"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fon soygunu ahlâkî yıkımı da ortaya çıkardı

05 Kasım 2026, Perşembe 02:00
Fon skandalının yalnızca maddî kayıplara değil, dindarlık, ahlâk, hak ve adalet gibi değerlere duyulan güveninsarsılmasına da yol açtığı belirtildi.

İlahiyatçı yazar Mustafa Çağrıcı, Karar gazetesindeki “Dinimizin zamane dindarlarından çektikleri” başlıklı yazısında, fon skandalının maddî ve manevî boyutlarını değerlendirdi. Yüz binlerce insanın mağdur edildiğini belirten Çağrıcı, yaşananların yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını, dinî değerlerin istismar edilmesi sebebiyle toplumun ahlâkî yapısına ve güven duygusuna da ağır zarar verdiğini ifade etti.

Dinî görüntü ve söylemlerin arkasına saklandılar

Fon skandalına karışanların dindarlık görüntüsü altında hareket ettiğini savunan Çağrıcı, “Bu skandalın oluşmasında -siyasi bağlantıların ve kişisel itibarların yanında- en büyük etkenin dinî görüntü ve söylemler olduğunu düşünüyorum” dedi. Bazı siyasetçi ve bürokratların çıkar ilişkileri ve ihmallerinin de skandalın büyümesinde rol oynadığını belirten Çağrıcı, “Bazılarının ‘dava’ ilişkisi, bazılarının çıkar ilişkisi, bazılarının aile ilişkisi, bazı üst düzey yetkililerin ihmalleri ülkeyi bu bataklığa sokmuştur” ifadelerini kullandı.

Sessiz kalanlara merhamet eleştirisi

Fon skandalı karşısında sessiz kalan muhafazakâr çevreleri de eleştiren Çağrıcı, “Muhafazakâr mahalleden oldukları halde, milyonlarca insanın doğrudan veya dolaylı zarar gördüğü bu facia karşısında sessiz kalanlar var ki, bu, onların merhamet duygularının kuruduğunun ispatıdır” dedi. Peygamber Efendimizin müminleri birbirlerinin acısını paylaşan bir bedene benzettiğini hatırlatan Çağrıcı, siyasî hesaplarla yaşananlara sessiz kalınmasını da eleştirdi.

Kul hakkını devlet nasıl affeder?

Fon mağdurlarının zararlarının karşılanması gerektiğini vurgulayan Çağrıcı, kayıpların mağdurlara yüklenmesinin de kamu bütçesinden karşılanmasının da adaletsizlik doğuracağını belirtti. Çağrıcı, “Dinimize göre, Allah dilerse kendi haklarını affeder, ama kul hakkı yiyenler helallik almadıkça onları affetmez. Allah’ın affetmediği hakkı devlet nasıl affeder!” diye sordu.

İnsanlar kime güvenecek?

Skandalın en ağır sonucunun dinî ve ahlâkî değerlere duyulan güvenin sarsılması olduğunu ifade eden Çağrıcı, “İnsanlar kime inansın, kime güvensinler?” sorusunu yöneltti. “Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, bundan yüz küsur yıl önce İstanbul’daki medreseler hakkında “Kuru kavil geveleyip duruyorlar” demişti” diyerek ilahiyat akademisyenlerine de çağrıda bulunan Çağrıcı, “Keşke sayısı 166’yı bulan ilâhiyat fakültelerimizin hocaları, ‘kuru kavil geveleme’yi artık bırakıp, ülkemizin canlı sorunlarına gelseler!” diyerek dinî görüntü altında yapılan yanlışların topluma verdiği zararların bilimsel olarak araştırılmasını istedi.

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 262
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı