"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir Cennet Bahçesi; REM 2026'dan yansımalar - Bediüzzaman ümitvar olmayı öğretti

06 Ağustos 2026, Perşembe 03:03
Bediüzzaman Said Nursî'nin yeise kapılmadan, ihlâs ve gayret ile ümitvar olmayı öğreten mücadele anlayışı bugünün gençlerine de yol gösteriyor.

HABER - SILA YILDIRIM

Hayatımız zaman çarklarında yuvarlanıp giderken zamanı yaratanı unutmamak gerekir. Bunu bize hatırlatan Risale-i Nur’dur. Sadakatle, ciddi ihlâs ve metanetle tam sarılmak gerekiyor bu eserlere.

REM (Risale-i Nur Eğitim Merkezi) programı bize sadece Risale-i Nur’u değil, hayatı, kâinatı, nefsimizi tanıttı. Nasıl bir dine mensup olduğumuzu, Peygamberimizi (asm), Sahabelerini, bağlı olduğumuz Üstadımızı...  Üstadın mücadeleci ruhu bize yeis bataklığına düşmemeyi, ümitvar olmayı gösterdi. Erkân-ı Nur [Nurun direkleri] olan ağabeyler bize çok şeyin farkında olmamızı sağladı. Zübeyir Ağabey ve Tahir Ağabey gibilerin o zamanki memurluklarını, işlerini bırakıp bu yolda canlarını feda etmeleri, içimize dönüp “Biz neyimizi feda ediyoruz?” diye düşünmemizi sağlarken; âhirzamanın fırtınalı şartlarında hiç olmazsa günümüzün birkaç saatini Nurlara ayırarak bu fedakârlığa ilk adımı atmamız gerektiğini hatırlattı. Bu ilk adımda derslere devamlılık, mütâlaalı derslere katılmada istikrar ve günlük okuma yapma gibi bir liste oluşturabiliriz. Bu listeyi gittikçe uzatabiliriz. Bu kısmı, okuyanların vicdanına ve hayat yoğunluklarına havale edip sözü kısa kesiyorum.

Nihayetinde bu program; kâinata, insana ve hadiselere ‘mana-yı harfî’ ile bakabilmenin mantığını kavratmış; okunan her bir sayfanın zihinde yeni ufuklar, kalpte ise derin bir tefekkür kapısı açtığını bir kez daha ispatlamıştır. Risale-i Nur metinleri pasif bir okuma nesnesi değil; okuyucusunu sürekli bir iç muhasebeye ve kâinatı hakikat nâmına okumaya davet eden canlı bir marifet dersidir.

Bu programda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Rabbim bizi bu dünyada hizmetten ayırmasın. Cenab-ı Hak Cennetü’l-Firdevs’inde Peygamber Efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem) ve Üstadımıza komşu eylesin... Binlerle âmin.

REM programında yapılan dersleri anlatan kısa bir şiirle bitiriyorum:

Bir bahçeye girdim, gönlüm nura kandı,

Hakikat dersleriyle her gün yeniden yandı.

Nübüvvet yol gösterdi, ufkum oldu geniş,

Tevhid ile anladım: Bir’dir bütün var ediş.

 

Haşir dedi: “Bitmez hayat, ölüm bir başlangıç.”

Kalbime umut ekti, açıldı her çıkmaz geçit.

Melekler ve ruhlarla görünmeyen âlem,

İmanla yakın oldu, silindi her matem.

 

Kaderde hikmet gördüm, teslimiyet öğrendim,

Kur’ân’ın mu’cizeliğini hayranlıkla dinledim.

Meslek, meşrep yolunda ihlâsı tanıdım,

Kardeşlik ikliminde muhabbeti tattım.

 

Ubudiyet öğretti kulluğun hakikatini,

Adalet gösterdi Rabbimin rahmetini.

Her ders bir meyve oldu, gönlüme nur saçtı,

Risale’nin bahçesi ruhuma huzur açtı.

 

Şimdi dönsem evime, elim boş değildir;

Sepetimde Nur, kalbimde şevk eksik değildir.

Rabbim ayırmasın bu kutlu hizmetten bizi,

Ömrümüzce yaşatsın Kur’ân’ın hakikatini.

KATILIMCI DEĞERLENDİRMELERİ

Hakikatlerin gönüllerde nasıl bir akis bulduğunu, programa iştirak eden Nur Talebelerinin kendi dünyalarındaki şu his ve müşahedelerinden anlamaya çalışalım:

- Asya Nur DEMİREL / Afyon-Bolvadin

Kampımız bol istifadeli, tefekkür ve müzakerelerle dolu geçti. Üç hafta boyunca Risale-i Nur eserlerinin birer derya olduğunu; kaynağını yalnızca Kur’ân-ı Hakîm’den ve Sünnet-i Seniyye’den aldığını tekrar tekrar idrak ettim.

Bu davada talebe olmanın ne kadar ehemmiyetli olduğunu, meslek ve meşrebimize uygun şekilde nasıl davranmamız gerektiğinin kaidelerini iyice sindirdik. İmanî ve içtimaî bahislerde yepyeni perdeler aralarken, Risale-i Nur’a nasıl sahip çıkmamız gerektiğini bizzat Müdafaalar vasıtasıyla pekiştirdik.

Zübeyir Ağabeyin “Okumak, okumak, yine okumak…” düsturunun ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha hatırlamış olduk.

Anadolu’nun dört bir yanından gelen ablalarımız ve kardeşlerimizle her birimizin “muhabbet fedaisi” olma yolunda ilerlediğini, heybelerimize koyduğumuz bilgilerle ruhumuz ve kalbimiz doyurulmuş olarak memleketlerimize dönmenin mesuliyet ve sorumluluğunu yaşadık. Bizleri bu dairede istihdam eden Rabbimize hamdediyor; emeği geçen İstanbul cemaatinin sebatkâr ablalarından Allah razı olsun diyorum. Tekrardan buluşmak duasıyla…

- Sedanur KILIÇ / Kahramanmaraş

REM’in ilk günlerinde aklıma, kalbime Üstadın bir tefekkürü düştü. Risale-i Nur’u Kur’ân’ın bir bahçesine benzetiyor ya. Evet, Risale-i Nur, Kur’ân’ın bir mu’cize-i maneviyesi olarak bu asırda bir meyvedar Cennet bahçesidir. Her bir Risale, her bir Söz o bahçenin birer tatlı ve şifalı meyvesidir.

İşte bu teşbihten ilhamla, bahçeye giren her şekilde istifade ediyor. Günlük okumalarımızla, umumî derslerle REM’e gelmeden önce yere düşenlerden yiyormuş gibiydim. Fakat REM, bizzat o tatlı meyveleri dalından taptaze mütelezziz eyledi.

Kalp, sır, ruh, akıl ve latifelerimiz gıdalandı. Elhamdülillah, şevk alıp şevk verdik birbirimize. 

Uhuvvet deseniz, kardeşliğin birbirine Cenneti sunma gayreti olduğunu iliklerime kadar hissettiğim istifadeli bir eğitimdi REM.

Kur’ân’ın hakikatli bahçesinden mütelezziz, mugaddî meyvelerle doldurduk sepetlerimizi. Dönüyoruz evlerimize; şifa, nur, feyiz ile. 

- Reyhan - Saliha Betül KAYA

Büyük bir huzur ve manevî sürûr duyduğumu ifade etmek istiyorum. Tanımadığım yirmi ruh u can ile Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın feyziyle bir araya gelip ünsiyet etmek, bu zamanda ruhuma azim bir şifa ve medar-ı sürûr oldu. Kur’ân ilminin feyizli pınarlarından istifade etmeyi nasip eden Rabb-i Rahîm’e şükürler olsun. Kalplerimizi telif eden, ruhlarımızı tevhid eden bu nezih muhit, manevî hayatımıza gayet kıymettar tohumlar ekti. Bu kıymetli eğitim programına kızımla birlikte katılma imkânı bulduğum için çok memnun kaldım. Normalde kızımın yaş grubuna yönelik bir program olmamasına rağmen ona gösterdiğiniz anlayış ve misafirperverlik için ayrıca teşekkür ediyorum. Kızımın bu manevî iklimi soluması açısından çok güzel bir kazanımı oldu elhamdülillah. Kudsî hizmete vesile olan emeği geçen her bir abla ve kardeşten ve İstanbul cemaatinden Cenab-ı Hak razı olsun, hizmetleri daim olsun...

- Şeyma KARAMANLI / İZMİR

REM programında tadı damağımda kalan 8 gün geçirdim.

Program akışıyla, arkadaşlarıyla, uhuvvet içinde geçen, kardeşler cennetinde geçen bir hafta oldu benim için. Çok güzel kazanımlarla, dostluklarla geriye döndüm. Her Nur Talebesi hanımın tecrübe etmesi gereken bir eğitim olduğunu düşünüyorum. İstanbul eğitim komisyonu ve cemaatine, programda derslerimize giren ablalarımıza, REM 2026 ekibine buradan da teşekkür ederim.

- Elif UÇAR / ADANA 

Ben de bu yıl REM programına katılan bahtiyarlardanım, elhamdülillah. İlim denizinde yüzdüğümüz bu programda elde ettiğimiz hakikatler, ummandan bir damla mesabesindedir.

Sanki Cennet bahçesindeydik de farklı farklı yaşlardan olmamıza rağmen eşitlenmiştik. Hani Cennette aynı yaşta olacaktık ya, biz de o hislerdeydik, kim ne devşirebilirse o bahçeden heybesine onu koyacaktı. 

Umreye gidenler veya hacca gidenler der ki: ‘Buraya gelince ne evlat kaldı aklımda, ne ev, ne de arkada bıraktıklarım’. Şahsım adına bende de kalmadı hiçbir ehl ü ıyâlim. Sabah bulunduğum mekândan kalkıp Kâbe’ye gitmenin heyecanı gibi koşar adımlarla derse yetişmenin heyecanı, akşam dönüşte o günkü vazifeyi bitirmiş olmanın süruru ile kaldığımız mekâna dönüş sükûnu. Böyle böyle geçiverdi 20 günlük REM serencamı...

Hepsi birbirinden kıymetli ateşpâre-i zekâ gençler, müdakkik tahlilleriyle gönlümüze farklı ufuklar açtılar. Yaşı büyük gruptaydım ben ama gençlerin arasında yaşamanın süruruyla manevî gençliği tattım onlarla elhamdülillah. Hepsi de pırlanta gibi olan kardeşlerimle aynı atmosferi Nur hakikatleriyle teneffüs etmek benim ömrümün nadide bir parçası olarak kalacak sayfa oldu. Hâzâ min fazlı Rabbî...

Ders yapmak için uzak mesafelerden gelen kardeş ve ablalarımızdan, bizlere tüm imkânları seferber eden İstanbullu kardeşlerimizden, birbirinden lezzetli yemekleriyle bizlere ikramlar hazırlayan kardeşimizden ve bizlere müdebbirlik yapan kardeşlerimizden, emeği geçen tüm kardeşlerimizden Rabbim ebeden razı olsun.

- Fatma İLHAN / MERSİN 

Nadide İstanbul’umuzda nadide bir program REM.

Elhamdülillah ki böyle bir proğrama katıldık, dahil olduk. Herkeste farklı bir yönü tezahür eder ya yaşanan her hadisenin, beni etkileyen yönü REM’de Türkiye’nin dört bir yanından gelen farklı yaştan farklı kültürden kardeşlerle biraraya gelmemiz. Âdeta bir renk cümbüşü. Bir yandan Risale-i Nur’la iştigal ederken bir yandan aramızdaki uhuvvetin, muhabbetin, tesanüdün kuvvetlenmesine vesile olmasına binler şükürler...

İnşaallah her daim bir ve beraber olmamız duası ve dileğiyle...

- Nevra Nur KUMANDAŞ / İSTANBUL 

Her güzel şey gibi bu da sona erdi... REM’in bitişi buraya ait olmayan bir yerden gerçek dünyaya dönüş gibiydi benim için. Hüzünlü ve buruktu içim. Çünkü aynı Ramazan ayında olduğu gibi rahmetle kuşatıldığımızın ve maneviyatı yüksek günler geçirdiğimizin farkındaydım. Bu yüzden duam odur ki; Rabbim tekrarlarını nasip etsin. Bizi bu güzel daireden ayırmasın ve ayaklarımızı dini üzere sabit kılsın. Cennette uhrevî sinemalarda burada biriktirdigimiz güzel hatıraları birlikte izlemek nasip olsun. Rabbim programda emeği geçen herkesten ebeden razı olsun. İyi ki böyle güzel bir programa katılmışım ve birbirinden güzel insanları tanımışım... Binler elhamdülillah.

- Selvi BİRKAN / ANKARA 

REM bir vaha bu dünyanın gafletinde,

REM bir nefes bu dünyanın sıkletinde,

REM bir hıllet bu dünyanın yalnızlığında,

REM bir varoluş bu dünyanın darlığında,

Okunan Risaleler ,

Asâ-yı Musa gibi açılır latifeler,

REM bir gönül kapısı,

REM’le buluşur kalpler,

Huşu ile dolar gönüller.

- Fikriyenur KAYA / İZMİR

Rem 2026;

Risale-i Nur dersleriyle ilmimizi ve şevkimizi arttıran,

Türkiye’nin dört bir yanından gelen kardeşlerimizin katılımıyla uhuvvetimizi, muhabbetimizi, tesanüdümüzü artttıran,

Sanki bir Cennet bahçesinde yapılan tadına doyamadığımız hoş bir gezintiye benzeyen,

Bol bol istifadeli bir programdı. Allah vesile olanlardan razı olsun. İnşaallah bunun gibi programlarımızın devamı olur.

Okunma Sayısı: 151
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı