"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yandık, ama ders aldık mı?

Faruk ÇAKIR
31 Temmuz 2021, Cumartesi
Akdeniz bölgesi başta olmak üzere pek çok yerde çıkan şüpheli yangınlar sebebiyle büyük bir kayıp yaşandı.

Yangınlar daha çok terör eylemleriyle irtibatlandırıldı ki daha önce benzer hadiseler çokça yaşandığı için böyle düşünülmesi tabiidir. Teröristlerin orman yakarak kendilerince intikam alması insanın ‘zalim ve cahil’ olduğunun başka bir delili olsa gerek.

Orman yangınları elbette ülkemize has bir durum değil. Dünyanın pek çok yerinde ormanlar yanıyor. Ancak dünya ülkelerinin bu yangınlardan gerekli dersleri aldığı ve mümkün olan tedbirlere müracaat ettiği görülüyor. Sorgulanması gereken mesele yangınların çıkmasından ziyade, mümkün olan tedbirlerin vaktinde ve zamanında alınıp alınmadığıdır. 

Haziran 2019’da başlayarak 240 gün süren ve Avustralya’nın birçok bölgesini etkisi altına alan yangın, ülke tarihindeki en büyük orman yangınlarından biriydi. Yaklaşık 8 milyon hektar alanı kapsayan orman yangınlarında 2500’den fazla bina kullanılmaz hale gelmiş, 28 kişi ölmüş ve 1,1 milyardan fazla hayvan da telef olmuştur. Dolayısıyla dünya ‘büyük orman yangınları’na çoğu defa şahit olmuştur. 

Türkiye’de meydana gelen orman yangınları karşısında alınan tavır önemlidir. En başta yangınların meydana gelmemesi için yapılacak işlerin tamamı yapılmalıdır. 

Acaba bu tedbirler olması gerektiği kadar ve olması gereken vakitte alınıyor mu?

Bir başka önemli mesele de yangınlar meydana geldikten sonra yapılan söndürme çalışmalarının ‘dünya şartlarına uygun’ olup olmadığıdır. Bu noktada yine karşımıza açıklık, şeffaflık ve güven meselesi çıkıyor. Türkiye’yi idare edenler gönül huzuruyla “Her türlü tedbir, araç ve gereç temin edilmiş. Başka imkân yok” diyorsa mesele yok. Konu “Ormanlarımızı yangınlardan korumak için hâlâ bir uçak filosunun olmayışı nasıl izah ediliyor?” denilmek suretiyle TBMM Başkanlığı’na soru olarak sorulmuşsa bir ihmalin söz konusu olduğu akla gelmez mi?

Orman yangınları ve söndürme çalışmalarını ‘bilek güreşi’ haline getirmemek icap eder. Bu meseleler ne parti ne de siyaset meseledir.  Ancak gerekli terbirleri almak ve imkânları seferber etmek siyasetçilerin ve idarecilerin göre- vidir. “Ormanları yangınlardan korumak için bir filo  var mı?” diye sorulduğunda böyle bir filonun olduğunu göstermek ve ispat etmek zor olmasa gerek. Eğer bu yapılmıyor ve böyle soruları gündeme getirenler kınanıyorsa isabetli bir iş yapılmış olmaz.

Dünya bu yangınlarla nasıl mücadele ediyorsa, arazi şartları da dikkate alınarak aynı mücadeleyi ülkemizin de yapması gerekir. Bunun için gerekli ‘filo’lar da çok önceden hazır edilmeli ve ihtiyaç anında hemen devreye girmeli. Esasında bunları söylemek ve konuşmak bile israf sayılır. Çünkü apaçık, bedihi bir mesele... “Orman yangınlarını söndürmek için gerekli tedbirler erkenden alınsın” demek “Çeşmelerden su aksın” demek gibi bir hadise...

Yangının çıkış sebepleri konusunda da ihtilâf var. İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun tesbiti şöyle: “Mevcut orman yangınları büyük ölçüde günümüzdeki meteorolojik şartlardan kaynaklanıyor. Şu an kuzey yarım kürede binlerce orman yangını var. Boş komplo teorileri ile bir şeyi çözemeyiz.”

İnşallah karşı karşıya kaldığımız son büyük yangınlar bunlar olsun. 

Ormanlarımız da, ciğerlerimiz de yanmasın...

Okunma Sayısı: 1017
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı