"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dinî istismar alanları ve sol

İbrahim ERSOYLU
16 Nisan 2021, Cuma
Bir kısım sol kesim, dinî değerlere hücum edip dindar camiayı ürkütmeye devam etmekle dinî istismar alanları açmakta ve bu alanları kullanmaya hazır AKP iktidarının devamına katkı sağlamış olmaktadırlar.

Sol kesimde temayüz etmiş bir gazete, birinci sayfasında Ayasofya’nın ibadete açılmasını geçen yılın felâketi olarak tavsif etmiş, geçmişte DYP-SHP koalisyonunda bakanlık yapmış ve Risale-i Nur’u devlet kütüphanesine koydurmuş bir bakan, başörtülü bir hâkime hanımın adaletle hüküm veremeyeceğini ifade etmiştir.

Aynı gazete geçenlerde bir ilin valisinin, İskilipli Atıf Hoca’nın ölüm yıl dönümü dolayısıyla yapılan merasime katılmasını gericilik olarak vasıflandırmış ve bunun laikliğe aykırı olacağını ifade etmiştir.

Sol kesim, bir yönüyle aile yapımıza darbe vuran İstanbul Sözleşmesi’ne hararetle sahip çıkıp, bu yönüne karşı çıkanları kadın düşmanı ilân etmesi, büyük bir şehrin barosunun eşcinselliği savunması, İslâm’ın aleyhinden beyanlarda bulunması dindar camiaya büyük haksızlık olmuştur.

Ne yazık ki sol adına yapılan bu çıkışlar, iktidarları sallanmakta olan siyasîlere bir can simidi gibi olmaktadır. Bu siyasîler, bu çıkışlara güya dindarlar adına hamasi nutuklarla karşı çıkarak, yaptıkları ülkeye ve dine zarar veren icraatlar sebebiyle kendilerinden soğuyan dindar camiaya “Sakın ha… Görüyorsunuz… Biz gidersek onlar gelir, 1950 öncesi gibi sizin din hürriyetlerinizi elinizden zorla alır, mahvolursunuz” diye onlara sinyal vermeye devam etmektedirler.

Gerçi bazı ‘sol’cular bu çıkışları tasvip etmediğini açıkladı. Ancak bu yeterli değildir. En azından solun sosyal demokrat kesimi bu tavırları gösterenleri uyarmaları, bu talihsiz çıkışlara katılmadıklarını yüksek sesle beyan etmeleri lâzımdır.

Bir kısım sol kesim kabul etmese de, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada dinin önemli bir ağırlığı vardır. Bu bölgede yaşayan insanların çoğu, dinin icaplarını yerine getirmeseler de, onun değerlerine yapılan hücumları asla tasvip etmez.

Sol kesimin manevî değerlerle çelişen tutumu devam ettiği takdirde ülkemizin demokrasiye geçmesi zorlaşır, müstebit siyasîlerin iktidarı devam eder, toplum olarak kaos, çatışma ve gerilim içinde yaşamaya devam etmiş oluruz.

Son söz: 21. asır demokrasi, adalet, medeniyet, hak ve hürriyetler asrıdır. Hür Batı ülkelerinde olduğu gibi, siyasî ve dinî görüşü ne olursa olsun bu değerlerin ortak paydasında buluşan, birleşen ve birbirlerinin görüşlerine saygılı olan toplumlar, ilim, sanayi ve teknolojide ilerleyip zenginleşirken, kimse kimseyi rahatsız etmediği huzur ve sükûn içinde yaşamaktadırlar.

Türkiye’deki sosyal demokratlar, ülkemizin böyle olmasını istiyorlarsa dindar camiayı rencide eden tutumundan vazgeçip din ve dindarla hak, hukuk ve adaleti savunma noktasında buluşmalıdırlar.

Böyle yapmaları hem kendilerinin, hem de ülkenin menfaatinedir.

Okunma Sayısı: 1238
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Tayyip Arslan

    16.4.2021 02:00:23

    Hepsi diyemem ama Maalesef sol fikirli kesimin çoğu söz ettiğiniz köhnemiş fikirlerle dolu. Etrafımda bulunan sol fikirli doktorlar Türkan Saylan I hayırla yad edip başörtüsünün yasaklanması gerektiğini hala savunmaktadır maalesef.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı