"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rahmetin kaynağından akan cevher: SÜT

Feyzullah ERGÜN
23 Temmuz 2019, Salı
Süt, bütün insanlara özellikle de, insan ve hayvan yavrularına, Rahmet hazinelerinden şefkat ve iltifat kanallarıyla akıtılan ve aciz yavruların bütün gıda ihtiyaçlarını karşılayan, mu’cize cevherlerin yüklendiği, hayatî bir gıdadır.

Hayatı yaratan, yavruların ihtiyaç duyacağı gıda maddelerini ilmiyle bildiğinden, hazır gıda maddesini acil olarak, annelerin şefkatli göğüslerine yerleştirdiği, rahmet tulumbalarında sentezlenen sütü göndererek, yavruların hayatta kalmasını mümkün kılmıştır. Gıdaların özü sindirildikten sonra, kan ve gıda atıkları arasından saf, beyaz ve temiz halde salgılanması, Allah’ın (cc) hikmet ve kudretinin, çok açık bir delilidir. Tıbb-ı Nebevîde “Sizlere inek sütünü tavsiye ederim. Zira o, her çeşit ottan otlamaktadır. Sütte şifa vardır. Yiyecek ve içeceklerin yerini tutan, açlığı ve susuzluğu gideren, sütten başka bir gıda yoktur” buyurulmuştur. “Görüldüğü gibi süt, vücutta, vücudun ihtiyaçlarını bilen dağıtıcı gibi, hareket etmektedir. Bu kadar ihtiyacı giderme hassası, bizatihi sütün kendisinde olmayacağına göre; ona bu özellikleri kazandıran, vücudun yapısını bilmesi gerekir. İnsan olarak bize düşen de, bunları meydana getireni, tanıyıp bilmektir.” 1 

Sütün en faydalı halde kullanılabilmesi için, fizikî ve kimyevî işlemlerden geçirilerek, fıtrî özelliklerinin bozulmaması gerekmektedir. Teknolojik ve endüstriyel müdahaleler, sütte önemli biyolojik kayıplara sebep olmaktadır. Raf ömrünü uzatmak için, yüksek ısılarda işlemlere tabi tutulup, kutularda ambalajlanan süt, beslenmede arzu edilen desteklerini yitirmektedir. “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Türk Gıda Kodeksi bebek ve çocuklara yönelik gıdalar ile vücut ağırlığı kontrolü için, diyetin yerini alan gıdalar yönetmeliği, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Avrupa Birliği mevzuatına uyum çerçevesinde hazırlanan yönetmelikle, bebek formülleri, devam formülleri, bebek ve küçük çocuk ek gıdalarıyla, vücut ağırlığı kontrolü için diyetin yerini alan, gıdaların bileşim ve bilgilendirme gereklilikleri, bu gıda kategorilerine eklenebilecek maddeler listesi ve bu listenin güncellenmesi için, uygulanacak usûl ve esaslar belirlendi. Buna göre, bebek formüllerinin sunumu ve reklâmında ürünün, doğumdan itibaren anne sütüyle beslenemeyen bebekler için, uygun olduğuna dair ifade bulunacak. Ürünün uygun hazırlanması, saklanması, her seferinde taze hazırlanması ve artan ürünün kullanılmaması yönünde, talimata yer verilecek reklâmda, uygun olmayan hazırlama ve saklama şeklinin, sağlığa zararlı olacağına dair, uyarı bulunacak. Bebek ve devam formülleri için, belirlenen bütün zorunlu bilgiler, tüketiciler tarafından kolayca anlaşılır bir dille ifade edilecek. Bebek formülleri ve devam formüllerinin etiketleme, sunum ve reklâmında “İnsana özdeş/ anne sütüne özdeş”, “ANNE GİBİ”, adepte/ uyarlanmış gibi, ifadeler kullanılmayacak.”3 Temmuz. 2019 Yeni Asya 

Süt ve beslenme konularında verilen bu faydalı bilgi ve uygulamalar, daha çok ambalajlama ve saklama prensipleri ile ilgili olduğu, ambalajlanmış gıda maddelerinin içyapısı, özü ve besleyici özelliklerinin ne derece korunmuş olduğunun önemi üzerinde durulmamıştır. Ayrıca bu çalışmanın içinde, bağımsız faaliyet gösteren çocuk sağlığı ve hastalıkları ile beslenme ve diyet uzmanlarının aktif olarak, bilgi desteklerinin sağlanması önemlidir. İçiminden faydalar umulan, bebek ve gelişme çağındaki çocuklara verilen sütün yapısı tahrip edildiğinde, beklenen faydalar sağlanamamaktadır. Ayrıca sütün kaynağı, alınan çeşitli ilâçlar, endüstriyel yemler ve kimyevî katkı maddeleriyle kayıplara ve değişimlere uğratılmaktadır. Bu işlemler sonucunda, beslenme yetersizlikleri ile birlikte, vücut bağışıklık sisteminin savunma mekanizmaları zayıflayarak, birçok hastalığa zemin hazırlanmış olur. 

Günümüzde yanlış bilgiler, sağlıklı olmayan besin kaynakları, bebeğin sağlıklı gelişimi ile uyuşmayan mama destekleri ve çalışan annelerin, bebeklerini besleme fırsatları kısıtlandığından ve geniş uygulama alanı bulan kreşlere bırakıldığından, anneler bebeklerinin emzirme ve sağlıklı beslenmelerini ihmal ettikleri, yaşanan bir gerçektir. Bu durum ise, yeni yetişen nesillerin bebeklik ya da erişkinlik dönemlerinde çeşitli sağlık problemlerine sebep olmaktadır. “Bir de, annenin mevsimsiz gıdalarla beslenmesi, tarım kimyasalı ve ağır metal ihtiva eden gıdalar alması, radyoaktif kaynak ve yayınlardan korunmaması, katkı maddelerine maruz kalması, yeterli ve doğru su içmemesi gibi sebepleri eklediğimizde, pek çok hastalığın yanı sıra, bedenî yahut zihnî engelli doğumlar da görülmektedir. İbn-i Sina, bebeğin beslenmesi hususunda: “Bebek mümkün olduğu kadar, fazla anne sütü ile beslenmelidir. Çünkü, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için, en uygun olan besindir. Anne sütü, hem bebeğe daha yararlıdır, hem de bebek tarafından daha kolay alınabilir, bebek daha huzurlu olur.” 2 

İnsan sağlığında önemli yeri olan süt ve süt ürünleri, daha önceleri açık havadaki dolaşarak, keyfine göre seçerek meralarda beslenen hayvanlardan, elde edilirken, günümüzde mandıraların dar alanlarına hapsedilen, mutsuz ve yalnız sun’î yem yiyerek, süt üreten hayvanların, süt endüstrisinin bir aracı haline getirilmiş olan, hayvanlardan alınmaktadır. Süt veren hayvanların fıtrî kapasiteleri, GDO’lu yemler, yapılan aşılılar, verilen antibiyotikler, ağrı kesiciler ve hormonlarla tahrip edilerek, tahrif edilmektedir. Süt endüstrisinin mekanik bir aracı haline getirilen hayvanlardan alınan sütlerle, insanlara aktarılan bu maddeler, çeşitli hastalıklara sebep oldukları gibi, “Hoşgörü, merhamet, insaf, dayanışma bitmekle kalmadı, et ve süt de bozuldu. Tamahkârlık arttı, SIHHAT YOK OLDU, bereket yöremizi, diyarımızı terk etti. Ne yazık ki, Türkiye’de GDO’lu soya ve mısırların, hayvan yemi olarak kullanımı serbest. Üstelik Fransa ve Rusya’da yapılan araştırmada, hayvanları kanser ve kısır yapan NK603 türü mısırın yem olarak kullanımı, ne yazık ki Türkiye’de serbest.”  Bu konudaki eksik bilgi ve ilgisizliğin, insanlarımıza, özellikle de gelişme çağındaki genç nesillere yansıyacak zararların yükünü ve günahlarını kim taşıyabilir? Sağlıksız ve hastalıklara aday insanların, bozulan hayat kalitesi, faydasız hale gelen genç enerjiler ve beyinler verimsiz kalacağından, eriyip gidecek ekonomik değerlerin, büyüklüğü de, düşünülmelidir. 

SAĞLICAKLA KALIN. 

Dipnotlar:

1) Prof. Dr. Davut AYDÜZ, Kur’ân-ı Kerîm’de Besinler ve Şifa, s. 132, 2011. 

2) Kemal ÖZER, İyi Gıda-Kötü Gıda, s. 179, Hayykitap 2017. 

3) Age. s. 185.

Okunma Sayısı: 1345
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı