"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ne zamandan beri karşısınız?

Faruk ÇAKIR
15 Eylül 2020, Salı
Askerî darbelerin zararlarını anlatmakla bitiremeyiz.

Gerek 27 Mayıs 1960 ve gerekse 12 Eylül 1980 darbelerinin Türkiye’ye verdiği zarar, aradan yıllar geçmesine rağmen ortadan kaldırılamamıştır. Elbette arada verilen muhtıralar ve ‘post modern müdahaleler’ de unutulmamalı. 

Adı sanı ne olursa olsun, kim yaparsa yapsın bütün darbelere, öncesinden ve ilk günden itibaren itiraz edilmesi icap eder. Yoksa, darbe yapıldığı gün, yapıldığı ay, yapıldığı yıl darbecileri alkışlayıp aradan yıllar geçtikten sonra “Ben de darbecilere karşıyım” demek geç kalmış bir tepki olur ve oluyor.

İlk bakışta ‘kansız darbe’ olduğu söylenen 12 Eylül 1980’in sosyal ve siyasî hayatta açtığı yaraları, ‘idam’ ettiği değerleri iyi tahlil etmek icap eder. Aradan 40 yıl geçtiği halde o gün açılan yaralardan bugün bile tedavi edilememiş olması her halde dikkat çekicidir.

Geç de olsa 27 Mayıs ve 12 Eylül darbelerine karşı çıkanların sayısının artması elbette sevindiricidir. Hatta, 27 Mayıs’ı ve 12 Eylül’ü yapıldığı gün alkışlayan ve şimdilerde milletten özür dileyenler oluyor. Elbette bu pişmanlık da takdire şayandır. Ancak bazılarının ucuz kahramanlık yapması da dikkat çekici. Bu bakımdan aradan 40 yıl geçtikten sonra demokrasi havarisi fotoğrafı verenlere, “12 Eylül’e ne zamandan beri karşısınız?” sorusunu sormak da her halde haklı bir sorudur. Yaşı müsait olan herkes bu soruya muhatap sayılır. 27 Mayıs’ta da muhtemelen öyle olmuştur, ama 12 Eylül  1980’de gördüğümüz tablo bugün darbeye karşı olduklarını söyleyenlerin büyük ekseriyeti o gün ihtilâlcileri alkışlıyordu. Hatta öyle ki darbecilerin aleyhinde konuşmak, onları eleştirmek, yaptıkları icraatların hak, hukuk ve adalet dışı olduğunu söylemek cesaret işiydi.

Hatadan dönmek elbette fazilettir, ama samimî olarak hatadan dönüldüğü bile şüphelidir. 12 Eylül 1980 darbesine imza atanların gerçek anlamda yargılanmaması ve hak ettikleri cezaları almaması biraz da buna bağlıdır. Darbeciler yıllar yılı TV’lere çıkıp, “Bizim hazırladığımız anayasa halkın yüzde 90’dan fazlasının oyunu aldı. Biz haklıydık. Millet bizi destekledi” demedi mi? Kaç kişi ya da kaç milyon kişi bu beyanlara karşı çıkıp itiraz edebildi? Darbecilere bu ‘desteği’ verenlerin millete karşı bir özür borcu yok mu?

Darbeleri kalıcı olarak engellemenin yolu, darbecilere darbe yapmayı dahi düşündürmeyecek bir kararlılık icap ettirir. Darbe yapıp milletin önüne anayasa koyan bir ekip, yüzde 90 destek aldıktan sonra darbeci gelenek önlenebilir mi? Kolay zamanda değil, zor zamanda darbelere ve darbecilere karşı çıkmanın çok daha önemli olduğu unutulmamalı.

Acaba 12 Eylül’ün üzerinden 40 yıl geçtikten sonra ‘darbelere karşı omuz omuza’ diyenler 12 Eylül’den gerekli ibret ve dersleri almış mıdır? Ne yazık ki buna evet demek kolay  değil. Çünkü bir yerde haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlik varsa ve orada bu yanlışlara itiraz edenler yoksa ya da yeterli sayıda değilse ibret ve ders alınmadığı anlamına gelir.

Unutmayalım: Haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, adam kayırma, işlerin ehline verilmemesi de bir çeşit ‘darbe’dir ve bunlara da kararlı bir şekilde itiraz edilmelidir. 12 Eylül’ün üzerinden 40 yıl geçtikten sonra ‘Demokrat fotoğraf’ verenlere hatırlatmak lâzım: Bugün devam eden haksız, hukuksuz, adaletsiz uygulamalara itiraz için icraatların üzerinden bir 40 yıl daha geçmesini mi bekleyeceksiniz?

Okunma Sayısı: 1575
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı