"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur ölçülerinden taviz vermenin acı sonuçları

İbrahim ERSOYLU
19 Kasım 2021, Cuma
Aziz Üstadımız Bediüzzaman, yaptığı iman ve Kur’an hizmeti yanında, hayatı boyunca hürriyet, demokrasi ve Ahrar/Demok-ratlardan yana olmuş,1 istibdat ve müstebitlere karşı olduğunu beyan etmiştir.

O, istibdadın tahakküm, keyfî muamele, insanlığı mahveden tek kişinin görüşü olduğunu ifade etmiştir.2 Meselâ Sultan 2. Abdülhamid’e veli bir padişah nazarıyla bakmakla birlikte,3 onun yaptığı istibdada karşı çıkmıştır. 4

Üstad, 1950’lerde ortaya çıkan ve dindar kimlikli siyaset cereyanlarına ve onların temsilcilerine destek vermemiş, onlarla din kardeşi olduğunu, ancak onların siyasetlerine katılmadığını açıkça belirtmiştir. 5

O, yönetimde şer’î meşveretin ve meclisin önemine dikkat çekmiş,6 bütün yetkilerin bir tek şahsa verilişinin ifadesi olan “Riyaset-i şahsiye” nin aleyhinde olduğunu beyan etmiştir.7

Ne yazık ki Üstadın vefatından sonra dönem dönem, Nur dairesinde temayüz etmiş bazı şahsiyetler, Külliyattaki siyasî ve içtimaî ölçülere aykırı düşen bir takım cereyanlara destek ilânı yayınlamışlardır. Bu gruplar, geçmişte 1980 darbesine ve darbecilerine, onların yaptığı anayasalarına, daha sonra onların icazetiyle başa gelen ve Demokrat olmayan siyasîlere, Yeni Asya’nın uyarılarına rağmen destek bildirileri yayınlamışlardır. Ama daha sonra zaman, o desteklerinin hatalı olduğunu göstermiştir.

Ne yazık ki onların o desteği, birçok yönden zararlı neticeler vermiş; Nur Talebelerinin ittihat ve tesanütlerinin bozulmasına sebep olmuştur. Bunun neticesinde ülke telâfisi çok zor zararlara maruz kalmıştır.

Aynı gruplar, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden önceki süreçte, malûm cemaate övgüler yağdırarak destek bildirileri yayınlamışlardı. Onlar, siyasetle içli dışlı olma, devlette kadrolaşma meselesinde onun yanlış yaptığını söyleyen Yeni Asya’ya şiddetle hücum etmişlerdir, darbe teşebbüsünden sonra da ifrattan tefrite düşerek, masumlara yapılan zulümleri eleştirdiği için Yeni Asya’yı da itham etmişlerdir.

Hakperestlik; ne olursa olsun doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmektir. Ne yazık ki o gruplar, istisnalar dışında şimdiye kadar siyasî destek mevzuunda hata yaptıklarını itiraf babında en ufak bir özeleştiri yapmaya yanaşmamışlardır. 

Son söz: Allah u âlem Nur Talebelerin çoğu, Yeni Asya’nın yaptığı gibi Risale-i Nur’un İmanî hakikatlerde olduğu gibi içtimaî ve siyasî ölçülerini tavizsiz bir şekilde hayata uygulayıp Ahrar/demokrat güçlere nokta-i istinat olsalardı, Türkiye şimdikinden daha çok iyi bir konumda olurdu. Bu durumda hem dinî hizmetler geriye gitmez, ülke de mevcut maddî – manevî perişan durumuna sukut etmezdi.

Cenab-ı Hak bizleri Üstada ve Risale-i Nur’a sadakattan ve doğru istikametten ayırmasın. Amin...

Dipnotlar:

1 – Emirdağ L.2,YAN,2016, s.348,352,492,536. 

2 - Münazarat,YAN,2012s.50,51. 

3 - A.g.e.,,s.354. 

4 - Divan-ı Harbî Örfi, YAN,2011,s.56-57. 

5- Emirdağ L.2,YAN,2016,s.364. 

6 – Mesnev-î Nuriye, YAN,2017,s.114-115. 

7 -Eski Said Eserleri,YAN,2017,s.

Okunma Sayısı: 1299
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ömer

    19.11.2021 17:30:20

    Binlerce tebrikler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı