İnsanın dünya hayatına gönderilmesi mutluluk fıtratı üzerine programlanarak gerçekleştirilmiş ve yolculuk esnasındaki program uygulamaları, kendi tercih kabiliyetiyle karar vermesine bırakılarak, saadet yolunda mutlu sona kavuşması hedefine odaklanarak yolcu edilmiştir.
Bu uzun-ince yolun önemli bir pusulası olarak, pozitif düşünce sistemi ışığında hareket edilmesi, yolculukta karşılaşılabilecek tehlikelerin kolaylıkla aşılabilmesine büyük destek verecektir.
Sağlıklı ve pozitif düşünce sistemine uyulmadığında, olaylar karşısında sonu gelmeyen olumsuz düşüncelerin, ısrarla beslenerek çoğaltılması sonucunda, gerçek olumsuzluklar yaşanabilecektir. Negatif düşüncelerin sabit fikir (idefiks) haline getirilmesi sonucunda, çağırılan olumsuzluklar, müsaade edildiği kadar gelip yerleşecektir. Düşünmeye pozitif kaynaklardan başlanırsa, huzur haline süreklilik kazandırılabilir. Unutulmamalıdır ki, fiziğin “Benzer benzeri çeker” kanunu burada da geçerlidir.
Bediüzzaman Hazretlerinin “Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır.” Saadetli rehber cümlesi, yolun huzur ve güvenlik içinde bulunmasını sağlayacak mutluluk pusulası değerindedir. Düşünce merkezini sıkıntılı durumlardan çıkararak, ümitli çözüm yollarını kolaylaştırmak, hayata huzur katacaktır. “Mutlu olduğumuzda daha iyi hisseder, daha iyi düşünür daha verimli ve daha sağlıklı oluruz. Rus psikolog K. Kekcheyev, insanları güzel ve tatsız şeyler düşünürken test etti ve güzel şeyler düşünen insanların daha iyi gördüğünü ve daha iyi koku alabildiğini saptadı. Margaret Corbett ise, çalışmasında güzel şeyler düşünen deneklerin, hafızalarının ve zihinsel fonksiyonlarını arttırdığını gösterdi. Ruhî ve bedenî anlamda başarı, kişinin hissettiği pozitif duyguların toplam ağırlığıdır: ne cepteki paranın ne kazanılan ödüllerin ne de mülklerin sayısı… Düşünceleriniz, sizin en özgür hazinenizdir. Onlar başkalarına bağımlı değil, siz düşüncelerinizi sizi mutlu edecek şeylere odaklarsanız, her şey ‘dış etken’ olarak dışarıda kalır.” 1
Pozitif ruh halinin çekiciliğiyle insanlar arasında kurulan diyaloğun, karamsar fikir ve düşünceleri aydınlatacağı bilindiğinden, toplum hayatının önemli pratik uygulama prensibi olarak yaygınlaştırılması, ruh sağlığı açısından da toplumu geliştirecektir. Gerçekleştirilememesi durumunda olumsuz, karamsar düşünceler, beynin düşünce ve mutluluk bölgelerini virüs saldırısına benzer, kuşatma altına alacağından, olumsuzluğun geniş alanlara yayılması kontrol edilemeyecek ve mutluluk büyük engelle karşılaşacaktır. İnsanın kendi eseri olan bu sıkıcı depresyon halinin çözülebilmesi, şifreli bir sözcükle gerçekleştirilebilir. Kendi kendine soracağı ve telkin edebileceği bir soru olarak: “Kendini nasıl hissediyorsun? diye ve sen de ‘iyi’ diyorsan mesele hallolmuştur. Bu ‘iyi’ sözü çok büyük sözdür. Rahatlamayı hissedince içine, pırıl pırıl renklerden oluşan huzur ve mutluluk nefesini çek. Ne kadar mükemmel bir tasarımsın! Ne nimetler içindesin! Zira Epiktetos’un dediği gibi “İnsana rahatsızlık veren şey olaylar değil, bu olaylara olan bakış açılarıdır.” 2
Hayatın negatif görüntülerinden, pozitif kareler elde edilebilmesi, sabır ve ustalıkla gerçekleştirilebilir. Bir fikir ve düşünce etrafında başarı kozasını örebilmek için, emek, çaba ve gayretle direnç kazanılmalıdır. Olaylara olan bakış açıları, pozitif noktaya kaydırılırsa, hayat pusulamız doğru yönü gösterecektir. Zihinlerde pozitif düşünceler üretilebilirse, mutluluk pergeli daha geniş daireler çizecektir. Resulullah’ın (asm) rehber fikirlerinden “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyin!” (Buharî) hareket edildiğinde, “Ümitvâr olunuz” müjdelerine ulaşılabilir.
Sağlıcakla kalın...
Dipnotlar:
1- Dr. Elif Güveloğlu, Hastalıklar Öğretmendir, Hayy Kitap, 2016, s. 297-299 .
2- Dr. Halil İbrahim Erbıyık, Ruhsal Detoks, Hayat Yayınları, 2014, s. 241.