"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasetin rüzgârı

Faruk ÇAKIR
19 Kasım 2020, Perşembe
Türkiye yeniden ‘ekonomi ve hukuk reformu’ vaadlerini tartışıyor. Bu tartışmaların ‘siyasette bir gün uzundur’ tesbitini yeniden tasdik etmekten başka bir anlamı var mı? Meselâ, 10 gün önce gündemde olmayan böyle bir konu ne oldu da birden gündemi meşgul etmeye başladı? Evet, siyasette bir gün uzundur. Hele ülkemizde çok çok uzundur.

Ülkemiz en nihayet ve tabiî ki inşallah hukuka, adalete ve liyakate dönecektir. Belki aksini düşününler de vardır, ama bu dönüş hem milletin hem de devletin menfaatinedir. Adaletin hükmettiği bir devletin ‘temel’i sağlam olmuş olmaz mı? Sağlam temelli olmanın kime ne zararı olur?

Kamuoyu, bu vaadlerin çok da gerçekli olmadığını düşünüyor. Çünkü şimdi ‘reform’ diye önümüze getirilmeye çalışılan uygulamaların bir kısmı daha önce zaten vardı ve şimdiki iktidar bunları ‘lüks’ görüp kaldırdı ya da değiştirdi. Bu noktada da kimseyi dinlemediler. O kadar dinlemediler ki, beraber siyaset yaptıkları bakanları da, başbakanları da ve hatta bir dönem cumhurbaşkanlığı yapan isimleri de dinlemediler.  Sadece onlar mı? Kendi medyalarında yazan çizen insaf ehli gazetecileri, ilim adamları ve STK temsilcileri de dinlemediler. Bunca dinlemediklerinin yanında elbette ‘dinledikleri’ de oldu, ama onlar da risk alıp hakikati söyleyenler değil, çoğunlukla siyasetin rüzgârına göre yelken açanlar oldu. 

Bu süreçte hukuk sisteminin de iyi bir imtihan vermediği her halde tartışma götürmez. TCK’nın mimarlarından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Sözüer’in tesbiti dikkat çekici. Prof. Dr. Sözüer özetle şöyle demiş:

“Türk siyasî tarihi ve hukuk tarihi anayasanın değersizleştirildiği birçok örnekle doludur. (...) Siyasî boyutlu dâvâlarda, yargı mensuplarının siyasetin rüzgârlarına kapılmamasını tavsiye ederim; bu rüzgârlar bir anda tersine esmeye başlayabilir. Bir kere kanun ihlâl edilir ve hiçbir yaptırım uygulanmazsa, kanun da kural da anlamını yitirir. Maalesef bu gücün kaynağı siyaset kurumu idi. (...) İktidarın, yürütmenin ve yasamanın da anayasaya doğru bakması gerekir. (...) Temel sorunlardan biri mesleğe alınmada.  

Hukuk öğretimi sonrası herkes devlet sınavına girmeli, başarılı olanlar ücretli hukuk stajı yapmalı, ardından hâkim, savcı, avukatlık mesleğine kabul olmalı. Objektif ölçütler ve liyakat esas alınmalı, referans sistemi kalkmalı.” (Konuşan: İpek Özbey, Cumhuriyet g., 16 Kasım 2020)

Uzun sözün kısası Türkiye mümkün olan en kısa zamanda hak, hukuk, adalet, liyakat ve şeffaf idare yoluna girmeli. İnşallah ve mutlaka bu olacak ve olmak mecburiyetinde. Geç olmasın istiyoruz. Ve tekrar hatırlatıyoruz: Siyasette ve hele hele ülkemizde bir gün uzundur...

Okunma Sayısı: 1498
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı