"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tarımı öldürdük, başında ağlıyoruz

Faruk ÇAKIR
16 Temmuz 2019, Salı
Her zaman ve her yerde orta yolu tercih etmek tavsiye edilmiştir.

Türkiye’yi idare edenler bir dönem insanları şehirlere sevk etmiş, patates tarlalarında fabrika kurmakla övünmüş ve ‘Artık tarlalarımızda patates değil, otomobil yetişecek’ diye övün-müştü. Bu durum ilk bakışta iyi bir tercih gibi görünse de uzun dönemde yanlış olduğu ortaya çıktı. Hakir gördüğümüz patates ve soğanı ithal etmek mecburiyetinde kaldık...

‘Tıbbi ve Aromatik Bitki Çeşitliliğinin Korunması’ amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu toplanıp neler yapılabileceğini tartışmış. Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Kartal, “Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Türkiye’nin Geleceği” başlığında yaptığı sunumda, tıbbi ve aromatik bitkilerin Türkiye’nin önemli bir değeri olduğunu, bu değerlerin mutlaka en doğru şekilde kullanılması gerektiğine dikkat çekme ihtiyacı hissetmiş. 

Türkiye’de tıbbi ve aromatik bitkiler alanından 300 milyon dolarlık bir gelir elde edildiğini, dünyadaki payına göre bunun az olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kartal, “Biz birtakım şeyleri kocakarı ilacı diyerek elimizle itmişiz. Bizim endemik bitki sayımız 3 bin 300. İsviçre’de bir tane endemik bitki var ve parayı İsviçre kazanıyor. Bütün dünya doğal beslenme, doğal ilaçlarla ilgili çalışmaya başladı. Artık, ‘Ben sabahları bir bardak portakal suyu, nar suyu içersem benim sağlığım nasıl etkilenir?’ konusunda çok fazla çalışma var. Türkiye bu alanda cennet, bu cenneti kullanmamız gerekiyor. Bitki satarak bir yere gelmemiz mümkün değil. Hasat sonrası işlemleri dahi yapamıyoruz. Bölgesel olarak uygun kurutma, sterilizasyon tesisleri ve kalite kontrol laboratuvarlarının kurulması gerekiyor” şeklinde konuşmuş. (AA, 10 Temmuz 2019)

Ziraat yüksek mühendisi Furkan Tınmaz de, flora zengini olan Türkiye’de, devletin bölgesel çapta yöreye uygun tıbbi bitkilerin tespitini yaparak, bu ürünler konusunda çiftçiye eğitimler vererek üretimi teşvik etmesi gerektiğine dikkat çekip şöyle konuşmuş: “Tıbbi bitki üretimi yapmak isteyen üreticilere devlet arazilerinin kiralanmasında öncelik verilmeli. Üniversitelerin ziraat fakültelerinde tıbbi ve aromatik bitkiler ana bilim dalı artırılmalı, konusunda uzman mühendisler yetiştirilmelidir. Tarımın yoğun olduğu bölgelerde tarım liselerinin açılması gerekir.” 

Aynı toplantıya katılan Londra Metropolitan Üniversitesinden Prof. Dr. Sündüs Tewfik ise üniversitelerin, bakanlıkların ve üreticilerin beraber çalışması gerektiğıne işaret etmiş.

Tamamı haklı olan bu tesbitlerden “Tarımın yoğun olduğu bölgelerde tarım liselerinin açılması gerekir” teklifi bilhassa dikkate alınmayı icap ettiriyor. Bütün dünya tarıma ve bilhassa ‘organik tarım’ yatırım yaparken Türkiye’nin bu hususta geri kalması kabul edilebilir mi? Sabahtan akşama kadar ‘endemik bitki zengini olmak’la övünüyoruz, ama bu bitkilerden yeteri kadar istifade edemiyoruz. Başka yerleri bilmem, ama sadece Karadeniz yaylalarındaki endemik bitkilerden istifade edilse, belki de ekonomimize 1 milyar dolarlık kaynak sağlamak mümkün olur.

Tamam, her şeyi devletten beklemeyelim ama istifade edilebilecek bitkiler konusunda insanlara eğitim vermek, değerli bitkileri tanıtmak, bunların ticaretini yapabilecek şekilde altyapı hazırlamak devletin vazifesi değil mi? ‘Aktar’ların raflarını süsleyen ve muhtemelen dolar ödeyerek satın aldığımız pek çok bitkiyi köylerimizden ve yaylalarımızdan temin etmek mümkündür. Sadece ıhlamur çiçeklerini taplayıp ekonomiye kazandırmak bile iştir.

Tarım liseleri kurulması teklifi de hatırlattığı üzere, tarımı ayağa kaldırmak da iyi ve kaliteli bir eğitimle mümmün vesselam.

Okunma Sayısı: 2214
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı