"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidar ve Kemalizm

İbrahim ERSOYLU
12 Haziran 2026, Cuma
Kemalizm; içinde demokrasi, adalet, insan hak ve hürriyetleri, hür meclis, tarafsız yargı ve hür basının bulunmadığı, tek kişinin görüşlerinin Anayasa, kanunlar ve polis zoruyla topluma zoraki dayatıldığı, dinin ve manevî değerlerin sosyal hayatın dışına çıkarılması gerektiğini savunan bir ideolojidir.

Ülkemiz, 1923-1950 arası dönemde tek parti-tek adam rejimiyle bu ideoloji ile katı bir şekilde yönetilmiş, savaşa girmediği halde ilim, fen, sanayi ve medeniyette geri kalmıştır. Halk, hak ve hürriyetlerinden, adaletten mahrum edilerek fakirlik ve sefalet içinde zor bir hayat yaşamaya mecbur edilmiştir.  

Hakikî ve ihlâslı dindarların Kemalizm ile barışık olmaları ve Kemalistlerle işbirliği yapmaları mümkün değildir. Çünkü bu ideoloji ve onun mutaassıp savunucuları, dinsizlik manasına gelen Jakoben bir laikliği kabul eden, İslâm’a ve bütün semavî dinlere tamamen karşı olan, kendileri gibi düşünmeyenlerin varlığına tahammül etmeyen müstebit zihniyet sahibi insanlardır.

Ne var ki hâlihazırda iktidarda olan dindar kimlikli siyasîler, Kemalizm ile herhangi bir ihtilâflarının olmadığını, bilâkis kendilerinin M. Kemal’in ilkelerini toplumun ortak paydası yapmaya çalıştıklarını, M. Kemal hayatta olsaydı kendi partilerine destek vereceğini iddia etmektedirler. Sorumlu olmayan, ancak bütün yetkileri elinde bulunduran partili Cumhurbaşkanlığının uygulandığı 1930’ların Türkiye’sini hatırlatan icraatlar yapmaktadırlar. Onların günümüzdeki lideri, geçmişteki bir demecinde kendisinin birisine benzetilmek istenirse Atatürk’e benzetilmesini istemiştir.1 

Bu siyasîler, geçmişte darbeciler tarafından Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tahkim edilmiş Kemalizm ile devlet sisteminin işlemesinden pek rahatsız değillerdir. Çeyrek asra yakın bir süredir iktidarda olmalarına rağmen, ülkenin maddî ve manevî yönden kalkınmasının yolunu tıkayan bu ideolojiden Türkiye’nin kurtulması yönünde hiçbir adım atmamaları gösteriyor ki, sanki Kemalistlerle aralarında “Bizim iktidarımıza ses çıkarmayın. Biz de devlet sisteminin ideolojinizle işlemesine razıyız” tarzında, örtülü bir mutabakat vardır. 

Yakın zamanda, Kemalistleri çok sevindiren, Kemalizm’i eleştirmenin cezayı mucip olacağına hükmeden bir kanun taslağının hazırlanabilmiş olması dahi -sonradan tepkiler üzerine geri çekilse de- durumun vahametini göstermektedir. 

Onlar iktidarda kaldıkları sürece, devlet sisteminin bu ideoloji ile işleyeceği anlaşılmaktadır. Bu durum devam ettiği takdirde ülkemize demokrasinin gelmesi gecikecek, devlet ve millet maddî–manevî alanda geri kalacak, toplumumuzda kaos, gerilim ve çatışmanın sonu gelmeyecektir.

Zira tarihte ideoloji ve istibdatla yönetilen bir ülkenin hem ilim, fen ve sanayide kalkınıp ilerlediği hem de toplumunun huzur ve refah seviyesinin yükseldiği şimdiye kadar görülmemiştir. Aksine böylesi ülkeler, dünyanın medeniyet ve refah standardında en aşağı sıralarda yer alan, halkları fakir ve yoksulluk içinde zor bir hayat yaşayan sıradan üçüncü dünya devletleridir.

Hâkim siyasîlerin iktidarıyla ülkemizin ileri değil geri gittiği sabit olmuştur. Başarısızlığı defalarca görülen bu siyasî anlayışı desteklemeye devam etmek ve iktidarda tutmak kâr-ı akıl değildir. 

Çare; toplum çoğunluğunun, ahrar/demokrat siyasîlerin öncülüğünde demokrasi ortak paydasında birleşip, güçlü bir platform teşkil ederek ortak demokrasi mücadelesi vermesidir. Böyle bir mücadelenin önünde hiçbir ideolojinin, demokrat olmayan hiç bir müstebit, otoriter iktidarın duramadığı geçmişte görülmüştür.

Dipnotlar:

1. Yeni Asya, 25 Ocak 2011.

Okunma Sayısı: 1580
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    12.06.2026 12:25:01

    Son günlerde, müsbet hareket tahşidatı perdesinde, suçun şahsîliği hukuk prensibini ihlal ederek, gücü elinde bulunduranların, toplu zulümlerine karşı, hak, hukuk adalet ve hürriyet eksenindeki duruşu mübârezekâtâne hizmet telakki edip, üst perdeden, zulme sesiz kalmayı müsbet hareket ambalajıyla süsleyenlere güzel ve müsbet bir cevap niteliğinde.... Tebrikler, dualar.👏👏👏🌅

  • Ömer

    12.06.2026 12:17:01

    Çare; toplum çoğunluğunun, ahrar/demokrat siyasîlerin öncülüğünde demokrasi ortak paydasında birleşip, güçlü bir platform teşkil ederek ortak demokrasi mücadelesi vermesidir. Böyle bir mücadelenin önünde hiçbir ideolojinin, demokrat olmayan hiç bir müstebit, otoriter iktidarın duramadığı geçmişte görülmüştür.Çözüme odaklı bakış açısı bu. Kaleminize sağlık tebrikler.👏👏👏🌅

  • Ramazan Yenice

    12.06.2026 10:43:31

    Burası Türkiye. Burda tam dört dörtlük demokrat bir parti yok. En demokrat olan Demokrat parti bile tek adam için koruma kanunu çıkarmıştır. Bu demek oluyor ki oy verirken ehvenüşşer olana bakılır. Dinine musallat olmayacak olan kimse o tercih edilir. Demokrasi adı altında solculara yol verilmemesi gerekir. Zira biliriz ki solcuların demokrasiden anladıkları tek parti dönemindeki jakobenliktir. Yıkmak kolaydır ama yerine koymak zordur.

  • S. Pelin Kurukahveci

    12.06.2026 08:55:52

    Tamam da hocam muhalefetteki hangi cereyan Kemalist ideolojiyi ortadan kaldıracak sizce? Her şeye rağmen Kemalistlerin şerrinden korunuyor Müslümanlar. Keşke öyle bir siyasi cereyan ortaya çıksa da Kemalist ideolojiyi kazıyıp atsa. İktidardan kurtulmak sorun değil. Mesele yerini kimin dolduracağı. Kemalizmin kurucusunun içinde olduğu bir iktidar ülkeyi Ak partiden de daha geriye götürecektir. Zira örnek aldığı yıllar, örnek aldıkları liderler bellidir.

  • Halil

    12.06.2026 08:55:13

    Problemi teşhis etmişsiniz, ama tavsiye yanlış, daha doğrusu, müphem, tarihi Demokrat misyon damarı, bugün maalesef yok, demokratlık, kimsenin tekelinde değildir, görünmeyen Demokrat misyonu görüyorsunuz, Kemalist olmayan Demokrat CHP'lilerin canhıraş demokrasi mücadelesini görmüyorsunuz, bir kelime dahi olsun bahsetmiyorsunuz!!!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı