Geleceğimizin inşasında gençlerimizin önemli yeri olduğunu hemen herkes söylemekte ve ifade etmektedir.
Bu itibarla özellikle gençlerimizin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtuluşuna ve daha güzel bir istikbale kavuşmalarına yardımcı olmak hepimizin üzerine düşen bir görevdir.
Bunun için öncelikle gençleri konuşturmalı ve sonuna kadar dinlemeyi bilmeliyiz. İçini iyice dökmesini temin etmeli, sabırla derdinin ve sıkıntısının ne olduğunu iyice anlamalıyız.
Bir gencin şüphelerini dile getirmesi bir "isyan" değil, bir "arayış" olabilir. Sorularını günahkârca veya saygısızca bulup hemen savunmaya geçmeyelim. Gençler güvenli bir liman olduğunuzu hissetmeliler. "Büyükler böyle der", "Kitapta yazıyor, sorgulama" gibi yaklaşımlar günümüz gencinde karşılık bulmaz ve bulmuyor.
İslâm medeniyetinin özünde olan akıl, tefekkür ve delil metodunu öne çıkaralım. Samimiyet ve temsil (Rol model olmak) çok önemlidir. Gençler de herkes gibi söylenene değil, yapılana bakar. Eğer din adına konuşan biri adaletsiz, kaba veya dürüstlükten uzaksa, gençlerin o dinden uzaklaşması kaçınılmaz olur. En büyük ikna, güzel ahlâktır, hakikate ayna olabilmektir.
Duygusal baskıdan kaçınmalıyız. Cehennem azabı, dışlanma veya suçluluk psikolojisi üzerinden kurulan diyaloglar gençleri sadece daha çok uzaklaştırır. İslâm'ın sevgi, merhamet, adalet ve estetik yönünü vurgulamaya çalışmalıyız.
Konuşmalarımızda gençlerin inançsızlığa (ateizm, deizm, agnostisizm vb.) yönelmesindeki temel argümanları bilmek ve bunlara mantıklı cevaplar sunmak gerekir. Bu tehlikelere düşmenin gerekçelerinin başında Allah’a îmân konusundaki zafiyetler olduğu hususu kesinlikle unutulmamalıdır. Gençlerimize iman eksenli, iman istikametli yollar göstermeliyiz.
Gençlerle konuşurken çağımızın yanlış kabullenmelerini nazara alarak, şu pencereleri açabiliriz:
Bilim ve Din Çelişkisi Yanılgısı:
Gençlerde "Bilim geliştikçe dine gerek kalmadı" algısı çok yaygındır. Onlara bilimin "nasıl?", dinin ise "neden?" sorusuna cevap verdiğini anlatalım. "Evrendeki fizik kanunlarını keşfetmek, o kanunları koyan bir yaratıcıyı yok etmez; aksine O'nun ne kadar muazzam bir sanatçı olduğunu gösterir. Aynı şekilde bir telefonun nasıl çalıştığını (bilim) anlamak, o telefonu bir mühendisin tasarladığı gerçeğini değiştirmez."
Kötülük Problemi (Dünyadaki Acılar):
"Bir yaratıcı varsa neden dünyada savaşlar, açlık ve kötülük var?" sorusu gençleri deizme veya ateizme en çok iten konulardan biridir. Burada hür irade ve dünyanın bir imtihan sahnesi olduğu gerçeği modern bir dille anlatılmalıdır. "Eğer Allah dünyadaki her kötülüğe anında müdahale etseydi, insanın 'hür iradesi' kalmazdı. Kötülük, Allah'ın yokluğundan değil, insanın cüzi iradesini kötüye kullanmasından doğar.
Hayatın Anlamı:
İnançsızlığın insanı sürüklediği nihilizm (anlamsızlık) ve yalnızlık hissi üzerinde durulabilir. Din, insana bu devasa evrende başıboş olmadığını söyler. "Kendini sadece tesadüfen oluşmuş bir atom yığını olarak görmek mi insan onuruna daha uygundur, yoksa her detayıyla özel olarak tasarlanmış, Yaratıcı tarafından muhatap alınmış değerli bir varlık olarak görmek mi?"
Evde veya okulda gençlerin en "aykırı" soruları bile rahatça sorabileceği, çay-kahve eşliğinde samimî sohbet ortamları oluşturalım. Onları doğru kaynaklara yönlendirelim. Onlara bilim-inanç ilişkisini akıcı bir dille ele alan günümüz yazarlarının eserlerini gerekiyorsa berâber okumanın planlarını yapalım.
Dinin Hayata Kattığı Değeri Gösterelim:
İnancın sadece ibadetlerden ibaret olmadığını; ruh sağlığına, iç huzura, çevre bilincine, hayvan haklarına ve insan ilişkilerine getirdiği güzellikleri modern psikoloji ve sosyoloji verileriyle destekleyerek anlatalım.
Özetle; günümüz gencini ikna etmenin yolu parmak sallamak değil, el uzatmaktır. Onların şüphelerini bir düşman gibi değil, rehberlik edilmeyi bekleyen birer arayış olarak görmek en doğru başlangıç noktası olacaktır.