"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Münker ve Nekir ile münazaraya hazır mısınız?

Halil KARTAL
11 Mayıs 2022, Çarşamba
Ne kadar çok okursak okuyalım gözümüzden kaçan bir kelime oluyor Risale-i Nurda. Sonrasında ise “gözümüze kaçan.”

“Bana bak, dikkat et? Okuyup geçme” diyor. 

Münker ve nekir bahsinde şöyle der: “Kabirde yalnız, kimsesiz, karanlık, soğuk, dar bir haps-i münferitte, bir tecrid-i mutlak içindeki tevahhuş ve meyusiyetten tedehhüş ederken, birden Münker ve Nekir taifesinden iki mübarek arkadaş çıkıp geldiler. Benimle münazaraya başladılar.”  

Metnin düz okuduğumuzda  ‘münazaraya başladılar” kısmını “sohbete başladılar” gibi  anlayabiliriz. 

“Sohbete başladılar” yerine neden “münazaraya başladılar” diye yazıldı? 

Münazara üzerine düşünüldüğünde çok farklı hakikatler açıldı. “Bir münazarda, jüri önünde ‘hadi bize iddianı ispatla’ sahne ve salona dönüştü.” 

Münazaranın kazananı ya da kaybedeni olmak? 

Münazarada sizin iddianız dışında antitez ile sorularıyla sizi sıkıştıran diğer bir grup olduğunuzu unutmayalım. İmana dair sualleri ile bizlerde bulunan imanın tahkiki ya da taklidi mi olup olmadığının bizden ispatını isteyecekleri bir münazara meclisi? 

Bu zamanda ateizm ve deizm gibi akımların şeytanı ve nefs-i emmaresi ile sordurduğu suallere taklitten öte tahkik ile cevap verebiliyor muyuz? 

Münazaranın tam olarak ne olduğunu öğrenmek için edebiyatçı yazarlarmısınızdan Mustafa Usta kardeşimi aradım. Beraber düşündük. Münazarada galip olan tarafı ilan eden bir jüri, ayrıca seyircilerin olduğunu öğrendim.  

Münker ve nekir ile olan münazaranın jürilerini kim ve neredeler? 

Şöyle ki: Sarf ve nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip, kabirde Münker ve Nekir’in; “Men Rabbüke” diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip nahiv ilmiyle cevap vererek, “Men mübtedâdır, Rabbüke onun haberidir. Müşkül bir meseleyi benden sorunuz, bu kolaydır” diyerek, hem o melâikeleri, hem hazır ruhları, hem o vâkıayı müşahede eden orada bulunan bir keşfü’l-kubur velîsini güldürdü ve rahmet-i İlâhiyeyi tebessüme getirdi. Azaptan kurtulduğu gibi… 

O an orada izleyenler: “Hem o melaikeler, hem hazır ruhlar, hatta o vakıayı dışarıdan izleyen keşfü’l kubur velisi. Daha da ötesinde “tebessüm eden rahmet-i ilahiye…”  

Hani sorgu sualde yalnızdık biz? 

Yalnız hesap vermek yerinde kendimizi bir münazara salonunun ortasında bulacağımızı anlıyoruz bu metinden. O an orada bulunan hazır ruhlar derecemize göre Allah-u alem, nur talebesi ağabeyler, üstad hazretleri, gavs-ı azam, İmam-ı Ali (r.a) gibi zatlar olması ihtimal dairesinde değil midir?  

Bu münazara da kazanan da kaybeden de biziz. Münazaramızı seyredenleri de memnun mu edeceğiz yoksa üzecek miyiz? 

Metnin devamında  …. ben de ve Risale-i Nur şakirtleri de, o suallere karşı Risale-i Nur’un parlak ve kuvvetli hüccetleriyle istikbalde hakikaten ve şimdi mânen cevap verip onları tasdike ve tahsine ve tebrike sevk edecekler inşaallah… 

Onlar dediği kim? Tasdik, tahsin ve tebrik eden? 

Dualarınızı beklerim.

Okunma Sayısı: 1793
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Sebahattin Aslan

    11.5.2022 23:43:48

    Allah razı olsun, tefekkürî bir yazı olmuş. İnşallah bu münazaradan yüz akıyla çıkanlardan oluruz.

  • Halil kartal

    11.5.2022 12:18:14

    Allah razı olsun abi ve kardeşler. Yazımız daha uzundu ama gazetemize uygun hale gelmesi için epey kıstık. İnşaallah mana hasıl olmuştur. Duanızı beklerim.

  • Ahmet DEMİRDÖĞMEZ

    11.5.2022 11:51:46

    Maşallah Halil hocam emeğinize yüreğinize sağlık binler tebrik ve dualar

  • haydar karakuş

    11.5.2022 10:36:35

    Maşallah. farklı bir yaklaşım. "Kişi kabre girdiği zaman, namaz, oruç gibi salih amelleri onun etrafını sararlar. Melek (Nekir-Münker melekleri) geldiğinde bir taraftan onun namazı bir taraftan orucu sahibini müdafaa eder. Nihayet melek onu oturtur ve Hz. Muhammed’in kim olduğunu sorar. O da onun hak peygamber olduğunu anlatır…” (bk. İbn Hanbel, 6/352; Kenzu’l-Ummal, h.no: 42506)

  • Said Yüksekdağ

    11.5.2022 09:52:16

    Allah razı olsun Halil ağabeyim. Yine kendinize has bir üslupla kaleme almış olduğunuz bu yazınızdan istifade ettim. Risale-i Nurda kullanılan her bir kelimenin rastgele kullanılmadığını ve Risale-i Nurun hocası Risale-i Nurdur düsturunu daha iyi anlamış olduk. Ayrıca Risale-i Nuru sadeleştirmenin ne derece büyük bir cinayet olduğunu da görmüş oluyoruz. Münazara yerine başka bir kelime kullanılsaydı bu manalar ortaya çıkar mıydı?

  • Şerife Tez

    11.5.2022 09:35:04

    Allah razi olsun kardesim ,duamiz o ki biz de tebessüm ettirelim inşaallah o kutlu sakinleri...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı