"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cemaatlerin “ihtilâf” imtihanı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
09 Ocak 2022, Pazar
Büyük İstanbul Gazetesi’nde Adnan Deniz’e verdiğimiz mülâkatın, bugün cemaatlerle ilgili kısmından bir bölümü aktaralım:

- Birleşmeyi, ortak aklı, şahs-ı manevîyi ve meşvereti her defasında olmazsa olmaz gören cemaatlerin ayrılık sebeplerini nasıl açıklayabilirsiniz? Cemaatler değişik zaman dilimlerinde farklı nedenleri gerekçe göstererek ayrılıklara gitmişler. Bu ayrılık sebeplerini nasıl izah edebilirsiniz? Herkesin bir grup oluşturma sevdası nasıl tanımlanabilir? Birleşmeyi ve ortak aklı esas alan bu gerçeklik ışığında küçülmeler, bölünmeler, bir tezat oluşturmuyor mu? Doğru olan hangisi?

- Çok önemli bir imtihan rüzgârı esiyor bu hizmetlere mensup olan insanların üzerine. Burada şahsî zaafların devreye girmesiyle yeni bir imtihan başlıyor. Bununla ilgili birçok detay Risale-i Nur’da, özellikle lâhikaların çeşitli yerlerine serpiştirilmiş, izah edilmiş ve ikazlarda bulunulmuştur. Bu şahsî zaaflar ve ben baş olayım tutkusunun yanı sıra birtakım rekabetler, kıskançlıklar ve ihtilaflar zaman zaman öne çıkabiliyor. 

İhlas Risalesi’nin hemen başında aktarılan şöyle bir hadisi hatırlarız: 

“İnsanlar helâk oldu; âlimler müstesna. Âlimler de helâk oldu; ilmiyle amel edenler müstesna. Amel edenler de helâk oldu; ihlâs sahipleri müstesna. İhlâs sahiplerine gelince, onlar da pek büyük bir tehlike ile karşı karşıyadırlar.” İhlâsı her an kaybetme riski içindeler. Kademeli bir şekilde imtihanlar söz konusu. Birini aşıyorsunuz, bir başkasıyla karşılaşıyorsunuz. 

Bunun dışında çok önemli bir başka detay; siyasetin en önemli ihtilaf ve fitne sebeplerinden biri olması. Siyasî fikir ayrılıkları şahsî uyuşmazlıklarla birleştiğinde daha da yıkıcı olabiliyor. Onun için Bediüzzaman’ın “Sakın siyaset cereyanları sizi tefrikaya atmasın” şeklindeki uyarısını unutmamamız gerekiyor. Ve siyasî fikir farklılıkları çok daha önemli ve kalıcı müştereklikleri geri planda bıraktırabiliyor. Oysa bilmeliyiz ki, siyaset gelip geçici birşey. Bugünün siyaseti yarın geçersizleşebiliyor. Bugünün çok güçlü bir siyasî aktörü yarın silinmiş olabiliyor. 

Onun için tüm bu hassas meselelerin otokritiğinin tüm cemaatler tarafından ön şartsız yapılması zaruret ve mecburiyettir.

Okunma Sayısı: 3882
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cemil

    18.1.2022 00:33:03

    Ehli sünnete sıkı sıkı yapısanlara 3 kuruşluk menfeatler uğruna devrin siyaset rüzgarına kapılmadan istikamet üzerine oldugu için çile cekenlere bedel ödeyenlere ama her sıkıntıya ragmen hizmet edenlere gayret eden bahtiyar mü'minlere selam olsun Rabbim en yakın zamanda da bu siyasi islam belasından tüm mü'minleri korusun.

  • Salih

    9.1.2022 17:02:23

    "Şeriat da, yüzde doksan dokuz ahlâk, ibadet, âhiret ve fazilete aittir. Yüzde bir nispetinde siyasete mütealliktir; onu da ulü'l-emirlerimiz düşünsünler." Şimdiki maksadımız, o silsile-i RNK-İlk Dönem Eserleri/391

  • Abdullah

    9.1.2022 10:58:23

    Ümmetim istikametle gitse ona bir gün vardır.İstikametsiz olsa ona yarım gün vardır.Mealindeki hadisi şerif idarede istikametin ne kadar nönemli olduğunu gösteriyor. Eyyamı Kur'aniye,yani Kur'a ni günün en kısası,bizim bin senemiz dir.Yarım gün beşyüz senedir.Asrı saa detle beraber emevi ve abbasiler dahil devreleri beşyüz sene istikametle gitmiş.Yani hak kuvvete hakim olmuş. Sonrası ve zamanımıza kadar istikameti kaybetmiş.Yani bin sene kuv vet hakka hakim olmuş. Bundan sonra inşaallah bin sene hak kuvvete hakim olacak ve hakkın bin senelik mağlubi yetini telafi edecektir. İslamın,hakkın hakim olduğu devirlerde,ehliyet esası işliyor,hürriyet-i şer'iye hükmediyordu. Ve bu şekilde toplumlar,devletler adila ne idare ediliyordu.Yine ehliyet esaslı, hürriyet-i şer'ye hakimiyeti,kâkmil ma nada meşveretin tesisi ile yine hak ha kim olacaktır.İşte bu islam siyasetidir. Biz siyaseti böyle anlıyoruz ve bu siya setin hakimliğine çalışıyoruz

  • Rüstem garzanlı

    9.1.2022 10:28:54

    Amenna ve sadakte.... Çok önemli bir konu işlenmiş ..Üstadın önemle vurguladığı prensipler bizler için levha olmalı ve bu çerçevede hareket edilmelidir ...Yoksa böl ....böl.....parçala .....kim kazanacak ???

  • Ali

    9.1.2022 09:40:55

    Yeni Asya bu konuda çok yaralı ve çok tecrübeli. Bu tecrübesinden yararlanıp kayıpları telafi etmeli..

  • Murat

    9.1.2022 09:08:38

    Samimiyetsizlik her yerde ilahi kelimetullah davası diyen cemaatler ve tarikatler temsilen içinden heyetler oluşturup neden en az ayda bir araya gelmiyor ki hem hasbihal hem bir birini tanıma hem fikir alış verişi olur.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı