunu da düşünmeli ve hesabını yapmalıdır. Acaba milletin derdi ve talebi mi kalmamış, yoksa TBMM’den dertlerine çözüm bulma umudu mu kesilmiş?

Tek sevindirici olan, vatandaşın ağırlıklı olarak meclisten; adalet, güvenlik ile kişisel özgürlük ve hak talebinde bulunmuş olmasıdır. Aynı habere göre en çok başvuru İstanbul’dan, en az başvuru ise Tunceli’den gerçekleştirilmiş. Meclis’deki 4 yasama yılında komisyonda bulunan dilekçelerin 4 bin 500’ü karara bağlanarak gerekli işlemler yapılırken bin 717 dilekçeyle ilgili inceleme süreçleri  ise devam ediyormuş.

Keşke işler düzenli olsa, kimse haksızlığa uğrayıp mağdur olmasa ve TBMM’ye müracaata ihtiyaç duyulmasa. Fakat Türkiye gerçeklerini göz önüne aldığımızda pek çok konuda vatandaşın mağdur edildiğini biliyoruz. Dolayısıyla TBMM’nin bir hak arama yeri olarak görülmesi isabetlidir. TBMM Dilekçe Komisyonu’na yapılan müracaatların ekseriyetinin hak, hukuk ve adalet konulu olması aynı zamanda bu sahalardaki sıkıntıları gündeme getirmiş oluyor.

TBMM ile vatandaşın çok daha yakından irtibatlı olmasında sayılamayacak kadar fayda vardır. Bunun bir yolu da, milletvekillerinin sadece seçim zamanlarında değil, seçimsiz zamanlarda da vatandaşın ayağına gitmesinden geçer. TBMM ve milletvekilleri buna ne kadar dikkat ederse Türkiye ve millet kazanır. Milletin vekillerinin Türkiye’de yaşananlardan daha yakinen haberdar olması için TBMM Dilekçe Komisyonu’na günde belki de bin dikekçe gitse yedir ve gitmelidir. Aksi halde TBMM milletin yaşadığı sıkıntılardan haberdar olamaz vesselâm.

Okunma Sayısı: 948
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı