“Allah ve Resulüne itaat eden mü’min, Rabbimizin rahmetine ve ihsanlarına kavuşur. Rabbinizin bağışına ve takva sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan Cennete koşun.
“O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar. Öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da iyilik yapan ve dürüst olanları sever. Yine onlar bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlayıp günahlarından dolayı hemen tevbe ve istiğfâr ederler. İşte onların mükâfâtı Rableri tarafından affedilme ve altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlerdir. Böyle salih amel işleyenlerin mükâfatı ne güzeldir.” (Âl-i İmran, 132-136)
Bu 5 ayetle amel edenlere; zemininden süt ırmaklarının ve süzülmüş bal ırmaklarının aktığı Cennetler müjdelenmiştir.
Çünkü bu ayetlerde; insanı Cennet ehli yapacak güzel ahlâkî özellikler ve güzellikler emredilmiştir. İmanden sonra Allah ve Resûlüne itâat etmek, tevbe etmek, kibir ve kebâiri terk edip takva sahibi olmak, cömert olmak, öfkeyi yenmek, insanların hatâsını affetmek, iman eden mü’minin en önemli özelliklerindendir.
Sevgili ve şefkatli Nebîmiz sallallahu aleyhi ve sellem öğüt isteyen bir kimseye defalarca: “Öfkelenme, kızma!” diye nasihatta bulunmuştur.
Çünkü kızmak, kırmızı ışıkta geçmek gibidir. Vücudun depremidir. Kızmak, kıskanmak, küsmek ve karamsar olmak insanın iç âlemini karartır. Kızmak yerine gülümsemek gerekir. Gülümsemek için üç kasın gerilmesi yeterlidir. Kızmak için ise; binlerce kas gerilir, yıpranır, insan ihtiyarlar ve saçları ağarır.
Öfke şeytandandır ve şeytanî bir özelliktir. Hülâsa: İki dünyanın da huzuru, sevinci ve zevki, imanda, iman hakikatlerinde, farzlarda ve helâl dairededir. Kibir ve kebâirden kaçınmadadır. “Hakikî zevk ve elemsiz lezzet ve kedersiz sevinç ve hayattaki saadet, yalnız imandadır ve iman hakîkatleri dâiresinde bulunur... Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz. Ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.” (13. Söz)
İman, İslâm, tevbe, şevk, ümit, Kur’ân ve sünnet üzere kalınız.