"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye’li sığınmacılar ülkelerine döner mi?

İbrahim ERSOYLU
18 Ekim 2019, Cuma
Küresel fesat şebekelerinin müdahalesi ve kışkırtması ile alevlenen Arap Baharı rûzgârı, 2011’de Suriye’ye sıçradı.

Orada muhalifler silâhlandırılarak rejimle tokuşturuldu.

Bunun neticesinde bomba ve füzelerden kaçan Suriye’lilerin bir bölümü, kitleler halinde Türkiye sınırına gelmiş, yetkililerin sınır kapılarını açmasıyla ülkemize giriş yapmışlardır. Bunlar önceden hazırlanan kamplarda tutulmuş, sonra şehirlere dağılmalarına müsaade edilmiştir.

Doğru olanı: 

Türkiye’nin, onları sınırlardaki kamplarda tutmaya devam ederek rejimle muhalefetin anlaşması için iyi bir Diplomasî yürütmekle Uluslar arası Camiayı harekete geçirerek savaşı durdurmaya çalışmasıydı. 

Sonra bunların yurtlarına geri gönderilmesinin sağlanması idi.

Ne yazık ki bunlar yapılmadı. Rusya ve İran’ın rejimin arkasında duracağı hesap edilmeyerek muhaliflere silâh desteği sağlandı, onlardan rejimi devirmeleri istendi ve olanlar oldu.

Gelinen noktada çatışmalarda bir milyon’a yakın Suriye’li öldü, bir kısmı sakat kaldı. Ülkeleri de harabe haline geldi. Suriye’nin, elli yılda eski haline gelemeyeceği tahmin edilmektedir. Bu işe sebep olanlar, ahirette bunun hesabını nasıl verecekler?

Savaşın başlamasından önce Suriye, bizim 1950 öncesindeki tek kişi yönetiminin baskı, tahakküm ve fakirlik sürecini yaşıyordu. 

Halkın çoğunluğu hak ve hürriyetlerinden, medeniyetten mahrum, sefil bir hayat yaşamaktaydı. 

Bunlardan Türkiye’ye sığınan dört milyon mülteci, yedi, sekiz sene içinde, ülkemizde uygulanan kısmî demokrasi ile sağlanan hak ve hürriyetlerin, medeniyetin tadını aldılar.

Öyle zannediyorum ki, bunlara Suriye tarafında çok güzel, cazip, güvenli bölge oluşturup orada her birine lüks konut yapılsa, sonra yaşamaları için yüksek maaş bağlansa, Türkiye’deki sıkıntılı hayatı tercih edip ülkelerine geri dönmeyi istemeyeceklerdir.

Zaten yapılan kamuoyu araştırmalarında, Onların % 80-90’ı şartlar normalleşse dahi Suriye’ye dönmeyeceklerini açıklamışlardır. Polis zoru ile onları göndermek de pek mümkün gözükmemektedir.

Bu işin çaresi: 

“Zararın neresinden dönülürse kârdır” misali, ülkemizde onlarla alâkalı ilerde yaşanması muhtemel sosyal problemleri en aza indirmek adına, burada kalacak olanlara, zaman kaybetmeden mülteci statüsü vererek, Türkiye toplumuna Entegrasyonlarının sağlanması için âcil çalışmalar yapılması ve alınan kararların devreye sokulmasıdır.

Aksi halde problem, daha çok karmaşık hale gelerek çözülmesi çok zorlaşacağı, gelecekte devlete ve topluma maliyeti daha çok ağır olacağı aşikârdır.

Okunma Sayısı: 741
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    18.10.2019 17:48:09

    Bu mesele çok ciddi bir mesele gerçekten.Suriye'li sığınmacıların ülkelerindeki iç savaştan kaçarak ülkemize sığınmaları;tabiki çok zor bi durum.Kimse böyle olmasını istemezdi elbette.Ama imtihan dünyasında yaşadığımızı hiçbir zaman akıldan çıkarmamak lazım.Ülkemizde birçok insan Suriye halkını ülkede istemiyor,bir an önce ülkelerine geri dönmelerini dört gözle bekliyor.Tabi bir taraftan normal,diğer taraftan da anormal bi beklenti bu.Kimse toprağını terk etmek istemez.Biz onlara kapımızı açtık.Ve Rabbim bunun için bile olsa ülkemizi muhafaza edecektir.Çünkü dış ülkelerin hemen tamamı Suriye halkına kapı kapadılar.Holiganca tavırları Suriye halkını hep üzmüştür.Aynı şekilde birçok müslüman ülkesini de bu durumdan dolayı müteessir etmiştir.Suriye halkı için yapılacak en iyi çözüm,diplomasi dili kullanılarak en azından onlar için yeni bir ülke inşa etmek.Tabi bu da İslam dünyasının elele verip kollektif bi çabayla ve faaliyete geçmesiyle mümkün olur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı