"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayatın içinden (1)

Hüseyin Kıymık
14 Ekim 2021, Perşembe
(FİTNE ATEŞİNİ YAKANA LANET OLSUN)

Kasabamız Sav; şirin mi şirin, yeşilliklere bezenmiş, havasıyla, suyuyla çok güzel bir yer…   

İnsanları çalışkan, hakperest ve vakur… Sevgi ve saygı mükemmel… Kavgası ve çatışması çok az… Kıtali ise hiç yok…

Risale-i Nurların adeta bir Medine’si ve dünyaya yayıldığı bir mekan… Despotizmin en azgın devrinde bin kalemle hizmet etmiş…

Hacı Hafız Mehmed, Marangoz Ahmed, Hafız Mehmed, Mustafa Yıldız ve Mustafa Gül gibi nice Nur kahramanlarının bulunduğu bir kasaba… 

Tabii ki bu güzelliğini Risale-i Nurlar ile elde etmiş.

Daha önceleri (1930’larda) sanki bir Arap cahiliye devrini yaşamış…

İşte böylesine bir huzur ve sükun yerinde bir fitne ateşi yakılıyor. Bu ateş, pek çok İslam devletinde yıllardır devam etmektedir.

Ülkemizde ve kasabamızda da maalesef bu fitne ateşi yakılmıştı. Kardeşi kardeşe, babayı evlada, evladı babaya, komşuyu komşuya ve akrabaları birbirlerine düşman hale getiriyordu.

Kur’an-ı Kerim’in pek çok ayetinde fitnenin dehşeti anlatılmaktadır, “Fitnenin öldürmekten daha beter ve daha büyük olduğu” belirtilmektedir. (Bakara 191 ve 215). “Fitne ve fesat çıkaranlara lanet olsun.” (Rad, 25). “Fitneden sakının.” (Enfal, 25).

Peygamberimiz: “Fitne uykudadır uyandırana Allah lanet etsin.” Ve yine peygamberimiz: “Yazıklar olsun fitneye sebebiyet verenlere ve destek olanlara…” buyuruyor. Ayetlerin ve hadislerin bu dehşetli ikazlarına kulaklar sağırlaştırıldı.

Bu fitne ateşine benzini kimler ve neden döktüler? Ülkemiz 1965-70 yılları arası dünyayı imrendirecek derecede maddi ve manevi bir şahlanışa sahne olmuştu.

Üst üste tam beş yıl, yüzde beş enflasyon ve yüzde yedi kalkınma… Ve ağır ağır yerleşen demokrasi… Halkın ülke idaresinde söz sahibi olmaya başlaması…

Milletimizin iç ve dış düşmanları (içeride süfyanizm dışarıda ise ikinci bozuk Avrupa, yani deccalizm) bunu hazmedemediler. El ele vererek bu yükselişi ve demokratikleşmeyi durdurmak için meş’um 12 Mart 1971 muhtırasını verdiler.

26 Ocak 1970’te fitne tohumunu nüvelendirmek için dini siyasete alet etme hevesinde olanlara Millî Nizam Partisini kurdurdular. Bu partinin başı durumunda olan kişi muhtırayı görünce sağlık bahanesiyle şapkasını alıp İsviçre’ye gitti.

11 Ekim 1972 de Millî Selamet Partisi kurduruldu. Muhtıranın güçlü hava kuvvetleri komutanı Muhsin Batur’un Zürih’e gönderdiği aracılar tarafından Merhum Erbakan ikna edilip Türkiye’ye getirilerek Millî Selamet Partisi’nin başına geçirildi.

 Yıl 1973; Ekim ayının 14’ünde seçim var, ortalık çok hareketli… Güzelim huzurlu ve nurlu kasabamızda tehditler, kavgalar, adam dövmeler başlamış;  fitne ve fesat ateşine gaz dökenler İslam kahramanı zannedilmiş.

“Dinde hassas muhakeme-i akliyede noksan” olan pek çokları bu ateşin içine severek ve benimseyerek atlamaktalar.

Çevrede dindarlığıyla meşhur kasabamız Siyasal İslamcıların iştahlarını kabartmakta.

Daha önceleri büyük hizmetlerde bulunan halkımız, Risale-i Nurları pek fazla okuyamamanın   sıkıntılarını yaşamakta. Hüsrev ağabeye yönelik geçmişten gelen muhabbet tarikatvari bir duruma dönüşmüş.

Birde Hüsameddin Akmumcu gibi, geçmişte Nurların avukatlığını yapmış kişilerin de aktif siyasetin içinde bulunmaları işi daha da alevlendirmiş ve artık dindar halkın büyük bir kısmı sanki aradığını bulmuş gibi bir heyecana kapılmış… Dini siyasete alet edenler bu hale çok sevinmiş ve fitne ateşinin alevleri, vatanımızı olduğu gibi kasabamızı da sarmıştı…

—Devam edecek—

Okunma Sayısı: 647
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı